Giriş
(15)

Türkiye'deki sokak hayvanına sizce çözüm nedir?

logisticsmanager
Ben kendi fikrimi söyleyeyim;Hayko, heyco, hakko, horco vs bütün dernekler kapatılacak. Yüzde 90'i para yiyen, bagisinin hesabini soramayan dernekler. Isini iyi yapanlara da golge dusuruyorlar.Bunların hepsi tek bir çatıda toplanacak, bu dernek defterleri vs çok ciddi denetlenecek. Devletten ciddi d
Ben kendi fikrimi söyleyeyim;
Hayko, heyco, hakko, horco vs bütün dernekler kapatılacak. Yüzde 90'i para yiyen, bagisinin hesabini soramayan dernekler. Isini iyi yapanlara da golge dusuruyorlar.

Bunların hepsi tek bir çatıda toplanacak, bu dernek defterleri vs çok ciddi denetlenecek. Devletten ciddi destek alacak aynı şekilde bagislarla devam edecek. Ileride başka dernekler de olabilir ama dediğim gibi iyi denetlenecekler. Her bağış makbuz ile ya da online olacak, takip edilecek.

Tek dernek ülkenin her şehrine barinak/lar kuracak devlet+bagis desteği ile.

Köpekler/kediler ilk 7-10 gün normal devlet barınağı, sonra bu yari özel barinaga yollanacak.

Sokaktaki köpekler sirayla toplanacak; karakter problemi olanlar (agresif, reaktif vs), ciddi hastaligi olanlar vs bulunulan durum sebebiyle uyutulacak. Uyutulmasina karşı olan varsa alıp kendi evinde bakabilecek.

Geri kalanlar sahiplendirilmeye çalışılacak ama bir noktada onlarda da yaşlı olanlar vs zamanla uyutulacak.

Barınaktan çıkan her köpek kisirlastirilacak, ciplenecek.
Cipli köpeklerini bırakıp sonra geri almayan kişilerin gelecek 10 sene köpek alması yasak olacak (para cezasi verirsek köpekleri öldürme ihtimalleri var)

Barınaklar ciddi denetlenecek, icindeki insanlarin kalifiye olmasina dikkat edilecek.

Saldırgan ya da tür olarak sıkıntılı olanlar agizliksiz gezmesi yasak olacak ve uygulanmayan para cezalari artık uygulanacak.

Ütopya tabi benim dediklerim. Olacaklar toplu zehirleme ile hayvanlar itlaf edilecek, barinaklarda birbirini kemirecek. Ya da sokaklar hayvan dolu olacak, köpeği olan rahatca gezemeyecek, köpekten korkan sokaga zor çıkacak, arada saldirilan vs insanlar olacak.
0
logisticsmanager
(26.11.22)
Evcil hayvan beslemek, satın almak, satışını yapmak, ve üretmek ... ruhsatlı olmalı. Ruhsat sahibi, kanunlar ile net sorumluluk ve ceza görmeli.

(1) Ruhsat: Ruhsatsız koyun beslemek yasak. Almak satmak da yasak vs. Ama köpek beslemek, almak, satmak serbest.

(2) Döğüş köpekleri: Unutmayalım, köpek döğüştürmek de serbest aslında. Agresif köpek yetiştirip, karşısındakini öldürmek üzere eğitim verip, sonra da sokağa atan çok insan var. Normal bir köpek insanı/çocuğu istese de öldürmez. Döğüşçü özel bir köpek ise öldürür. Köpek döğüşü yapanlar, maçı kaybeden köpeği sokağa atarlar. O köpek de ürer, ve herkese saldıran köpekler ortaya çıkar. Döğüş köpeği besleyen insanlar için kanunlar caydırıcı olmalı.
0
alfired
(26.11.22)
Maddi gücünü hayvanseverlerden alan, hayvanseverlerin gönüllülük esasıyla çalıştığı modern barınaklar yapılmasına Belediyeler önayak olmalı.

Ve bütün sokak hayvanları sokaklardan düzgün bir şekilde, hayvanseverlerin nezaretinde Belediye ekiplerince toplanmalı diye düşünüyorum.

Çöplüklerden yiyecek arar durumdaki sokak hayvanları modern Türkiye'ye hiç yakışmıyor.
0
Mirket
(26.11.22)
Zor vrutopik bir şey doğru. İş işten geçmeden doğru şekilde hareket edilmeliydi.
Soylenbir entry var, bunun doğruluğu yanlışlığı üzerine konuşulabilir

eksisozluk.com
0
kisa
(26.11.22)
İnsanların dernek kurmaları bir hak, hem de anayasal bir hak (bkz. Madde 33)

Bunları denetlenmesi doğru, ancak kafanıza göre dernek kapatıp birleştirmeye kalkarsanız bu sadece hayvansever derneklerini değil her konudaki, her politik çizgideki, her türlü dernek faaliyetini etkiler ve anayasal hak ve özgürlüklerin yeniden düzenlenmesini gerektirir. Bunlar basit konular değil.

Sokak hayvanları konusunda popülist değil bilimsel mücadele yöntemlerinin izlenmesi yeterli zaten. Ancak böyle olmuyor, içinde bulunulan zamanda kimin sesi yüksek çıkıyorsa onlar memnun edilmeye çalışılıyor. Haliyle uygulanan şeyler sürdürülebilir değil, "nerde patlarsa orda değiştiririz" düsturuyla ilerliyor. Devlet her konuşanın lafına göre hareket eden, yönlendirilmeye açık, gazla iş yapan insan tipine benzememeli. Bilirkişi heyetleri ve bilim kurulları toplanıp alanında yetkin danışman grupların önerilerine dayalı uzun vadeli bir politika üretilmeli ve sürdürülmeli.
0
akhenaten
(26.11.22)
Açıkçası bir çok yapıcı çözüm önerisi getirilebilir, bazıları da burada bahsedilmiş zaten... Ancak hemen her gerçek çözüm halkın ve devletin bugüne kadar hiç gösteremediği bir organizasyonel kararlılık gerektiriyor. Yani barınakların iyileştirilmesi, sokak hayvanlarının topluca kısırlaştırılması, hayvan satışının ve sokağa terkedilmesinin engellenmesi... Bunlar bu ülkede yapılabiliyor olsa zaten İsviçre falan olurduk, bırakın sokak hayvanlarını ülkede dişe dokunur sosyal ya da ekonomik dert kalmazdı.
0
salihdt
(26.11.22)
Hayvan besleme ruhsatindan emin değilim çünkü o tam tersi hayvan sahibi olmayi zorlastirir. Bugünkü durumda misal Fransa'da konuşuluyor da ama orada bile dediğim gibi insanlarin hayvan edinmesini azaltacagi riski söylenirken Türkiye'de daha var o noktaya.

Devlet mama uretmesine katılmıyorum. Çünkü mama uretmek bu kadar kolay bir is değil aslinda. Ama bu noktada çok basit şekilde bu barinaklari birlestirince toplu alim gücü olacağından daha ucuza alınır. Ki düzgün olması lazim, her hayvan yiyemez. Misal benim köpeğimde çok hassas mide var, bu sebepten veteriner onayiyla alinan mama veriyoruz artık, o da bilmem kaç tane klinik çalışmalı sirketlerden geliyor. Devlet bunu yapamaz.

Sokakta hayvan kesinlikle olmamali. Ben birkaç kere Türkiye'deki barınaklarin videolarina baktım ama icler acisi durum. Barinakta bu halde olan hayvanlar sokakta ac, susuz, soğuk. Ya benim oğlan iki gün gaz sancisi cekti de kafalari yedim, sokaktakilere neler oluyor kim bilir.

Bu arada köpek yetiştirmek kesinlikle denetlenmeli. Öyle her önüne gelen yapamamali, yasak olmalı. Bir de barinaktan gelen hayvan kısırlastirilsa da satin alinan hayvan kisirlastirilamamali, kisi belki de yavrusunu istiyor vs. Buna karisamayiz.
0
🌸logisticsmanager
(26.11.22)
Valla ben acikcasi oyle tum hayvanlari barinaklara alalim, orda dursunlar olayina katilmiyorum. Sayi oldukca fazla oldugu icin tamamina bakim olayi da masrafli olacaktir.

Benim dusuncem, tum sokak kopekleri populasyonu belli bir esik degerinin altina gelene kadar hayvanlarin yakalanip uyutulmasi yonunde. Sayi idare edilebilir bir degere ulastiginda ise barinaklar devreye girebilir. Tabii bu cozumler zaten hep vardi sikinti ise @akhen in belirttigi gibi bu cozumleri kararlilikla uygulayacak bir sistemin olmamasi.
0
j r r tolkien hayrani
(26.11.22)
@tolkien; yok ben de zaten bu sebepten belli kisminin uyutulmasini soyledim.
Misal zamanında epilepsi husky buldum sokakta, veterinere götürdüm. Epilepsi var, sahibi tahminen atti hayvani sokaga dedi. Malesef barinaga da gitse uyutulur kimse ilgilenmez dedi. Bu noktada uyutulmasi mantıklı ki böyle bir sürü hayvan var.

Yani zaten çözümün kolay olmayacagi çok açık. Bu noktada sahiplenilecegi düşünülen köpekler tutulup sahiplendirilmeye calisilir. Yani yalan olmasin ama tipik türk sokak köpeğini kimse evine almaz, anca önüne bir kap mama koyar geçer çoğu kişi. Bu noktada bu karma irka dönmüş sokak köpeği türünün uyutulmasi en mantıklısı olacak. Dediğim gibi o noktada isteyen olursa da sahiplenebilecek.
0
🌸logisticsmanager
(26.11.22)
ben zamanında peta başkanının mı ne bir röportajını okumuştum. yanlış hatırlamıyorsam kısırlaştırma ve bir kısmının direkt uyutulması dışında bir çözüm yok demişti. vahşi belki ama cidden başka nasıl olabilir bilmiyorum özellikle köpekler gibi aç kalınca vahşileşebilen hayvanlar için.
0
roket adam
(26.11.22)
sahipli olanlar hariç, ben hepsinin uyutulmasından yanayım. sokaklarda hayvan olmaz. olmamalı. bunlar çeteleşip insanların can ve mal güvenliğine tehdit oluşturuyor. insanları öldürüyor veya sakat kalmalarına sebep oluyorlar. komşunun tavuklarını ve kazlarını yediklerini gördüm. telef olan bu kanatlı hayvanların hakkını niye kimse görmüyor?

ben türcüyüm ve kendi türümden yanayım. şu an yaşayabiliyorsam bu, insanlar sayesindedir, köpekler veya kediler sayesinde değil. hastalanında beni bir insan tedavi ediyor, bir köpek değil.

dileyen kedi köpek sahiplenebilir. pitbull vs. hariç. bu tehlikeli türler için caydırıcı cezalar getirilmeli.
insanlar hayvanları üstüne zimmet edip bakabilir. bunda sakınca yok. karşı olamam. ancak sokak köpeği kavramı oldukça yanlış bir şey ve toplumun işleyişine zarar veriyor.

belediyelerin barına ve mama için bütçe ayırması israftan ibaret. o köpekleri niçin besleyeceksiniz? inek beslersiniz anlarım, zira yanlış olduğunu bilsem de; insanlar inekleri yiyor. bir sonuç var burada. köpekleri besle besle nereye kadar? o bütçeyi daha verimli kullanabilirsiniz.

bazı insanların duygu tatmini için vergilerin harcanması durumuna katılmıyorum. uyutulmasının doğru olduğunu düşünenlerdenim.
0
Leonardo~Da~Vinci
(26.11.22)
Başıboş köpek diye bir sey kesinlikle olmamali. Hayvanlara da kesinlikle eziyet edilmemelidir. Ideal olani modern ve temiz barinaklar kurulmasi ve tum hayvanlarin ciplenerek sahiplerine terk etmeleri durumunda caydirici cezalar verilmesidir. sahipsiz hayvanlar bu barinaklarda belirli bir sure bakilarak sahiplendirilmeli, aksi halde de uyutulmalidir. Bununla birlikte su an milyonlarca basibos kopek var. Bunlarin barinaklara alinip sahiplenmesi ici beklenilmesi uygulanabilir degil. Sayi cok fazla. Kopek basina 5m2 alan dusunulse 5 milyon metrekare alana ihtiyac var bunu kim sağlayabilir? 1 milyon köpeği beslemek için (ki 10 milyonu astigini soyleyenler de var) ne kadar kaynak ayirilmali? Bence mevcut durumda hayvanlari aci cektirmeden uyutarak devaminda bu problemin olusmamasi icin ilk basta soyledigim modern barinak cipleme ve caydirici cezalar uygulanmalidir.
0
kolaygelsin
(26.11.22)
ülkenin genel işleyişi düzelmeden hiçbir konuda kurulacak sistem işlemez. bu da genel ahlak ve düşünce yapısıyla alakalı.
0
orpheus
(26.11.22)
Ben yukarıda barınakların giderleri hayvanseverler tarafından karşılansın dedim. Bu düşüncemi biraz daha açmak için şöyle bir örnek vereyim.

İsmail saymazın şu twitinde bir şehit babasının evinin fotoğrafı var.
Bu baba, gerek Belediye'ye ve gerekse Devlete, çevre ve temizlik vergisi, KDV vs diye dünya kadar vergi ödüyordur. Ben bu babanın ödediği vergilerin modern barınak gideri olarak kullanılmasını kabul edemiyorum.

twitter.com

Sokaklara, kaldırımlara dökülen, yağmurda çamurda heba olan, gelen geçence çiğnenen yemlerin parası bu işe yeter diye düşünüyorum.
0
Mirket
(26.11.22)
Çözümün iki parçası var:

1- Sokaktaki mevcut hayvan popülasyonunun azaltılması
2- Sokaktaki hayvan sayısını artıran aktivitelerin azaltılması

Birinci için yapılacak belli. Yani yakala, sahiplendir, kalanı uyut. Bunu özel şirketlere ihale edersin, koşulların insancıl olması için denetleme yaparsın, mis gibi ilerler. Belediyelerin yeterince efektif olabileceğini sanmıyorum bu konuda. Özellikle oy kaygısı, imaj vs. gibi bir sürü çözümsüz sorunları var onların, hiç bu işe bulaştırmaya gerek yok.

İkincisi hiçbir zaman %100 çözüm bulunamayacak bi sorun. Çiplendirme, köpek sahiplerine ek vergi getirme, zorunlu kısırlaştırma, hayvan satışı / sahiplendirme işini sadece devletin yapması vs. gibi bir sürü yöntem var. Ama burada 2 büyük sorun var:

1- Devletin bireyin hayatına müdahale alanının genişlemesi
2- Kaş yaparken göz çıkarılması. Misal, çipi / kısırlaştırmayı zorunlu yaptın, adam para vermemek için köpeği öldürdü / sokağa saldı. E daha kötü. Yakalaması da zor bunu.

Onun yerine sokakta besleme yapanlara ceza verilmesi, aşı karnesi denetimi yapılması, aşı karnesi olmayan köpeklere el konulması, büyük ırk köpek sahiplerine düzenli denetim vs. gibi önlemler daha iyi.

Mesela TR'de şey çok yaygın, adamın dükkanı var ya da inşaatçı, şantiyesi var vs. Adam getirip dükkana koyuyor köpeği ki gece hırsız gelirse hayvan korusun. Sonra taşınıp gidiyor ya da inşaat bitiyor vs hayvan kalıyor orada başıboş. Bu olmaz yani, böyle bişey görürse "nerede kardeşim bunun aşı karnesi" diyip sormalı, cevap alamazsa da köpeğe el koymalı. Köpek isteyen bunun sorumluluğunu alıyor olmalı.
0
plutongezegendegilmi
(26.11.22)
aşılama, çipleme zorunluluğu ve kısırlaştırma. agresif köpek varsa ayrıca bunun bir protokolü olmalı.
0
yuto
(26.11.22)
(10)

acayip sürükleyici film - dizi önerisi

blatta hiberna
merhabalar,sürükleyicilik dendiğinde tür olarak gerilim, aksiyon falan öne çıkıyor olabilir ama ne olursa izlerim, türü önemli değil.sadece gözümü ayırmadan izleyebileceğim bir şey istiyorum.yalnız biraz kenarda köşede kalmış ya da çok yeni bir şey olması lazım, diğerlerini izlemiş olma ihtimalim ço
merhabalar,

sürükleyicilik dendiğinde tür olarak gerilim, aksiyon falan öne çıkıyor olabilir ama ne olursa izlerim, türü önemli değil.
sadece gözümü ayırmadan izleyebileceğim bir şey istiyorum.

yalnız biraz kenarda köşede kalmış ya da çok yeni bir şey olması lazım, diğerlerini izlemiş olma ihtimalim çok çok yüksek.

teşekkürler!
0
blatta hiberna
(25.11.22)
Speak no evil veya smile
0
Bruce
(25.11.22)
Severance. Başlangıcı yavaş bulabilirsiniz belki ama sonra alıp götürüyor.

Bir de 1899'u izledim bu haftasonu ve tavsiye ederim. Normalde televizyon izlerken örgü örerim ama 3. bölümde falan direk bıraktım çünkü tüm dikkatimi vermek istedim.
0
peki madem
(25.11.22)
Hodejegerne
Heat
Robin
A perfect murder
Eastern promises

Dizi;

Night of
The fall
0
deer hunter
(25.11.22)
Revolver
0
uvcray
(25.11.22)
The boys.

Bu aralar çok takıldım buna. Antony starr kadar iyi oyuncu yok şu an.
0
Hallegadola
(25.11.22)
Severance+1
Bunun disinda bir de existenz var. Inception kadar bilinmese de guzel filmdir.
0
j r r tolkien hayrani
(25.11.22)
@deer hunter: hepsini izledim maalesef ama cok tesekkurler, hepsi guzeldi gercekten.

@Hallegadola: 3. sezonu yeni bitirdim, gercekten asiri iyi :)

@Bruce: Speak No Evil'i izliyorum su anda, cok sinirlerim bozuldu, herkese tavsiye ederim :)

1899'a karsi onyargiliydim, hemen baslayacagim.
Diger tavsiyeleri de izleyecegim, cok tesekkurler.
0
🌸blatta hiberna
(25.11.22)
Bana göre sürükleyici ama başkası için bir şey diyemem. Ozark
0
zekicalik
(25.11.22)
The Devil's Hour, Amazon Prime da izlenebilir.
Handmaid's Tale
Inside No. 9 (her tür olur dediğiniz için)
Don't Trust The B*** In The Apartment 23 (su gibi akmıştı zamanında)
0
charbiel
(26.11.22)
homeland izlemediysen öneririm
0
devilone
(28.11.22)
(10)

Çocuklarda kötülük var mıdır

kiriko
Çocuklara baktığımız zaman aşağılama alay etme zorbalık herşeyin olduğunu görüyoruz.Peki bu kötülükleri neden yaparlar? Kötülük doğuştan mı gelir.Görüşleriniz nelerdir
Çocuklara baktığımız zaman aşağılama alay etme zorbalık herşeyin olduğunu görüyoruz.Peki bu kötülükleri neden yaparlar? Kötülük doğuştan mı gelir.Görüşleriniz nelerdir
0
kiriko
(25.11.22)
bu tam olarak kötülük değil, daha çok filtresizlik.
etik ve ahlak kavramlarından haberdar olmadıkları için komik buldukları ya da düşündükleri herhangi bir şeyi kolayca ifade edebiliyorlar.

kötülük sınırına dahil olanlar da var elbet ama o nadir görülen bir şey.
genelde ailesinde kötü muamele gören çocuk, aynı şeyi çevresinde zayıf gördüğü kişiye uygulayabiliyor.
bu hem öğrenmekle hem güçle hem de kendi varlığını hissetmekle ilgili bir şey.
0
blatta hiberna
(25.11.22)
İnancınıza bağlı. Örneğin Habil ve Kabil iki kardeştir, ancak biri erdemli diğeriyse kardeşini öldürecek kadar kıskanç ve hırslıdır (Hristiyanlar için de aynı, Cane ve Abel). Yani insanda kötülük doğasında vardır, az veya çok.

Batı dinlerinde insan doğuştan kötülüğe sahiptir, günah işlemesine engel olması için kurallar vardır hayat boyu nefsini kontrol etmeyi öğrenir.

Doğu dinlerinde insan doğuştan iyidir saftır. Cinayet de işlese, tecavüz de etse tekrar saflığına (aslına) geri dönebilir.
0
alfired
(25.11.22)
"Çocuklara baktığımız zaman aşağılama alay etme zorbalık herşeyin olduğunu görüyoruz"

Sanki bu karakter özellikleri bazılarına doğuştan download ediliyor. Ben çocukken de kimseyi aşağılamazdım, alay etmezdim, zorbalık yapmazdım. Büyüyünce de bunları yapmadım, halen de yapmıyorum. Ama çocukken çevresindeki insanlara bunları yapıp şu anda da itin önde gideni kıvamında olan adamlar tanıyorum. Bazı şeyler çok da değişmiyor bence.
0
magni
(25.11.22)
Mahallede ortaokul var ve sayısız defa öğle arasında erkek öğrencilerin kedi yavrularına işkence ettiklerini, öldürüp kenara attıklarını ve zerre vicdan azabı duymadıklarına şahit oldum. Hop ne yapıyorsun diyince de çizerim arabanı diye dikleniyorlar. El de kaldıramıyorsun elin çocuğuna. Laftan da anlamıyorlar. Çaresiz kaldık. Birkaç seneye elleri bıçak da tutmaya başlar. Çok güzel bir nesil geliyor gümbür gümbür.
0
kurbanlik koyun
(25.11.22)
Valla iyilik de kotuluk de kendi kendimize uydurdugumuz seyler bence. Oyle dogal bir iyilik-kotuluk olayi yok aslinda dogada, bizler sadece hayatlarimizi daha stabil, yasanilir bir hale getirmek icin bu kavramlarin tutsagi haline geldik.

Bu iyilik-kotuluk kavramlari da deger yargilarina bagli olarak degisiyor. Misal nietzsche nin efendi ahlaki dedigi ahlaktaki iyi ve kotu ile su anki genel kole ahlakindaki iyi ve kotu de birbirinden oldukca farkli. Gunumuzde uysal olmak, ses cikarmamak, her seyi sineye cekmek iyilik olarak gozukuyor cunku gucsuzluge bahane olusturuyor. Toplumdaki farkli farkli kontrol mekanizmalariyla zincire vurulmus insanlarin o zincirleri gormesine engel olmanin yani sira yepyeni zincirler ekliyor insan hayatina. Su ya da bu sebeple sessiz olan, pasif olan kisi aktif olmaya calismak yerine 'ben iyiyim onlar kotu' diye dusunerek durumu donguye sokuyor.

Tersine kendini guclu olarak gostermeye calisan kisi de yine ayni sacmaligin icine dusuyor. Surekli guclu oldugunu gostermeye calismakla, kontrolu korumaya calismakla ugrasiyor. Onun icin biseyleri elde edebiliyorsa iyi, elde edemiyorsa da kotudur.

Cocuklardaki olay esasen yetistikleri cevrelerin daha az kontrollu bir yansimasi bana gore. Gorduklerini, yapmak istediklerini cevrenin kosullarina gore taklit ediyorlar. Daha az kontrollu cunku henuz toplumdaki o kontrol mekanizmalariyla icli disli olmadiklari icin kendilerini cok frenleyemiyorlar. Taklit ediyorlar cunku yasadiklarina ve sonuclarina gore olaylari yorumlayip ona gore hareket ediyorlar.

Misal @kurbanlik in orneginden gidelim, o iskence eden kesimdeki cocuklar buyuk ihtimal birilerine/biseylere zarar veren eylemlerin kisilere bisekil getirisi oldugunu gormuslerdir ve o getiriyi elde etmek istedikleri icin oyle davraniyorlardir. Bu getiri diger insanlarin onlardan korkmalari olabilir, ilgi cekme ihtiyaci olabilir, kendini birilerine kanitlama olayi olabilir vs.

Kisacasi, iyilik ve kotuluk yok bana gore. Sadece sonuclar, hedefler, farkindalik ve kendini konumlandirmak var.
0
j r r tolkien hayrani
(25.11.22)
İyilik ve kötülük toplum olarak yaşama için yaratılan kurallarıdır. Doğal ya da doğada bir karşılığı bulunmaz. O yüzden çocuklarda hem iyilik hem de kötülük vardır. Yapmaya devam etmesi istenen hareketlere iyi denir, teşvik edilir. Yapmayı bırakması istenen hareketlere ise kötü denir, cezalandırılır.

Yetişkinlerde iyi ve kötü ayrımı öğretildiği için onları iyi ve kötü diye ayırt ediyoruz. İyi ve kötü gibi sonradan öğrenilen sosyal kavramları bilmeyen ya da yanlış öğretilmiş olan çocuklara iyi ya da kötü diyemeyiz ama iyilik ve kötülük diye ayırt ettiğimiz şeylerin çocuklarda olduğuna emin olabiliriz.
0
nawar
(25.11.22)
Doğuştan öfke, nefret, haset gibi duygulara sahip olduğumuz için kötülük şeklinde tanımladığımız davranışları yapma potansiyeline de otomatikmen sahibiz. Çocukluk döneminde bu vahşi taraf terbiye ve eğitimle törpüleniyor. Veya bir bastırma sürecine giriliyor.

Yani özetle kötülük de iyilik de doğuştan geliyor.
0
psmstc
(25.11.22)
Türdeşlerimiz arasında üstün saydığımız özelliklerimizle sivrilmek, başkalarının beğenisini ve saygısını kazanmak bizim için büyük bir mutluluk kaynağı. Kendimizi, içinde bulunduğumuz topluluğun diğer üyelerinden daha akıllı, daha çekici, daha becerikli, daha varlıklı, daha güçlü vb. duyumsamayı ve övünç duyduğumuz niteliklerimizin diğer insanlarca tasdiklenmesini arzuluyoruz. Üstünlüğümüzü tasdik eden işaretlerle gururlanmak tabiatımızın derinlerine kök salmış bir eğilim. Doğamızdaki bu rekabetçi eğilimler, çocukluk döneminde en çiğ ve yontulmamış halleriyle açığa çıkıyor olmalı.
0
huçi kuçi
(25.11.22)
Kötülük çocukların içinde yaşadıkları evin ebeveyninde ve varsa diğer büyüklerindedir. Her çocuk ailesini yansıtan bir aynadır, hiçbir çocuk bile isteye kötülük yapmaz çünkü bunu bilmeye ve tercih etmeye yetecek bilişsel gelişimi gerçekleşmemiştir.

18 yaş altını değil 12-13 yaşa kadar olanını söylüyorum.

Zorbalık dediğin şey de çocuğun ailesinde gördüğü ve taklit ettiği şeydir. Ben, sırf güç gösterisinde bulunmak için arkadaşını döven çocuğunu tam da bu şekilde (güç gösterisinde bulunmak için dövmüş, bişey yok diyerek) savunan aile biliyorum!

Onun için kötülük ailelerdedir. Onda da yine bir cevaz vardır, ailelerin kötü olarak düşünmedikleri ve yapmaktan çekinmedikleri bir alay etme dalga geçme hareketi mesela, önemsizleştirme, yersiz cezalandırma, şiddetle karşılık verme, tutarsız davranma gibi farkında olmadan yaptıkları her şeyi çocuklar aynen taklit ederler ve buna akran zorbalığı deriz. Sorun bize aittir çocuklara değil, onlar doğaları gereği görerek ve taklit ederek öğrenirler.
0
muhayyer divan
(26.11.22)
boş sayfa, aile kalıplarla bunu dolduruyor. bir de güdü var çocukta, yaşa bağlı olarak anlamlandırmaya büyüdükçe başlıyor. meşhur alageyik videosunda ablasına şaplatan kardeş bunun değişik versiyonudur.
0
evimin paspasi
(26.11.22)
(37)

Unisex olmasına şaşırdığınız isim deneyimleriniz?

magni
Emre adında bir kızla tanışmıştım zamanında, çok da güzel bir kızdı. Şaşırmıştım, Emre adına sahip başka bir kadına bir daha da hiç denk gelmedim."Bu isimde erkek/kadın mı varmış ya" dedirten isimler hiç oldu mu sizde de?
Emre adında bir kızla tanışmıştım zamanında, çok da güzel bir kızdı. Şaşırmıştım, Emre adına sahip başka bir kadına bir daha da hiç denk gelmedim.

"Bu isimde erkek/kadın mı varmış ya" dedirten isimler hiç oldu mu sizde de?
0
magni
(25.11.22)
İrem diye erkek var
0
kisa
(25.11.22)
Rahmi diye kadın bir tanıdığım var. Rahmi benim kelli felli kıllı erkek kuzenimin ismi belki o yüzden garip gelmiştir bilmiyorum.
0
msb
(25.11.22)
Emir
İrem+1
0
hayalhayal
(25.11.22)
Şeref
0
Bruce
(25.11.22)
Görkem
0
herzan
(25.11.22)
Ayhan isimli kadin.
0
chihirovekohaku
(25.11.22)
Emrah.
0
late viper
(25.11.22)
İlhan.
0
gallienus
(25.11.22)
Berna
Şükran
0
black holes in the sky
(25.11.22)
Valla ben cinar isminin unisex olmasina sasirmistim zamaninda. Diger orneklere bakinca da saskinligim cok sacma geliyor. Irem diye erkek mi olur. Ilginc.
0
j r r tolkien hayrani
(25.11.22)
furkan
0
basond
(25.11.22)
Bunlar ciddi mi yoksa sallama mı? Hiç böyle şeylerle karşılaşmadım.
0
Erestor
(25.11.22)
Emre.
0
invictae
(25.11.22)
ege, k
burçak, e
başak, e
0
deartheodosia
(25.11.22)
gönül, caner bunlar bulgar göçmeniydi ordaki türklerde yaygın sanırım. barış ve onur var bi de.
0
pide
(25.11.22)
Erkek Bircan var tanıdığım
0
rodeocu
(25.11.22)
Emrah isminde kadına ben de denk geldim.
0
uvcray
(25.11.22)
Emrah diye kadın mı? Ebeveynleri şakacıymış :) ilginç gerçekten.
0
msb
(25.11.22)
Muzaffer hanim’a sasirmistim
0
mirafiori
(25.11.22)
Kendim görmedim ya da tanışmadım ama bir arkadaşım Melike ismindeki erkek bir doktora gitmişti yıllar önce. Hatta Melike Hanım’dan randevu almıştım deyince adam terslemişti bunu Melike benim diye.
0
ms brownstone
(25.11.22)
Adım Evrim. Telefonda Evrim bey ile görüşmek istediklerinde biraz hayalkırıklığına uğruyorlar :)

Sevinç bey
2 tane Meral bey
Ceren bey
Olcay bey

Tanıdım hayatım boyunca. Biraz daha düşünsem vardır daha buna benzer...
0
balik kraker
(25.11.22)
Olcay zaten erkek ismi değil mi ya?

Ceren ve cemre diye erkek (cemre demirel çıktı sonra da ben tanıdığımda baya şaşırmıştım erkek olmasına)
Muzaffer diye kadın tanımıştım.

Ege baya yaygın unisex bi isim ya bence her iki cinsiyette de çok yaygın en azından İzmir'de.

Evrim isminde de aklıma ilk kadın geliyor ama o da yaygın unisex bence.

Nur ve Nurdan erkek ismi olarak duyduğum isimlerdendi aklıma gelen.
0
nundu
(25.11.22)
Bizde erkek ismi ama galiba Azerbaycan'da kız ismi bu: Turan.
0
d max
(25.11.22)
Seren isimli erkek, Şenol isimli kadın tanıyorum. Şenol teyze iyi de, Seren çocukluk ve lise çağı boyunca Seren Serengil'le karşılaştırılmaktan muzdaripti.
0
kobuzchu kiz
(25.11.22)
erkek ismi olarak Burçin'e epey şaşırmıştım
0
bitanisanseversin
(26.11.22)
Erkek bir Nurcan, erkek bir Dilek, erkek bir Öznur tanıdım.
Kadın bir Beynur da var.
0
pro9it9is9
(26.11.22)
izmirde çok meşhur iki doktor var:
hülya bey
meltem bey
muayenehanelerine bir girdik, ayyy ben şşşok. yıllar yıllar evvel annemi götürmüştüm. branşlarını ve soyadlarını unutmuşum, bulursam editlerim.

ama asıl büyük şok, lise zamanında kendi adımın yaşlı başlı bir erkekte kullanıldığını görmek olmuştu. hatta o ana kadar kendi adımın başka birinde olduğunu da hiç görmemiştim. gel gör ki türkiyenin en çok kullanılan unisex isimlerinden biriymiş :/ resmen adıma yabancılaşmıştım. şimdiye kadar da kendi adımla hep erkek gördüm, çok nadir kadında çıkıyor karşımda. 10 erkek/1 kadın falandır en fazla oranı. oysa ki anlam olarak da fonetik olarak da kadın ismi olmalı.
0
halanne
(26.11.22)
Arda hanım
Muhterem hanım
0
Hallegadola
(26.11.22)
İlkokul hocamın adı Özcan dı :) nöbetçi öğrenci gelirdi sonra yanlış geldim diyip çıkardı kadında peşinden koşardı özcan benim diye
0
niyazi mısri
(26.11.22)
Şencan, erkek ismi olarak kullanıldığını duydum.
0
biravekahve
(26.11.22)
Ali.
babası ard arda 4 kız çocuğuna sahip olunca bu sefer kız da olsa erkek de olsa ismini "Ali" koyacağım demiş. Netekim 5. de kız doğunca dediğini yapmış.
0
rakicandir
(26.11.22)
Efsane Roma Hukuku Prof. vardır, Belgin Erdoğmuş-kendisi erkektir. vefat etti gerçi, öğrencileri kendisine gidip "Belgin Hanım'ı" şikayet ederlerdi :D
Türk Dili hocası vardı Aysun Bey.
Emre diye benim dersanede bir kız arkadaşım vardı
bir de Mehmet Rauf'un Eylül romanında Suat-Süreyya karı koca vardı, sonra arkadaşları Necip Suat ile ilişki yaşamaya başlıyordu. vay be zamanına göre ne ilerici romanmış gay ilişkiler anlatıyor diye okumuştum bir süre. sonra anladım ki Suat kadın Süreyya erkek :D
0
wendyangelamoiradarling
(28.11.22)
Lisede Hazal isimli bir erkek vardı o şaşırtmıştı beni. İlkokulda da Can isimli bir kız vardı ama küçükten gördüğüm için şimdi normal benim için.
0
peki madem
(28.11.22)
Tuncay sjsjsjjs
0
mor oje
(28.11.22)
Berkay kız, başak erkek.
0
sigaranındumanı
(19.12.22)
Yazılan isimlerin yüzde doksanı hoşuma gitti. Bence kadınlara maskülen, erkeklere de feminen isimler çok yakışıyor.

Benim en çok şaşırdığım Alinur(e) olmuştu.
0
ruhen hastayim ben
(19.12.22)
kimse yazmamis, sanirim bir tek ben rastgeldim
bilgin
:)))
0
nibba
(19.12.22)
(13)

Black friday'de ne aldiniz?

lapaz
.
.
0
lapaz
(25.11.22)
hicbir sey alamadim cunku indirim yok gercekten sinir bozucu. belli bir butce de ayirmistim cok olmasa da bi seyler alirim diye. aralik ayinda tatile gitmeye karar verdim.
0
aguen
(25.11.22)
Takibe aldığım hiçbir şey indirime girmedi, almadım
0
mirty
(25.11.22)
Türkiye'de Black Friday cidden gülünç bi durum. Markalara reklam basmak için bahane yaratmaktan başka bir şey değil.
0
msb
(25.11.22)
Hiçbir şey almadım çünkü alacak hiçbir şey bulamadım. Çünkü indirim olsa alırdım aslında diyebileceğim şeyler indirime girmedi bile.
0
gallienus
(25.11.22)
Bilgisayarda kullanmak için mikrofonlu kulaklık lazımdı. Onu alırken bir de fare ve klavye aldım.
0
reactionic
(25.11.22)
Sac kesme makinesi.
0
j r r tolkien hayrani
(25.11.22)
ben de hicbir sey almadim zira hicbir seye ihtiyac yok ve her sey var zaten. belki robot supurge dusunuyorum ama karar vermedim henuz.
0
hot potato
(25.11.22)
Ben sadece oyun aldım. Steam'in gözünü seveyim. Diğer alanlar da esnaf stili önce bindirim yapıp sonra sözde indirim yapıyor ya da düzgün indirim bile yapmıyor.
0
nawar
(25.11.22)
9. nesil ipad aldım bugun 6790 liraya kadar dustu. dusmeden once 7500-7800 lira bandındaydı.
0
maresalx
(25.11.22)
gaming laptop istiyordum ama ciddi bir indirim görmeyince almadım.
0
boyle buyurdum
(26.11.22)
Asosdan çanta ve gözlük. %80+%20 indirim vardı.

Sephora ve macden 2 senelik malzeme

Amazondan 23 liraya 130gr olan pringles

Foreo espada ve bear
0
jazzabel
(26.11.22)
Bosch Professional GSR 12V-35 FC akülü vidalama matkabı aldım. Ha, indirime girdi mi hayır. Niye aldım? İş Bankası Maximum Kredi Kartı 5000 liraya kadar tek çekim, peşin E-alışverişleri vade farkı almadan taksitlendirme kampanyası yapınca stoğu da görünce Amazonda satın aldım. Ürünün fiyat seyri yılbaşından bugüne 5000, 6000, 4900, 4600 idi, bana 4700 liraya mal oldu.
0
mahsus mahal
(26.11.22)
2 çift nevresim aldım.

Epeydir ihtiyacım var, adam akıllı 1 nevresim takımım var onu da şirket geçen sene yılbaşı hediyesi olarak vermişti diğeri de aile evinden getirdiğim eski püskü bir şey, diğerini yıkayınca kuruyana kadar serdigim yarım kalan falan delirten bir şey.

2 set uygun fiyatlı ürünü sepete eklemiştim satın almadım belki Black Friday de indirime girer diye. 2 aydır falan sabit fiyat, baktım indirim de gelmedi aldım geçtim ben de yılbaşı zam furyasına dahil olmadan.

Çok Black Friday alışverişi sayılmayabilir bu açıdan. Bir de konudan bağımsız bu yaşıma geldim perdedir, nevresimdir, halıdır böyle şeylere para verip alma olayını hala kafamda oturtamadım. 29 yıl anneden teyzeden artık kullanılmayanları bekar evinde kullanmaya alışınca garip geldi. 2 sene önceye kadar odamdaki perde kar kraliçesi Elsa liydi. küçük kuzenim büyüdüm artık bunu odamda istemiyorum deyince ben alıp odama asmıştım :d
0
materyalist imam
(26.11.22)
(11)

İnsanlarla tartışma biçiminiz

dissendium
İnsanlarla tartışma biçiminiz nasıl?İş hayatını düşünün. Çizginizi bozmaz mısınız? Muhatap olmaz mısınız? O kişinin seviyesine inip her dediğine karşılık mı verirsiniz? Hatta seviyenizi daha da düşürür müsünüz? Yaşı sizden büyükse durum değişir mi ya da karşı cinsse durum değişir mi? Teşekkür ederim
İnsanlarla tartışma biçiminiz nasıl?

İş hayatını düşünün. Çizginizi bozmaz mısınız? Muhatap olmaz mısınız? O kişinin seviyesine inip her dediğine karşılık mı verirsiniz? Hatta seviyenizi daha da düşürür müsünüz? Yaşı sizden büyükse durum değişir mi ya da karşı cinsse durum değişir mi? Teşekkür ederim.
0
dissendium
(21.11.22)
iş hayatında iş dışı tartışmalara girmiyorum. zaten gereksiz de bir şey. herkesin kendi fikri var, fikirleri söyler konuşur geçeriz. tartışmaya dönüşemez bile yani.

iş dışı tartışmalarda da formülüm çok basit:
karşımdaki kişi benden alttaysa, dinlerim, sonra yorumuna değer verdiğimi ama katılmadığımı belirtir, üstü olduğumu hatırlatır dediğimi yapmasını söylerim.
karşımdaki kişi benden üstteyse, yorumumu paylaşır, benim fikrim bu ama siz bilirsiniz der, üstümün dediğini yaparım.
karşımdaki kişi bana denkse,
1) sağlıklı bir şekilde tartışırım
2) farklı birinden fikir alırım
3) ara bulucu olarak üste danışırım.

eğer karar vermek gerekmeyen bir durumsa, herkes kendi fikrini söyledikten sonra uzatmam, agree to disagree moduna girer geçerim. Kavga --> kesinlikle yok. Sesli tartışma --> imkansız. Sinirlenme = sıfırın altında.
0
roket adam
(21.11.22)
Hayatımda ilk defa bu ay birisi ile kavga etmek zorunda kaldım. Ki ben genelde “ne olacak” diye düşünüp ılımlı davranırım insanlara. Kabul edemeyeceğim bir şey yaşandı ve rahatsızlığımı dile getirdim. Akabinde tüm çalışma ortamına yayılan bir olay yaşandı. Çizgimi bozmadım çünkü herkes bana hak verdi. Uzatmadım. Ama sessiz kalmadan hakkımı da aramış oldum. Hayatımda verim aldığım tek kavgaydı resmen.
0
ruhen hastayim ben
(21.11.22)
Eskiden çizgimi çok çabuk bozardım. Filmlerde olur ya yalancıyı yalan makinesine bağlarlar, makinenin kalemi kağıt üstünde sapıtır. Öyle fena bozardım. Yaşıtlarımla özellikle "ne mal adamsın ya" seviyesindeyken yaşı büyüklere karşı daha çok tam olarak anlamayacakları ama huzursuz olacakları ölçüde ince laf sokuşturuyodum.

şu anki işimde her şey çok hassas dengeler üzerine kurulu olduğu için hayatımda hiç etmediğim kadar teşekkür etmişimdir herhalde. çok az bi karakterim kaldı, idare ediyorum bununla.
0
IncredibleMau
(21.11.22)
Normalde sakin biriyim ama iş yerinde biri acayip beni sinir etmişti. Onunla baya tartıştım. Sinirlenip gitti duvarlara falan vurdu. Yaşı benden büyük, üstümdü. Sonra şizofren olduğu ortaya çıkmıştı.
0
Kahvedesu
(21.11.22)
Zihinsel ve fiziksel olarak büyüğümden beri insanlarla tartışmıyorum. Özellikle iş yerinde hiç. Rahatsız olduğum bir durum varsa veya alanıma / sınırlarıma girilmişse uyarıyorum, devam ediyorsa o kişiyi yavaşça elimden bırakıp hızla uzaklaşıyorum. Yaşı, cinsiyeti hiç fark etmeksizin sınırlar çiziyorum, hayır diyorum, istemediğim şeyleri belirtiyorum. Eğer anlamayacağını bildiğim bir insansa da tamamen kendi haline salıyorum.

Eskiden böyle değildi tabii.
0
charbiel
(21.11.22)
bütün ekibin bildigi bi hata yapmıştı biri. ortaya da sanki ben hata yapmışım gibi söylemişti ama arkada bütün ekip biliyor cünkü ben asıl hatayı düzeltip herkesi uyarmıştım. kendisi farkına bile varmadı. iki kelime söyleyip çıktım arkamdan vırvır ağlayacak sanki. çizgimi bozmadan devamke.

ses yükseltme yok ama haksızlık varsa "hayırdır" demek var
0
ala09
(21.11.22)
kimseyle tartismaya vaktim yok
duyuruda redditte falan mesaj atanlar oluyor yok kardes o oyle degil diye
meramimi anlatiyorum
hala anlamiyorsa haklisin diyorum geciyorum

edit: iste ise cok sukur oyle insanlar yok. yoneticilerimle konusurken hep tavsiye veriyorum tartismaya falan kesinlikle girmiyorum. dunyayi ben mi kurtaracagim :)))) ok diyorum geciyorum
0
nibba
(21.11.22)
salakla uğraşılmaz. efendi gibi cevap verip, tavır alıyorum. bundan anlıyor insanımız.
0
evimin paspasi
(21.11.22)
Valla tartismayi cok severim ben, is yerinde de durum boyle. Bazen sirf maksat tartisma olsun diye gercekten dusundugum seyin aksini de savunurum. Bilmiyorum ortaokulda, lisede falan munazara kuluplerinde olmamin da etkisi olabilir bunda ancak savundugum seyi de iyi savunurum. Is ortaminda herkesin her seye surekli hemfikir gibi davranmasi ve kendini maskelemesi ozellikle sinirimi bozuyor. Tartisma anlarinda karsi kisiyi olcmek daha guzel oluyor.

Tabii bu kil tip olaylarini genelde oyle rastgele muhabbetlerde yapiyorum, isle alakali seylerde neyse o. Haksizsam ve yanlis bisey yaptiysam hatami kabul eder devam ederim, karsi haksizsa da direkt soyler ve sorunu cozmesini bekler hatta duruma gore yardim da ederim.
0
j r r tolkien hayrani
(21.11.22)
2.cümleden sonra boşa konuştuğumu hissedersem döner giderim. hiiç uzatmam. astım-üstüm fark etmez.
0
naksidil
(21.11.22)
amacim ne ona gore degisiyor
amacim bir uzlasi bulmaksa sakin kaliyorum
amacim ezmekse ona gore cumlelere basliyorum

"herkes fikrini soylediyse, simdi mantikli olan yani benim dedigimi yapiyoruz" gibi
0
Corc
(22.11.22)
(4)

Sessiz olanı neden ezeriz

kiriko
Arkadaşlar çocuklar olsun yetişkinler olsun zorbalığı sessiz yapıda olanı neden ezeriz halbuki bunlar genelde iyi yürekli ama sadece sessiz olan kişiler.Bunun sizce bilimsel bir açıklaması var mıdır?
Arkadaşlar çocuklar olsun yetişkinler olsun zorbalığı sessiz yapıda olanı neden ezeriz halbuki bunlar genelde iyi yürekli ama sadece sessiz olan kişiler.Bunun sizce bilimsel bir açıklaması var mıdır?
0
kiriko
(19.11.22)
kendini değersiz hisseden insanlar kendilerini değerli hissebilmek için başkalarını ezer. zaten bu ezen kişiler yani bully tayfasının hep sağlam bir ailevi sorunu vardır.
0
duyurukullanıcısı
(19.11.22)
Valla mesele esas olarak sessizlik degil gucsuzluk. Hayat su yada bu sekilde guc dengesi uzerine kurulmus bir sey. Kimi ortamda bu guc kendisini direkt fiziksel sekilde gosterir kimi ortamlarda para, mevki vs gibi sekillerde gosterir. Sessiz olanin ezilmesi de genelde sessiz kisinin yapilana herhangi bir karsilik vermeyecegini varsaymaktan dolayi olusur. Yani bir nevi kolay hedeftirler. Sessiz olan onu ezmeye calisana en baslarda karisilik vermezse de olay artik donguye girer.

Ezen kisilerin bunu gercekten neden yaptiklari, yani o guc gosterisini yapmak istemelerinin altinda yatan sebepler de zaten yillardir degisik psikolojik arastirmalara konu olmus durumda. Bulunulan ortam, aile arasindaki iliskiler, aile ile olan iliskiler, egitim duzeyi, yasanilmis travmalar vs diye gidiyor liste.

Daha detayli bilgiler istersen de Bullying anahtar kelimesini kullanip bilimsel kaynaklara falan bakabilirsin.
0
j r r tolkien hayrani
(19.11.22)
bence sebep evrimsel. detayı yazmaya üşeniyorum.
0
abelardo
(20.11.22)
Sebebi içgüdüsel/evrimsel. Ben biraz detaylandırayım:

Sessiz olan her zaman güçsüz/zayıf olarak algılanır ya da "acaba nasıl bir plan yapıyor" diye düşünülür ve/veya korkulur bilinmeyenden ötürü. Hayvanlar aleminde de görülür ki bunlar ya dışlanır/ölüme terk edilir ya da öldürülür. Bunun da sebebi zayıf soy devam etmesin (tabii hayvanlar bunu bilinçli olarak düşünmüyor) veya o hemcinsin öyle "farklı" durarak es kaza karşı cinsin dikkatini çekip de diğer hemcinslerinin üreme fırsatının önüne geçmesin diye.

Zorbalık konusu da bunun ilk adımı oluyor aslında bir nevi. Örnek veriyorum, tıpkı köpekbalığının avına hamle yapmadan önce onu tartması, yoklaması misali, insanların da öldürücü/elimine edici hamleleri yapmadan önce sürpriz olmayacağından emin olmak için artan şiddette yaptığı bu hamleler zorbalık oluyor işte. Tabii, hayvanlar aleminin aksine biz (en azından şu dönemde, genel olarak) bu tür kişileri öldürmediğimiz için bu şekilde dozu arttırarak, dışlayarak elimine ediyoruz. Zaten sosyal varlıklar olduğumuz için sosyal anlamda ölmüş olması tamamen ölmüş olduğu anlamına geliyor hemen hemen.

Sonuç olarak altında yatan (bence temelde iki tane) şey evrimsel. Ha, bu o zorbalığı yapan kişilerin geçmişinde şiddet içerikli şeylere tanık olup psikolojilerinin belki de bu anlamda sorunlu olmadığı anlamına gelmiyor ama doğa da vahşidir ve dediğim gibi bence buradaki mesele daha medeni bir soy yaratmak değil, güç yoluyla da olsa soyun devamının bir şekilde temin edilmesi, yani şiddet vs bunun "önemsiz" bir parçası oluyor evrim içinde.

Biraz da benim yorumlamam tabii bunlar.
0
henchman
(20.11.22)
(10)

Faiz artırımı yapılsa her şey normale döner mi?

havadakarada
Politika değiştirilip bu yola girilse dolar euro ve bağlı olarak enflasyon düşer mi?
Politika değiştirilip bu yola girilse dolar euro ve bağlı olarak enflasyon düşer mi?
0
havadakarada
(19.11.22)
Hayır. Piyasada çok fazla denge ile oynandı. Bütün bunları tek değişkene indirmek manalı değil. Ekonominin doğrularını tutarlı bir politikayla şaşmaz şekilde uygulanması gerekiyor. Bir acı reçete de ödenecek.
Akp Arap Rus parası 6lı masa batı yatırımı bekliyor yoksa her türlü fıs.
0
Ufuk
(19.11.22)
Her seyin normale donmesi oyle kucuk sihirli bir dokunusa bagli degil. Faiz artirimi yapilsa tepedeki kisi arttirin dedigi icin arttirilir, yarin oburgun ayni kisinin birden azaltin demeyeceginin de garantisi yok. Iste en buyuk sikinti da bu zaten. Her seye tek kisi karar veriyor. Dolayisiyla bu durum degismedikce de gercek manasiyla normallesme(uzun soluklu ve stabil bir durum) pek olasi degil.
0
j r r tolkien hayrani
(19.11.22)
O tren kacti.
0
kuzey li
(19.11.22)
katma değerli mal üretmedikçe, ne yaparsanız yapın bir şey olmaz.
0
evimin paspasi
(19.11.22)
faizi hastayı ameliyat etmek için verilen narkoz gibi düşün.

narkoz verince hasta iyileşmiyor sadece tedavi kolaylaşıyor.
0
duyurukullanıcısı
(19.11.22)
faiz artırımının amacı türk lirasına talebi güçlendirmek ve tüketimi kısarak enflasyonu düşürmektir. enflasyon düşünce yavaş yavaş talep canlandırılır. 2000li yılların başındaki iyi politika buydu.

şu an döviz talebi düşük zaten. kkm ile döviz kontrol altına alındı. faiz düşük ancak kredi verilmiyor, bu yüzden tüketim de kısıldı zaten. şu an ihtiyaç olan şey disiplinli para politikası, şeffaflık, yatırım çekecek bir güven ortamı ve tabi global piyasaların düzelmesi.
0
abelardo
(20.11.22)
dönmez ama bir başlangıç olur.
0
gurur
(20.11.22)
@abelardo peki kkm sisteminden çıkılınca onca para dövize aktığında daha büyük çöküş olabilir mi?
0
🌸havadakarada
(20.11.22)
@havadakarada evet muhtemelen öyle olacak. o yüzden dövizin cazip olmadığı bir zamanda kaldırılmalı. ama bildiğim kadarıyla kkm eriyor zaten, emin değilim ama yerli para borsaya gidiyor sanırım.
0
abelardo
(20.11.22)
Enflasyondan kurtulmaya çalışırken resesyon ihtimali ortaya çıkıyor.

Faiz şu aşamada hiçbir şeyi kurtarmıyor. Tek çare İmf olacak gibi naçizane
0
materyalist imam
(27.11.22)
(10)

Aynada gördüğünüz haliniz vs Fotoğraflarda gördüğünüz haliniz

magni
Merhaba. Aynada kendinize baktığınız zamanki kişisel beğeni dereceniz ile fotoğraflarınıza baktığınızdaki beğeni dereceniz genelde aynı veya birbirlerine çok yakın mıdır?Ben mesela aynada baktığımda gayet de beğeniyorum kendimi, gözüme her türlü derli toplu geliyorum. Fotoğraflarda ise kendimi aynad
Merhaba. Aynada kendinize baktığınız zamanki kişisel beğeni dereceniz ile fotoğraflarınıza baktığınızdaki beğeni dereceniz genelde aynı veya birbirlerine çok yakın mıdır?

Ben mesela aynada baktığımda gayet de beğeniyorum kendimi, gözüme her türlü derli toplu geliyorum. Fotoğraflarda ise kendimi aynada gördüğümden daha farklı bir şekilde görüyorum, daha az beğeniyorum. Bu tamamen fotojenik olmamak ile açıklanabilir bir durum mu onu bilemiyorum tabii.

Sizde nasıl peki? Merak ettim.
0
magni
(19.11.22)
Fotojenik bir insan değilim. Herkesten bunu duyuyorum istisnasız.

Hatta bir keresinde biri demişti ki “Genelde insanlarla buluştuğumda fotoğraftakinden daha çirkin olurlar, ilk defa tam tersi bir durum yaşıyorum.”
0
ruhen hastayim ben
(19.11.22)
Maruz kalma etkisi efekti diye bir araştır hocam
0
ikikerekac
(19.11.22)
Fotojenik ve güleç biriyim. Gülünce ifadem komple değişiyor. Gulmedigim fotolar nadirdir. Arkadaşlar arasında gulmediğim fotolar ve ifadesiz suratım genelde alay konusu oluyor.
0
Amaranta ursula
(19.11.22)
aynada yüzünüzü tersten, fotoğraflarda karşıdan düz olarak görürsünüz.

bazı insanlarda ayna, bazılarında fotoğraf daha güzel oluyor.

benim favorim fotoğraftaki halim.
0
tabudeviren
(19.11.22)
Valla aynaya ne zaman baktigima gore degisiyor benim. Gece 2 de bakiyor isem her turlu ayna kazaniyor cunku
(bkz: gece 02.00 gibi aniden gelen yakışıklılık hissi )

Saka bir yana, ben de genelde kendimi aynada daha cok begeniyorum. Onun bir diger sebebinin de aynanin kameraya gore daha iyi bir goruntu kalitesi olmasi oldugunu dusunuyorum. Elbette cok iyi goruntu kalitesine sahip kameralar var ancak genelde baktigimiz resimler sikistirilmis goruntuye sahip ve bu da bir takim seyleri dogal bir bicimde yansitmayabiliyor.
0
j r r tolkien hayrani
(19.11.22)
fotograf cektirmeyi hic sevmem. normalde de guzelligim tavrimdan geldigi icun önce isik sonra ayna diyorum. fotograflarimin %90i gunes gozluklu. yorumlara gore de bana benzemeyen seyler cikiyo ortaya. hele professional fotograflar iyyy aman aman
0
ala09
(19.11.22)
Ben fotoğraflarda çok fena çıkıyorum. Tamam fotojenik olmayabilirim falan da gerçekten bazı fotoğraflarımda kendimden nefret ediyorum. O derece kötü. Aynadaki halim daha iyi bence ama maalesef gerçeğe yakın olanın ayna değil de fotoğraflar olduğunu okumuştum yıllar önce.
0
ms brownstone
(19.11.22)
fotoğraflarda çok kötü çıkarım, aynada ortalığı yakarım.
0
clones
(19.11.22)
Ayıptır söylemesi çok yakışıklıyımdır. Çok güzel gülerim.
Bu hafta burnumu yaptırdım. Hani estetik olarak ihtiyacım yoktu ama deviasyonu yaparken minik de dokundu doktor. Yok böyle burun. Gözler, elmacık kemikleri, bembeyaz inci gibi dişler. Allahım sana geliyorum. Cüneyt Arkın’ın gençliği.

İlk kez lisede ortaya çıkmıştı bu durum. Ablamın arkadaşları görmüş, bu yakışıklı kim demişler. Benmişim, şu işe bak. Ben kim yakışıklı olmak kim. Üniversitede sınıfın en güzel kızı, Almancı ailenin mankenden farksız, süd gibi, porselen gibi kızı bana yazıyormuş. Arkadaşlar gay misin olm, diyene kadar anlamamıştım. Eski iş yerimde de aynı şekilde, abartısız top model gibi kızlar benden ne hikmetse çok etkilenirdi.

Son senelerde kabul ettim artık. Kendimle barıştım. Eskiden hiç gülmezdim. Konduramazdım. Ben yakışıklı değilimdir, insanlar nazik olduklarından öyle diyorlar derdim. Neyse, fast fwd to 2 sene önce, aynada iyice çalıştım. Şimdi bi poz veriyorum 32 diş. Hemen bir geri bildirim geliyor. Burun ameliyatımın before-after fotoğraflarını gördüler, enişte Filiz Akın gibi olmuşsun hihihi diyorlar, hehe.

Biraz komikli yazdım ama saat 2 olunca aniden gelen yakışıklılık hissi mi acaba demeden de edemedim. Şimdi aldığım geline bakıyorum, özenip de yaratılmış. O baktığına göre var bir şeyler. Bak yine çok konuştum, boş konuştum.
0
gabe h coud
(20.11.22)
Eger uykusuz falan degilsem normal bir gunde aynaya baktigimda iyi lan elimiz yuzumuz duzgun fena değil diyorum.

Fotografta orangutana benziyorum.

Uykusuz isem ayna fotograf kapi durbunu telefon kamerasi magaza cami yansimasi her türlü orangutana benziyorum.
0
stavro
(20.11.22)
(3)

Yemekli davetlerde napıyorsunuz?

canım sıkılıyor
Sonuçta tuvaletiniz gelmeden tuvalete gitmiyorsanız acıkmayınca yemeğe gtmek de saçma. Ama nasıl bir adetse biriyle görüşmek buluşmak için yemek organize ediliyor. Ben gerek iş gerek sevgili olacak kişiyle buluşmalarda rahat edemiyorum çünkü görev gibi geliyor sanırım. Sizde durum nedir?
Sonuçta tuvaletiniz gelmeden tuvalete gitmiyorsanız acıkmayınca yemeğe gtmek de saçma. Ama nasıl bir adetse biriyle görüşmek buluşmak için yemek organize ediliyor. Ben gerek iş gerek sevgili olacak kişiyle buluşmalarda rahat edemiyorum çünkü görev gibi geliyor sanırım. Sizde durum nedir?
0
canım sıkılıyor
(22.09.22)
yemekli davetlerin saatleri belli, kahvaltı, öğlen, akşam kendimizi ona göre ayarlıyoruz

bunun yanında sevmek zorunda değilsin, arkadaşından ya da başkasından yemekli buluşma önerisi gelirse sen de bunu çay kahve buluşması düşündüğünü öneri ve saatiyle birlikte iletirsin :)
0
freebird5406_2
(22.09.22)
Valla "yemek buldun ye, dayak buldun kac" ilkesini kendine dustur edinmis biri olarak ortada yemek varsa aciksam da acikmasam da yerim.
0
j r r tolkien hayrani
(22.09.22)
Sonucta bir gün icerisinde, bir kere ogle ya da aksam yemegi yiyor muyum? Evet.

Bunlarin saatine uyduruyorum iste o randevuyu. Bu kadar.

Randevu saati yemek saatlerime hic uymuyorsa, ornegin 12 gibi ogle yemegi icin sozlestiysek, kahvaltida cok az yerim, olur biter.

Yemek iyi oldugu sürece hic dert degil. Kotu yemek yapiyorsa ya da yemek zevki yoksa huysuzluk yapacagimi bilirler. O nedenle de, yeme-icme islerini organize eden taraf genelde benim.
0
buf-e kür
(22.09.22)
(3)

ülkemizde "sarkazm" yanlış biliniyor olabilir mi?

matrix
merhaba,1) twitter başta olmak üzere, sosyal medya mecralarında çoğu insanın kendini sarkastik sandığını, sarkazm yaptığına inandığını, ama pek de yanından geçmediğini düşünür oldum son zamanlarda. çoğu kişi aslında tek bir tip canlandırıyor. "farklıyım" yanılgısı içerisindeyken, aynı tişörtü giyen
merhaba,

1) twitter başta olmak üzere, sosyal medya mecralarında çoğu insanın kendini sarkastik sandığını, sarkazm yaptığına inandığını, ama pek de yanından geçmediğini düşünür oldum son zamanlarda. çoğu kişi aslında tek bir tip canlandırıyor. "farklıyım" yanılgısı içerisindeyken, aynı tişörtü giyen binlercesine dönüşüyorlar gibi. tabi şimdi eminim ki ben de net olarak tanımlayamayacağım bu tipi. nasıl anlatsam... hemen hemen her konuda abartı bir ayrımcılık ve bu ayrımcılığı belirtirken de çok uç, sivri bir alaycılık söz konusu. ve bunun sarkazm olmadığını düşünüyorum. çünkü -eğer yamulmuyorsam- bence sarkastik karakter dediğimizde house m.d.'deki doktor, sherlock, iron-man gibi örnekler geliyor benim aklıma. ve maalesef twitter'daki tipler bu örneklere benzemiyorlar. o karakterlerin "alaycılığında(!)" zeka ezilmiyor. güzel bir denge var. ama sarkastik olduğunu sanan, kastettiğim tiplerde ise zeka pek olmuyor. "zekiymiş" rolü var daha çok. dillerinin şekli başrolde. diğerlerinde ise zeka+dil başrolde.

ne düşünüyorsunuz bu konuda? yanılıyor muyum acaba? "gerçek sarkazm bu değil" diyebilirsek, bu itici (en azından beni itiyor) davranış şeklinin ismi nedir sizce?

2) popüler kalıplar sarkazm sayılır mı? mesela "sizce ben eve kadar yürümüş müyümdür" diye paylaşım yapıp, aslında gerçekten eve yürümüş olan kişi örneğini ele alalım. eve kadar yürümüş olduğunu paylaşmak yerine, onu bu şekilde servis ettiği zaman ne değişiyor? 1.ci haliyle normal bir paylaşım iken, 2. versiyonuyla "zekiymiş" gibi görünen, ama aslında hiç de zeki olmayan bir paylaşım şekli gibi.
0
matrix
(14.04.22)
Bunlar sarkazm değil ama bunları yapanlar da sarkazm yapıyorum iddiasında değildir bence herkes kendince eğleniyor işte ne yapsın.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(14.04.22)
1- Valla bu sorunun soyle sikintili bir yani var, net bir ornege dayanmiyor. Yani atiyorum 'sizce su su hesaplar sarkastik mi' ya da 'buradaki bu cumle sizce sarkastik mi' deyip hesap ve ornek gosterseydin cok daha iyi olurdu. Simdi elimizde net bir ornek olmadigi icin cevaplarimizi hangi yorumlari ya da hangi hesaplari baz alip yaptigimiza gore bir belirsizlik ortaya cikacak.

Hesaplari ve sosyal medyayi es gecip verdigin karakter ornekleri uzerinden gidersek de sherlock cok da sarkastik bir karakter degil bence. Ayrica house m.d'deki doktorun da sarkazm ile yakindan uzaktan alakasi yok, adam surekli patronuna yag cekiyor. Olsa olsa yanci olur o. Bak mesela ben de burada kendimce 'house m.d'deki doktor' lafina gondermede bulunan bir sarkazm yaptim. Niye? Cunku house m.d dizisinde herkes doktor zaten :D Benim hangi doktordan bahsettigimi bul bakalim?

Neyse, house m.d'deki esas doktor sarkastik bir karakter haklisin. Bunun disinda bana gore karakter olarak friends dizisindeki chandler tam sarkazmin tanimi gibi bisey. Su dersleri de suraya birakalim
www.youtube.com

2- Bak mesela bu direkt ornege dayandigi icin cevaplanmasi daha kolay. Bence bu sarkazm degil.
0
j r r tolkien hayrani
(14.04.22)
Ben sarkazmi dogru biliyorum o yuzden de yapmiyorum, yapamiyorum. Bir iki kisi var anlayan cevremde.
0
floydian
(14.04.22)
(10)

Yanlış bildiğiniz/söylediğiniz deyiş var mı?

peki madem
Mesela ben "söz sükutsa gümüş altındır" diyorum hiçbir anlamı olmamasına rağmen. Sizin de böyle saçma şekilde doğrusu aklınıza gelmeyen deyim, atasözü vs. var mı?
Mesela ben "söz sükutsa gümüş altındır" diyorum hiçbir anlamı olmamasına rağmen. Sizin de böyle saçma şekilde doğrusu aklınıza gelmeyen deyim, atasözü vs. var mı?
0
peki madem
(14.04.22)
haydan gelen huya gider.
0
liberal
(14.04.22)
Haydan gelen huya gider yanlış bir söyleyiş değildir. Allah'tan gelenin Allah'a döneceği anlamını taşır. Hayy, Allah'ın isimlerinden birisidir.
0
ebabil curnatasi
(14.04.22)
Sende az kaçın kurbagasi değilsin. doğrusu aklıma gelmemesinden ziyade bu daha hosuna gidiyor
0
all girls dream
(14.04.22)
yanlışlıkla ok raydan çıktı diyorum.
bilerek değiştirdiklerim var; "sak üstünde damdağan kaz beline vurmayı" gibi.
"turnayı gözünden vurmak" gibi deyimlerin de karikatürle büyüdüğüm için küfürlü versiyonlarını kullanıyorum.
ayrıca karikatürlerdeki deyimleri de sıklıkla kullanıyorum, örneğin birinin "neden" diye sorması çok aptalcaysa, "çünkü eşşeğin *****den dolayı" gibi...
0
tiny penny
(14.04.22)
Bazen "kanıma minnet" diyorum, neden diyorum bilmiyorum.
0
akhenaten
(14.04.22)
@ebabil curnatasi, ben de bunun böyle oldugunu biliyorum ama işte insanlar bunu düşünerek mi kullanıyor yoksa haybeden geldi boşa gitti anlamında mı kullanıyor? Bunun için yazdım.
0
liberal
(14.04.22)
kesinlikle yapma! / sakın yapma

karışımı olarak "sakınlıkla!!"
diyorum bazen öyle çıkıyor
0
füt
(14.04.22)
Valla Kemal Sunal sağolsun "görünen köy uzakta değildir" lafını sürekli kullanıyorum. Orijinalinden daha anlamlı gibi geliyor.
0
j r r tolkien hayrani
(14.04.22)
Seni sevmek ölümse, avada kedavra gülümse - Ankaralı Voldemort

Çünkü içimden bir ses bu sözün aslı böyle olmamalıydı diyor. Sanki bir uyumsuzluk var, bir başka şekilde söylenmiş olmalıydı galiba...
0
burka
(14.04.22)
@ebabil curnatası

Haydan gelen huya gider sözünün Allah’ın adlarıyla ilgisi yok. Tamamen halk etimolojisi, sonradan yapılan bir yakıştırma. Sözün kökeni şamata, arbede, gürültü, kargaşa anlamına gelen hayhuy sözcüğünden geliyor.

www.nisanyansozluk.com
0
kurmaca
(14.04.22)
(16)

Will Smith tokat sorusu

floydian
Chris espriyi yapiyor will smith gosteren kameraya geciyoruz ve ws baya guzel guluyor. Sonra gidip vuruyor. Olay kurgu mu, montajda mi hata var? Garip geldi.
Chris espriyi yapiyor will smith gosteren kameraya geciyoruz ve ws baya guzel guluyor. Sonra gidip vuruyor. Olay kurgu mu, montajda mi hata var? Garip geldi.
0
floydian
(29.03.22)
2 gündür kurgu mu değil mi diye sözlükte tartışılıyor, bir sonuca varılamadı. Bence kurgu. Milyonlarca insanın izlediği gösteride gidip sahnedeki adamı tokatlamak doğal bir şey değil. İki gündür bütün dünya bunu konuşuyor neredeyse. Bundan güzel PR olmaz.
0
himmet dayi
(29.03.22)
Fake oğlu fake, böyle reklam görmedim

encrypted-tbn0.gstatic.com
0
038576
(29.03.22)
Bana da biraz kurgu gibi geliyor, zira oscar odulleri tum popularitesini yitirdi son yillarda ve gundeme gelmeye ihtiyaci vardi. Gerek kulturel bolunmuslukten, gerekse hollywood camiasinin genel kalitesizliginden dolayi. Will Smith'in gulmesinden vs ziyade teorim bu yonde.
0
hot potato
(29.03.22)
O sırada başka bir kamera da eşini çekiyormuş. Will gülerken aynı anda eşinin yüzünün düştüğünü gösteren bir kaç saniyelik görüntü de var. Hatta aynı videoda birleştirmişler falan. Ama yalnızca ilk bir kaç saniyesi var. Sonra smith ailesinden görüntü kesiliyor. Bi 5 sn sonra da will kalkıp geliyor işte.

Ya eşi üzülünce kalktı diyolar da. Bilmiyorum çok salak olması lazım böyle yapmak için. Bence açıkça kurgu.
Yani kim güldüğü espriye 5 sn sonra bu kadar sinirlenebilir ki, ödül töreninde kalkıp, yürüyüp, tokat yapıştıracak kadar. Yani sinirlenecek olsa başta sinirlenirdi.
0
zimbirik
(29.03.22)
Simdi ben de kurgu diyorum ama sonra da sunu diyorum. Koskoca hollywood, bunu ayarlayamadi mi yani? Putin dusunmusturculuk yapiyorum yani
0
🌸floydian
(29.03.22)
Adam cenesini uzatip ters ayagiyla da destek aliyor.
Eller zaten arkadan bagli.

En az 1 hafta calismislardir.
0
divit
(29.03.22)
vurma anı cidden fake gibi.

onun dışında önce gülmesi sonra eşini görünce kalkması öyle bir yerde böyle bir saçmalık yapması falan hiç fake değil.

insan bu. irrasyonel ve duygusal.
0
AlsterWasser
(29.03.22)
fake. its show business.

amerikan standartlarına göre o espri hiç de alınılacak bir espri değil. o tepki adamın gelişi falan chris tarafından bekleniyor chris hatta tokatı almaya hazır savunmuyor bile kendini. tokatı yedikten sonra şaşırmıyor bile.

Ricky Gervais'in Golden Globe'da söylediklerinden sonra chris'in dediği şey çok küçük ki ricky'de show business içinde yani kurgu.

çok basit kimse oscar'ı sallamıyordu adamların bir şey yapması gerekiyordu ve yaptılar. şimdi herkes oscar'ı konuşuyor hatta belki gelecek seneyi bile kurtardılar.

amerika işte. bir şekilde ne olursa olsun başarıyı hedefliyor.
0
duyurukullanıcısı
(29.03.22)
kurgu demek bence biraz naiflik.

kurgu oldu bitti diyelim, bunu neden daha fazla uzatsinlar ki?

chris rock'un esi de twitter'da bu yapilanlari kabul etmedigini soyledi. kurgu olmasi icin karisini filan mi alet edecek?


will smith karisinin baskalariyla iliski rahatsizlik duymadigini soyleyen ama bunu bastiran birisi. iliskilerindeki bu sıkıntılı durum boyle patlak verdi.
0
summerof69
(29.03.22)
@summerof69

kurgu olduğunu söyleseler tartışma bitecek, kimse konuşmayacak. Şu an Ece Erken bile Chris Rock'ın söyledikleri yüzünden çileden çıkmış durumda. "Kurguydu." deseler Beyaz TV ne konuşacak mesela?
0
himmet dayi
(29.03.22)
törenden bir gün önce "oscar artık eurovision'dan bile demode" diye konuşuyorduk ki törende böyle bir şey yaşandı :)
0
rose parks
(29.03.22)
Valla ilk izledigimde bana da su tokat sonrasi will smith in gulusu yuzunden kurgu gibi gelmisti de dusununce de kurgu olmasi da sikintili. Yani tamam pr falan hep onlar konusulacak da bu olay milletin gozundeki oscar odul toreni imajini falan da olumsuz anlamda degistirecek.

Oyle ya da boyle cogu insanin gozunde amerika bisekilde dusunce ozgurlugunun, oscar odul torenindeki komedyenler de ofansif mizahin merkezi gibiydi. Simdi bu olay sonrasi her ikisi de darbe aldi. Olaya direkt dumduz bir acidan bakarsak, adamin biri bir sakayi begenmeyip herkesin gozu onunde programi sunan kisiye vuruyor, sonra da hicbir sey olmamis gibi oturup devam ediyor. Adamin yaptigina o an hic kimsenin tepki vermemesini gectim ustune bir de adama bisekil kahraman muamelesi yapiliyor. Odul geri alinmazsa ve herhangi bir yaptirim olmazsa insanlar begenmedigi sakayi yapan adama vurmanin en dogal hakki oldugunu dusunebilir. Oscar torenlerinde siddetin de onaylandigi anlami cikar ki bu bence buyuk bir prestij kaybi.

Odul elinden alinirsa bu olay organizasyona yarar bayagi ancak bu sefer de kim odule aday oldugu sene boyle bir kurguya dahil olup once odulu alip sonra da odulu geri vermeye razi olur ki? Atiyorum soyle bir senaryo olsaydi, adaylardan birinin degil ancak baska bir unlunun torende yine ayni seyi yapmasi durumunda bence insanlar yine bu olayi bu kadar konusurdu. Cogu kisinin de aklina kurgu mu sorusu gelmezdi cunku diger kisinin sirf gundem olmak icin o olayi yaptigina inanmak daha mantikli gelirdi. Organizasyon icin de, olaydaki diger kisiler icin de en risksiz yontem bu olurdu bence.

Neyse oldukca uzattim, bence kurgu degil ama kurgu cikarsa da sasirmam.
0
j r r tolkien hayrani
(29.03.22)
Kurgu olsa olayın kızıştığı kısmı düşünecekleri için tam tersine Will Smith’in suratının düşmesi ve sahneye çıkması şeklinde kurgulanırdı. Will Smith bence pek iyi oyuncu değil ama o kadarını yapabilirdi herhalde diye düşünüyorum. Yani kurgu diye bunu öne sürmek bayağı saçma oluyor ya da aralarında şakalaştılar o da o kadar sallamadı ki önce kahkaha attı, sonra gizlice anlaştıkları için kalktı yumruk attı falan kurgu diyenlerin iddiasına göre bilemiyorum. Biraz önce sonuca varıp sonra kanıt aramak gibi. Evet espride pek bişey yok ve tepki garip ama ikisinin evlilik dinamikleri de hele son medyaya taşındıktan sonra her türlü duygusal patlamaya açık. Yani konuyu bundan bağımsız değerlendirmek de saçma.
Bu arada birkaç yıl önceki yanlış sonuç açıklama olayının kurgu olduğunu düşünenlerdenim. Yani akademi öyle şeyler yapmaz demeye getirmiyorum.
0
not dark yet
(30.03.22)
will smith'in yerine geçtikten sonra bağırışını dinlerseniz son derece gerçek geldi bana. öyle bir oyunculuk yok. hem de kendisini zor duruma sokacak bir kurguya dahil olmayı neden kabul etsin will smith? chris rock da rezil oldu, bir grup insan ona karşı taraf oldu vs.
0
slow like honey
(30.03.22)
olay hanımcılık. Hanım bozuk atınca will'in suratı düşüyor sonra gaza geliyor.
0
anten
(30.03.22)
Hollywood olunca kurgu, Hande Ataizi olunca gerçek? Cümle aleme rezil oldular, 20 yıl geçse bile unutulmayacak böyle saçma kurgu konusu olamaz.
0
kanlakarisikyagmur
(30.03.22)
(8)

izleniyormuş hissi hakkında?

ikiicidisibirkisi
selam dostlar.her yaptığınız şey başkaları tarafından izlenip, değerlendiriliyormuş hissi duyuyor musunuz?daha çok çevrenin yaptığı aşağılama hissinin size yönetildiği gibi mesela.diyelim bir türkü hoşunuza gitti ve dinliyorsunuz. bunu duyan birisi sizi avam olarak değerlendiriyor gibi. mesela şirke
selam dostlar.

her yaptığınız şey başkaları tarafından izlenip, değerlendiriliyormuş hissi duyuyor musunuz?

daha çok çevrenin yaptığı aşağılama hissinin size yönetildiği gibi mesela.

diyelim bir türkü hoşunuza gitti ve dinliyorsunuz. bunu duyan birisi sizi avam olarak değerlendiriyor gibi. mesela şirket aracını kullanırken trafikte modelli araçların size traktör kullanıyor gözüyle baktığını hissetmek gibi. sevdiğiniz ve seri olarak satın aldığınız gömleği giyerken herkesin aynı şeyi hergün giyen zevksiz demesi gibi. sürekli bir davranışlar gereği yargılanıyormuş hissi.
0
ikiicidisibirkisi
(29.03.22)
Bi yaştan sonra uncool olmanın rahatlığını anlıyorsun ve bunları takmıyorsun
0
freebird5406_2
(29.03.22)
(bkz: spotlight effect)

özgüveniniz düşük olduğu/yeni olduğunuz/farklı olduğunuz ortamlarda olabilir.
0
AlsterWasser
(29.03.22)
@freebird +1
"Guilty pleasure" saydığım her şeyi saldım ben yıllardır. Çevrenizdeki insanlar, trafiktekiler falan sizin hakkınızda zannettiğiniz kadar derin düşünmüyor.
0
kobuzchu kiz
(29.03.22)
hmm cevabim silinmis ve hic anlamadim neden silinmis.

"yani bizzat izleniyorsunuz ve yapmak istediğiniz avam olarak algılanan istekler var. hem onların gözündeki statüsünüzü korumak istiyorsunuz hemde bu avam isteklerden vazgeçmemek?"

isime geldigi gibi. Atiyorum isyerinde belli bir sekilde giyinmek istiyorumdur ama patronum begenmiyordur bu tarzi. giyinmem zira isin ucunda para var. yani gercekten somut olarak etkileme ihtimali varsa kendimi ona gore ayarlarim ama dedigim gibi sokaktaki adamin ne dusundugunun bana bir faydasi veya zarari yok.

bir de kendini elestriye actikca daha cok elestiri alirsin. ama "yok ben boyle gayet memnunum" kokusu saliyorsan zaten, kimse kolay kolay bir sey demez. en cekici sey kendine guvendir.
0
hot potato
(29.03.22)
Bir dönem kendimi Truman Show'daymış gibi hissettiğim olmuştu.
0
put it in your appropriate place
(29.03.22)
Valla sadece ergenlik yillarimda vardi bu his. O siralar tum amacim ne kadar cool oldugumu millete gosterme oldugu icin onu yaralayan her seyde 'ya X kisisi bunu gorurse/duyarsa' tarzi dusunceler vardi.

Misal rock-rap savasinin zirve yaptigi yillarda black metal falan dinleyip rape saydirirken, icimdeki gizli ceza fanina da engel olamiyordum. Hoparlorle metal dinleyip, kulaklikla ceza dinliyordum cunku birinin ceza dinledigimi duymasi benim icin skandaldi.
0
j r r tolkien hayrani
(29.03.22)
Tüm bunlar özgüveniniz ile ilgili olan problemlerin sonucu gibi gözüküyor. Ama neden böyle hissettiğiniz, neden başkaları tarafından onaylanmaya bu kadar ihtiyaç duyduğunuz ya da onaylanmadığınız hissini bu kadar kuvvetli yaşadığınızın sebeplerine inmeniz gerek. Bunu da buradan alacağınız tavsiyelerle çözemezsiniz. Bence bunu bir psikolog ile görüşmeniz, bu sorundan kurtulmanın en iyi yolu.
0
thracia
(30.03.22)
benim hakkımda ne düşündükleri umurumda değil.

bol bol rezil ol ve bu duyguyu aş. tavsiyem bu.
0
dafuq
(30.03.22)
(11)

Gömlek

Kaleci Saçlı Forvet
Çok güzel değil mi ya almamak için zor tutuyorum kendimi :) ama kime göstersem beğenmedi, sizin fikriniz nedir? Teşekkür ederim.https://ibb.co/C2KcrdT
Çok güzel değil mi ya almamak için zor tutuyorum kendimi :) ama kime göstersem beğenmedi, sizin fikriniz nedir? Teşekkür ederim.

ibb.co
0
Kaleci Saçlı Forvet
(28.03.22)
Ay çok tehlikeli bir gömlek bu. Ancak taşıyana yakışabilir. Tarzın, boyun posun uygunsa al gitsin. Şu aralar bu tip etnik desenli urban kesimli parçalar moda. Sana hitap ediyorsa go. Ama çoğu kişi az sonra kötü diyecek. Çoğunluğa hitap edecek türde bir şey değil. O yüzden kendi fikrin önemli
0
helena
(28.03.22)
Ben çok beğendim. Zaten öylece durduğu yerde herkes beğenmez böyle şeyleri, üstüne giyecek kadar bohem olursan üstünde görür beğenirler. :)

Nerede satılıyor bu link var mı?
0
drkayzer
(28.03.22)
Al al. Sokakta gorunce 'milletin de ne kotu zevkleri varmis' deyip sukredelim halimize.
0
j r r tolkien hayrani
(28.03.22)
@Drkayzer şurası hocam: www.instagram.com
0
🌸Kaleci Saçlı Forvet
(28.03.22)
Harika ya, direkt al
0
kisa
(28.03.22)
Bu yakışana yakışır yakışmayanı tam çöpe çevirir. Tehlikeli bi item.
0
mg3929
(28.03.22)
Açık tenli, uzun boylu biriysen falan al. Esmer, zayıf, kısa boylu biriysen direkt yankesiciye çevirir adamı.
0
Arthur Dayne
(28.03.22)
yakışıklı olanı daha da iyi gösterir ama azıcık tipsizsen alma sakın.
0
jelly bear
(28.03.22)
Başkasında güzel bu gömlek (vatka)
0
rajkoothrapali
(28.03.22)
gömlek güzel, ama her şeyden önce kısa kollu gömlek geniş omuz, kaslı bir kol ister. Hafif bir göbek bile varsa iyi durmaz.

Renk ve desen olarak da "tarzın" buysa güzel durur. Yoksa eğreti olur üstünde. Yani giyeceğin pantolondan, takacağın aksesuara, ayakkabıya ve saç kesimine kadar zor bir gömlek:)

Ama zaten alsam mı diye düşündürtüyorsa tam senin tarzın değil demek ki. Öyle olsa kimseye sormadan giyerdin, herkes de aa ne güzelmiş derdi.
0
anten
(29.03.22)
Mabel Matiz ve Tarlabasindaki yankesici goruntusu arasinda cok ince bir cizgi var. Goruntunuzdeki diger ozellikler spektrumun hangi tarafina daha cok yakinlastiriyorsa sizi ona gore giyin derim.
0
sopiro
(29.03.22)
(12)

Okuduğunuz kitaplarını tutuyor musunuz yoksa hibe mi ediyorsunuz?

put it in your appropriate place
Kütüphanemi, düzenleyip ihya etmeye çalışıyorum. Çoğu kitapları elimden çıkaracağım.Pandemi öncesinde senede 60 kitabı buluyordu sene içerisinde okuduklarım. Dolasıyla dandik kitaplara geliyordum baya. Topluca çıkartıyorum zamanı gelince.Pandemi ile birlikte daha seçici oluyorum tabii. Şimdi şöyle b
Kütüphanemi, düzenleyip ihya etmeye çalışıyorum. Çoğu kitapları elimden çıkaracağım.

Pandemi öncesinde senede 60 kitabı buluyordu sene içerisinde okuduklarım. Dolasıyla dandik kitaplara geliyordum baya. Topluca çıkartıyorum zamanı gelince.

Pandemi ile birlikte daha seçici oluyorum tabii. Şimdi şöyle bir şey var, kitabı okuyorum. Kitap iyi güzel. Baya bilgileniyorum filan, cahil kalmışım cahilliğim gitmiş dediğim oluyor ama biliyorum ki ikinci kez okumayacağım.

Ne bileyim, bir başkasının da okumayacağını biliyorum ama elim gitmiyor. Mesela Keşifler Ve Coğrafya; 15. ve 16. Yüzyıl Keşifleri diye bir kitap okudum. 2015 senesinde okumuştum. Ulan cahilmişim cidden, iyi oldu okuduğum cahilliğim gitti diyecek kadar faydası oldu kitabın ama içerik hakkında hiçbir şey kalmadı haliyle.

Siz ne yapıyorsunuz kitaplarınızı? Tutuyor musunuz, yoksa sağa sola hibe mi?
0
put it in your appropriate place
(26.03.22)
Tekrar bakma ihtimalim varsa tutuyorum. Yoksa elden çıkarıyorum.
0
babilfish
(26.03.22)
bazilarini halk kütüphanesine veriyorum bazilarini tutuyorum.
0
Coma
(26.03.22)
Elden çıkardığım/hibe ettiğim ancak sonra ihtiyaç duyup yeniden satın aldığım kitaplarım oldu. :)
0
durme
(26.03.22)
Kitaplar ucuz değil artık. Ben sayfaların fotoğrafını çekerim. Bir kopyası bende kalır. Ondan sonra dağıtabilirim. Basılı kitap almıyorum uzun süredir. Pdf olarak bulup okuyorum. Bu şekilde de çözebilirsiniz. Değerli kitapları dağıtmam.
0
dissendium
(26.03.22)
Valla benim olay cok degisik asamalardan gecti. Cok onceden tanidigim birkac iyi sahaf vardi, o sekilde kendime bir takas zinciri olusturmustum. Bu sayede hem evde hic kitap tutmuyordum hem de kitaplara ya hic ya da cok cok az para veriyordum.

Daha sonra zincirden en saglam sahaf ayrilinca sistem bir anda coktu. Ondan sonra yine bisekil sahaflarla is yaptim ancak pek istedigim gibi olmadi. Sonradan mecburi internetten falan kitap satin almaya gectim,kitaplar birikmeye baslayinca da en son careyi e-booklara gecmekte buldum. Simdi ise yavastan yavastan sesli kitaplara gecis yapiyorum.
0
j r r tolkien hayrani
(26.03.22)
Başyapıt olarak gördüğüm yahut çok etkilendiğim kitapları asla bırakmam, 50 sene sonra bile yaşıyorsam eğer başucumda kalmalı…
0
siyah giyen adam
(26.03.22)
çok hoş değil ama kitaplığımı bozmam ve kitaplarımı (eğer fazlası yoksa) kolay kolay vermem.

bir yere bağış hibe yapacaksam gider toplu satın alır veririm ama kendi kitaplarımı vermem.

evimde en çok sevdiğim şey kitapılığım.
0
AlsterWasser
(26.03.22)
bazen çok saçma kitaplar almış olabiliyorum yeterince okumadan veya internetten aldığım ve bu muymuş yaa ne gereksiz dediğim kitaplar var ne yazık ki.
onları dağıtıyorum sadece.
0
photo85
(26.03.22)
neden vereyim ki para verdiğim şeyi başkasına, çok okuma heveslisi olan kütüphaneden alıp yine okur.
0
bohr atom modeli
(26.03.22)
Ben tutuyorum, kitap okumaya ailemin çocukluklarında okuduklarıyla başladım. Ben de çocuklarımın benim kitapalrımı karıştırmasını isterim. Çocukken o kitaplığı karıştırmak çok hoşuma giderdi.

Bağışlanacak daha işlevsel şeyler var. Gerçek şu ki kitap bağışına muhtaç birisinin zaten çok kitap düşünecek vakti olmuyor. İhtiyaç hiyerarşisinde kafa yoracakları daha önemli şeyler oluyor. Ayrıca insanların ücretsiz kitap okuyabilecekleri birçok yer var.
0
akhenaten
(26.03.22)
tutuyorum. küçükken evdeki kitaplıktan rastgele çok kitap okudum. kendi çocuklarım da aynısını yapsın istiyorum.
0
roket adam
(26.03.22)
Abi kitap bi kere alayım okuyayım sonra vereyim başkasına başkası okusun gibi bir tüketim aracı değil ki niye vereyim bu çok mantıksız tabii ki tutuyorum, bırak hibeyi ödünç bile vermem ben açıkçası elimde babadan kalma 40-50 senelik kitaplar var bunlar manevi anlamda hazine sayılır.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(26.03.22)
(14)

Evden eşya almak için 5 saat yol gitmek

Mirabel
Şu an Trabzonda yaşayan bi arkadaşım yaşadığım ilin bi ilçesinde ev tutmuştu. Eve başkaları taşıncakmış artık ve bazı eşyaları orada kalmış. Olan eşyalar: tabak, bardak, çarşaf, nevresim, çadır, uyku tulumu, mat.Bana sormuştu eşyalarım kaldı alır mısın diye. Bu durumu kendine çok stres yapmıştı. Ben
Şu an Trabzonda yaşayan bi arkadaşım yaşadığım ilin bi ilçesinde ev tutmuştu. Eve başkaları taşıncakmış artık ve bazı eşyaları orada kalmış. Olan eşyalar: tabak, bardak, çarşaf, nevresim, çadır, uyku tulumu, mat.
Bana sormuştu eşyalarım kaldı alır mısın diye. Bu durumu kendine çok stres yapmıştı. Ben de düşünmeden alırım demiştim ama böyle önemsiz eşyalar olduğunu bilmiyordum. Sonra üstüne de düşmedim.
Durmadan darlayıp duruyor. Bahsedilen yer git-gel 5 saat. Orda eşya topla 1 saat. 6 saatimi alacak ve başka arkadaşım hesap yaptı 350-400 tl benzin parası oluyor. Yorgunluk, boşa geçen gün vb..ve sonra arkadaşıöın benden o eşyaları ne zaman alacağı bile belli değil.

Arkadaşım da durmadan darlıyor da darlıyo ev sahibi arıyormuş onu eşyalarını al diye sen ne zaman gidebilirsin ona göre ev sahibine tam gün söyleceğim diye. Bi de üstüne diyor ki ev sahibinin telefonunu vereyim sen görüş gideceğin tarihi söyle diyor. Yaptığı işin mantıksız olduğunu söylemeye çalışsam da çadır madır diyor.
Siz olsanız gider miydiniz? Neden bu kadar ısrarcı anlamadım. Ne yapayım da bu yükten kurtulayım. Çok yakın arkadaşım. Amaç ne anlamadım. Ya da sorgulama arkadaş için git mi dersiniz
0
Mirabel
(26.03.22)
Siz o eşyaları aldıktan sonra "bir zahmet kargoya da ver" diyeceğini düşündüm nedense. Toplu ulaşımla gidilecekse olabilir de 400 TL benzine vereceksem olmaz. Az yiyip uşak tutsun.
0
dissendium
(26.03.22)
Valla esyalarin iceriginden ve mesafeden bagimsiz 'alacagim' deyip de soz verdiysem gider alirdim. Arkadasin da hakli o da sana guvenerek biseyler ayarlamis, simdi gidip yan cizmek hos olmaz. Soz vermeden once bu tur seyleri dusunmen gerekirdi.
0
j r r tolkien hayrani
(26.03.22)
yakın arkadaşsa alırdım. yakın arkadaşım yapacağım masrafı ve harcayacağım zamanı düşünür ona göre teklif ederdi zaten.
0
jelly bear
(26.03.22)
Ev sahibi eşyaları kargoya versin. Bunu teklif edin.
0
ruhen hastayim ben
(26.03.22)
git gel 5 saatlik yer 350-400den fazla yakar. güzel hesap edin. km.de 1 buçuk tl yakıyor az yakan arabalar şu an. bence değmez.
0
adivar
(26.03.22)
j rr +1

baştan söz vermeyecektiniz ama şunu da diyebilirsiniz "kanka şu an sıkıntıdayım benzin param yok."
0
komando kani var bende
(26.03.22)
Benzin parası karşılığı yapılır sanki. Param yok elimde darda deyin
0
photo85
(26.03.22)
Söz vermişsiniz ve olaylar gelişmiş. Benzin parasını isteyin ve halledin
0
kaptankedi
(26.03.22)
Benzin parası istemeyecek kadar samimiyim aslında ve şu an geliri yok ama gerçekten aşırı tırıvırı bir gidiş olacak. Bir çadır için gidilir mi? Kendisine söyledim benzin parası, değer mi değmez mi vb. Sana benzin parasını yatırayım dedi. O eşyaların yüzüne bile bakmayacak 10 sene bana yük olacak.
trabzondan otobüse binse eşyalarını alsa dönse daha ekonomik olur. Gerçekten anlamıyorum. Benzin parası yatır diyeyim mi?
0
🌸Mirabel
(26.03.22)
yapicam diyip yapmamak sorun. arkadasin kendi tarafindan bu duyuruyu girseydi hak verirdin bence. yakin arkadasin, ailenin falan bir dereceye kadar irrasyonel davranisi tolore edilir.
0
hot potato
(26.03.22)
yakın arkadaş/akraba vs. için pek bunları düşünmeden giderdim ama siz vakti ve parayı dert etmişsiniz. bunu açıkça söylemekte bir sakınca yok bence. direkt söyleyin. ev sahibi eşyaları toplayıp kargoya vermeyi kabul etmiyor mu? ev sahibine zahmetleriniz için bir miktar para havale edeyim, kargoyu da karşı ödemeli gönderin dese belki kabul edebilir.

bir de 200 liraya da çadır-uyku tulumu var 3000'e de. belki kaliteli oldukları için istiyordur.
0
jepa
(26.03.22)
Valla ben direkt şöyle derdim "kankacım ben alırım, ilgilenirim dedim ama şu anki şartlarda benim oraya gidip gelmem öyle beni etkilemeyecek tarzda değil, e senin için çok önemliyse en azından yakıt için bişeyler at da halledeyim"

Zaman kısmı ise yakın arkadaş hatırına feda edilebilir olur o sorun değil bence.

Ama yakıt sorun. Yakıtı karşılamasını istedin diye yaptığın iyiliği başına kakacaksa da hiç yapmaya da bilirsin.. arkadaşlığınız güçlü ve zor zamanlarında maddi veya manevi yanında oluyorsa ne parayı ne de zamanı düşünmelisin...

Parayı diyemeyecek olsam her gün blabla car ilanı açar, yolcu çıkınca o gün onla giderdim en azından o gidiş dönüşü karşılar eheh.
0
ananiyimioguz
(26.03.22)
bi defa olur demişsin sözünü yemek olmaz ama aşırı tırı vırı iş konusuna katılıyorum
0
basond
(26.03.22)
Beraber gidip gelmeyi teklif edin, aktivite olur. Ben olsam 5 saat tek basima araba kullansam sıkılırdım. Masraf içinse onun düşünmesi gerekirdi ama düşünmemiş. Bir daha teklif etmeden önce düşünmenin bedelini ödemiş olursunuz:)
0
boyalı kuş
(26.03.22)
(10)

Tanışma Yıldönümü'nü önemser misiniz?

jonas
Sevgilinizle tanışma yıldönümünde özel plan yapıyor musunuz, o güne anlam yüklüyor musunuz?
Sevgilinizle tanışma yıldönümünde özel plan yapıyor musunuz, o güne anlam yüklüyor musunuz?
0
jonas
(25.03.22)
Evlilik de dahil bütün yıldönümlerinden daha önemlidir bizim için.
0
teritori
(25.03.22)
Önemserim, özel bir gün çünkü. Nasıl tanıştığınız da önemli tabi, uzun süre arkadaş olarak kalıp sonra işler değiştiyse ne önemi var ki tanıştığınız günün? Ama tanışılır tanışılmaz etkilenip, daha en baştan romantik bir yolda ilerlediğiniz birinden de o günü hatırlamasını beklersiniz ne bileyim.

Bu kadar anlattım ama öyle çok özel bir plan da yapmıyoruz. Genelde o zamanki anılardan falan konuşuyoruz. Ama hatırlamak önemli.
0
akhenaten
(25.03.22)
önemseriz.
0
gabe h coud
(25.03.22)
Hiç bir sevgilimle bunun muhabbeti geçmedi, ne kutladık ne de günü hatırladık diye düşünüyorum çünkü bunun bir tribini de yediğimi hatırlamıyorum.
0
Bruce
(25.03.22)
Simdiye kadar, hatirlayabildigim bir tanisma yil donumu olmadi.
0
buf-e kür
(25.03.22)
Tanışılan gün sevgili olduysak kutlarım ama sonradan sevgili olduysak o kadar değil. Her anın gününü kutlamak, özel gün üretmek çok yoruyor.
0
jazzabel
(25.03.22)
Gün sayısının fazlalığı sadece kapitalizme hizmet eder deyip aramızda bir anlaşma yaptık. Doğum günlerimiz haricindekileri önemsemiyoruz.
0
Mirket
(25.03.22)
tabiki
0
all girls dream
(25.03.22)
Onemsemem.
0
j r r tolkien hayrani
(25.03.22)
önemsiyorum ama hiç önemsenmediği için önemsemiyormuş gibi yaptım yıllarca.
0
deartheodosia
(26.03.22)
(6)

elektro gitar'ın devri bitiyor mu?

duyurukullanıcısı
hem türkiye'de hem dünya'da.artık solo atan bi adam bile kalmadı. biz lisedeyken herkes birbirine favori solosunu gösterirdi.fender'lere falan bakıp bakıp iç geçirirdik.elektro gitar bitiyor mu cidden? elinde gitarı ile cool cool solo atan adamlar dj setinin arkasındaki kulaklıklı insanlara mı dönüş
hem türkiye'de hem dünya'da.

artık solo atan bi adam bile kalmadı. biz lisedeyken herkes birbirine favori solosunu gösterirdi.

fender'lere falan bakıp bakıp iç geçirirdik.

elektro gitar bitiyor mu cidden?

elinde gitarı ile cool cool solo atan adamlar dj setinin arkasındaki kulaklıklı insanlara mı dönüştü?

elimizdeki gitarları çıkartalım mı elden? hala para ediyorken?
0
duyurukullanıcısı
(24.03.22)
Yok hocam ya nereye bitiyor elektro gitarin devri. Tabii pek calmiyorsan ve evde oylece duruyorsa sat gitsin.
0
j r r tolkien hayrani
(24.03.22)
Elektro gitarin devri bitmedi.
Metal muzigin devri bitti.
0
stavro
(24.03.22)
Elektro gitar da bitmedi, metal müzik de bitmedi. Eskisi gibi mainstream olmaktan çıkmış olabilir ama batıda hala büyük bir kitle var.

Müzik yapmak açısından, grupların devri azalmış olabilir çünkü evde tek başına logic ve midi klavye ile müzik yapan daha avantajlı evet. İşin içine insan, ekipman, kayıt teknolojileri girince işler zorlaşıyor.

Elektro gitar illa solo demek de değil ki? (onlar bile devam da) En düz elektronik müziği yapan bile arkaya bi ritim bi melodi koyuyor gitarla.
0
nhk ni youkosu
(24.03.22)
elektro gitar devri bitti. belki sonra yeniden gelir. şu an dj setinin arkasındaki adamlar popüler
0
ishak77
(25.03.22)
benim kuşaktan kimse kabul etmek istemese bile.
evet bitti.

yada bitti değilde, piyano gibi hızlı bir pik yaptı hatta kendi müziğini de yarattı, şimdi diğer enstrumanlar gibi yerini buluyor artık.
0
babafingo
(25.03.22)
solo atan da var, metal yapan da, eski klasik usül rock yapan da. üstelik gencecik gruplardan da çıkıyor bu.
eskisi kadar göz önünde değiller, çünkü ana akım rock değil artık.

ama bi süre sonra tekrardan kendisine modern yenilikler katarak tekrardan popüler olur. o zaman da eski klasik rock dinleyicisi yeni akımı sevmez, eleştirir filan.
0
barankovan
(25.03.22)
(7)

Kafada kurulan senaryoların gerçek olması

kostüm çok güzel prenses misiniz
Selamlar,Şöyle bir durum oluyor; yaşanma ihtimali olan bir olayın senaryosunu kurguluyorum kafamda mesela x ile şuraya gidiyoruz şunu şunu konuyoruz gibi küçük bir senaryo yazıyorum. Genelde yaşanmasını istediğim şeyleri kurguluyorum. Örneğin flört ettiğim biriyle şöyle bir şey geçse aramızda diyoru
Selamlar,

Şöyle bir durum oluyor; yaşanma ihtimali olan bir olayın senaryosunu kurguluyorum kafamda mesela x ile şuraya gidiyoruz şunu şunu konuyoruz gibi küçük bir senaryo yazıyorum. Genelde yaşanmasını istediğim şeyleri kurguluyorum. Örneğin flört ettiğim biriyle şöyle bir şey geçse aramızda diyorum ve bu senaryo gerçekleşiyor.
Benim kurguladığım akışta hem de. Tamam yaşanması imkansız şeyler değil ama yine de ilginç geliyor. Enerji, telepati, tesadüf mü nedir bunun adı? Bu tarz bir şey yaşayan var mı ya da psikolojide yeri nedir acaba?

Buyrun sohbete
0
kostüm çok güzel prenses misiniz
(24.03.22)
Psikolojide yeri yoktur da manifestation deniyor spritüel çevrelerde.
0
inawen
(24.03.22)
Valla verdigin ornek uzerinden gidersek direkt senin aktif oldugun bir senaryo kurguladigin icin senin olayi yonlendirmis olman oldukca olasi gozukuyor. Yani ne tesaduf, ne enerji ne de telepati hepsi bisekil yonlendirmene gore gerceklesiyordur.
0
j r r tolkien hayrani
(24.03.22)
vardır bilimsel bi açıklaması da nedir bilemiyorum. benim de söylediğim yalanlar gerçek oluyor, o yüzden yalan söylemeye korkuyorum agdjs önceleri bir şeylerden kaytarmaya çalışırken 'x yakınım rahatsızlandı, hastaneye gidecek/gitmem lazım, dişim ağrıyor, çok sancım var, kombi bozuldu, x'in tamiri için tesisatçı gelecek' gibi yalanlar söylemiştim. bu yalanları takiben maks 2-3 gün içinde söylediğim şeyi yaşadığım çok durum oldu. o yüzden artık yalan söylemeye çekiniyorum, nitekim söylemiyorum da nolur nolmaz. gaip bi yoldan full dürüst yaşama geçtim :p
0
kimwexler
(24.03.22)
çekim yasası deniyor heheh.
0
candide
(24.03.22)
Algıda seçicilik
0
0zlem
(24.03.22)
öngörülü birisin
veya yaşanmasını istediğin şeyler yaşanacak şekilde hareket ediyorsun yani.
tam bir winner
0
dafuq
(24.03.22)
Kendini gerceklestiren kehanet deniyor.
Kendini kurdugun sekilde yonlendiriyorsun.

Burc muhabbetinin ozeti bu zaten.
0
divit
(25.03.22)
(6)

iki yıllık taahhütlü internet aboneliğini ne yapmak lazım?

blatta hiberna
merhabalar,kasım 2021'de istanbul'dan ankara'ya taşındım.atölyemdeki internet bağlantısının (vodafone) aboneliğini iptal ettirmek istediğimde ağustos 2023'e kadar taahhüt olduğunu söylediler.bu abonelik 2019 ekim'de başlamıştı ve 2021 ağustos'ta bir şekilde taahhüt yenilenmiş ama açıkçası onayladığı
merhabalar,

kasım 2021'de istanbul'dan ankara'ya taşındım.
atölyemdeki internet bağlantısının (vodafone) aboneliğini iptal ettirmek istediğimde ağustos 2023'e kadar taahhüt olduğunu söylediler.

bu abonelik 2019 ekim'de başlamıştı ve 2021 ağustos'ta bir şekilde taahhüt yenilenmiş ama açıkçası onayladığımı bile hatırlamıyorum.
o tarihte ankara'ya taşınacağım da belli değildi, onaylamış olma ihtimalim yok değil.

şu anda evimde de vodafone kullanıyorum bu arada.
şimdi bana çıkan 800 lira taahhütten cayma bedelinin üzerine soğuk su mu içeyim, yoksa yapabileceğim bir şey var mı?

teşekkürler!

edit:
iki aboneliğim vardı, evdeki aboneliği nakil yaptırdım zaten.
atölyeninki açıkta kaldı.
0
blatta hiberna
(24.03.22)
Valla sartlar nasil guncellenmistir bilmiyorum ancak en son aboneligi birine devredilme olayi vardi. Yani eger aboneligin avantajliysa birini kolaylikla bulup ona devredebilirsin.
0
j r r tolkien hayrani
(24.03.22)
@jrr:

normal, fiber falan olmayan bir abonelik.
kime nasıl devredebilirim bilemedim ve açıkçası uğraşmak da istemiyorum ama araştıracağım.
teşekkürler.
0
🌸blatta hiberna
(24.03.22)
Kendi evinize neden nakil yaptırmadınız onu?

Ağustos 2021de taahhüt yenilenmesi ile yenilenmemesi arasında size maliyet olarak farkeden bir şey yok aslen, taahhütsüzüne 300 lira yazıyor, ağustostan itibaren 5 ay 1500 lira öderdiniz, taahütlü 100 tl olduysa, 5 aylık indirim farkını ödersiniz 1000 tl.

Alternatif yoksa ilk anda iptal ettirmek en mantıklısıdır.
0
atom karincanin torunu
(24.03.22)
@atom karincanin torunu:

Evdeki aboneligi nakil yaptirdim.
Atolyemi de kapattigim icin nakil yaptirabilecegim bir yer kalmadi.
0
🌸blatta hiberna
(24.03.22)
Hocam tüketici kanunu çok açık yazıyor (md.52)
(4) Tüketici, belirsiz süreli veya süresi bir yıldan daha uzun olan belirli süreli abonelik sözleşmesini herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin istediği zaman feshetme hakkına sahiptir.
Yani, kapattırabilirsiniz cezasız. En fazla iki yıllık sözleşme olduğunu ispatlar belge vb ile tüketici hakem heyeti
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(24.03.22)
Taşındığınız yerde iptal etmek istediğiniz aboneliğe ait altyapı yoksa cayma bedeli falan ödemeden iptal edebiliyorsunuz. Yakın zamanda babamlar taşındı, kablonet kullanıyordular. Taşındıkları binada kablonet altyapısı olmadığı için ikametgah bilgisi falan gösterip iptal ettik. Siz vodafone kullanıyormuşsunuz, yeni evinizde de vodafone kullanıyorsunuz. Neden aboneliği nakil ettirmediniz orasını anlayamadım.
0
Arthur Dayne
(24.03.22)
(6)

Şebnem ferah’ın en sert şarkısı nedir sizce?

filmlovepenguin
SbCan kırıkları mı?
Sb

Can kırıkları mı?
0
filmlovepenguin
(23.03.22)
Müzik olarak mı söz olarak mı sert? Müziği bilemem, güftesi en sert olanı "ben şarkımı söylerken" olabilir. Gerçi Kelimeler Yetse albümündeki çoğu eser serttir bayağı.
0
15 yildir okurum da simdi ne yazacagim
(23.03.22)
Ben bir mülteciyim olabilir
0
nundu
(23.03.22)
“Elbette ağlarım benim can kırıklarım var.”

Budur.
0
ruhen hastayim ben
(23.03.22)
Sertlik tanimina gore degisir de ben durma derim sanirim. Muzik ve ritimler oldukca iyi.
0
j r r tolkien hayrani
(23.03.22)
Müzik olarak sordum, söz olarak sorarsam sabaha kadar tartışırız yine de işin içinden çıkamayız çünkü .d
0
🌸filmlovepenguin
(23.03.22)
@film
Bana gore tam tersi aslinda. Soz olarak sorsaydin hicbiri der gecerdim cunku sebnem ferahin sarkilari hep ayni turden sozler iceriyor. Hep ayrildigi sevgilisine laflar hazirlayan birisinin sozlerini dinliyoruz onun sarkilarinda. Bu da sertlikten ziyade daha cok kirilgan biri imaji ciziyor.
0
j r r tolkien hayrani
(23.03.22)
(7)

Çok sık sert tartışmalar yaşadığınız biriyle ilişki yaşamak hk.

norules
Sevgililik ilişkisi tabii ki. Çok sık aralıklarla sözlü tartışmalar yaşadığınız, durumları sinir harbine çeviren biriyle ilişki yürütmeye dair bakış açınız ne şekildedir?Yani "İlişki bu, tartışma da olacak tabii. Gülü seven dikenine katlanır" insanı mısınız, yoksa "Sık tartışma, kaos, sinir harbi va
Sevgililik ilişkisi tabii ki.

Çok sık aralıklarla sözlü tartışmalar yaşadığınız, durumları sinir harbine çeviren biriyle ilişki yürütmeye dair bakış açınız ne şekildedir?

Yani "İlişki bu, tartışma da olacak tabii. Gülü seven dikenine katlanır" insanı mısınız, yoksa "Sık tartışma, kaos, sinir harbi varsa ben o işte yokum" insanı mı?
0
norules
(22.03.22)
Tartışmak da sağlıklıdır fakat tartışırken birbirinize mi saldırıyorsunuz yoksa aynı takımın oyuncusu gibi birlikte sorunun üstesinden gelmeye mi çalışıyorsunuz, 1. si gibiyse yokum
0
freebird5406_2
(22.03.22)
tartışmanın türü, şekli önemsiz sık tartışma varsa o ilişkide ben yokum. yılda 1-2 kez minik tartışmayı ancak kaldırırım sanırım.
0
kimwexler
(22.03.22)
İlişki başlarındaki güvensizlik ve karşıdaki kişiyi tam tanımamalardan ötürü kaynaklanan tartışmaları bir nebze olsa idare edebilsem de ilişkinin gidişatı hep o şekilde olursa katlanamam ben sakin ve sinirlenmeye gelemeyen bir insanım. Neyse ki karşı tarafı da biraz kendime benzetebiliyorum da çok sorun olmuyor. Ama her gün tartışılan, seslerin yükseldiği bir ilişki bana göre değil şahsen. Tatışılacaksa oturup sakin sakin tartışılmalı. En fazla, hayır sen abdulhamidi savundun, alcak, pust denmeli. Desibelde artış veya fiziksel şiddet olmamalı. Ne insana, ne eşyaya.
0
ananiyimioguz
(22.03.22)
@anan+1
Boyle yazinca da cok degisik oldu :D Neyse, tartisma var tartisma var. Oyle direkt tartisma olmali ya da olmamali demek bana cok da dogru gelmiyor. Atiyorum her gun ayni konuda tartisiliyorsa o zaman ortada konunun kendisinden cok daha buyuk bir problem vardir. Ya da kucuk bir tartisma birden hic acilmayan defterleri aciyorsa ve cig gibi buyuyorsa bu da sikintilidir cunku daha once hicbir konu dogru duzgun cozulmemeis anlami cikar.

Tartismadan ziyade olayin sinir harbi seviyesine gelmesinin sikintili oldugunu dusunuyorum. Tartisma sorunu cozmeye yonelik olmali, kendi basina bir sorun olmamali bence.
0
j r r tolkien hayrani
(22.03.22)
Cok sik yumusak tartisma yasadigim biriyle de cok nadir sert tartisma yasadigim biriyle de birlikte olmam ki cok sik ve sert tartisma yasadigim biriyle olayim. (Turkce klavyem yok kusura bakmayin.)

Nadiren, yumusak tartismalar yasamayi tercih ederim. Bunlarda kesinlikle kisiye yonelik tartismalar olmayacak sekilde, fikir ve durum tartisilacak sekilde olmali. Arkadas olarak bile agresif insanlarin hayatimda olmasina tahammul edemiyorum, araba kullanirken ona buna bagiran, surekli dunyayla derdi olan, en ufak seyde kufur edip bagiran insanlari toksik buluyorum ve mumkun oldugunca uzak durmaya calisiyorum.
0
sopiro
(23.03.22)
benlik bir şey değil, böyle huzursuz bir hayat yaşamak istemem.
0
roket adam
(23.03.22)
En başından saygı sınırını aşmayıp ilişkide agresyonun dozunu ayarlamayı tercih ediyorum. Bir kez saygı sınırı aşıldığında anormal durum ilişki yaşayan kişiler arasında normalleşmeye başlıyor ve nasıl bir döngü içerisinde olduğunu anlayamıyorsun. En baştan seviyeli tartışmayı tercih ederim, karşı taraf yanaşırsa ne ala, ısrarla çizgiyi aşarsa yollarımızı ayırırım. Sık ve hararetli tartışma sağlıjlı değildir benim için.
0
Josephine.
(23.03.22)
(23)

whatsappta görüldü durumunuz açık mı kapalı mı?

dafuq
niçin?
niçin?
0
dafuq
(19.03.22)
Açık. Okunup okunmadığını görmek istiyorum.
0
dissendium
(19.03.22)
Hepsi kapalı ilk çıktıkları günden beri. Kime ne zaman neden cevap vermediğim konusunda insanların fikir yürütebilme imkanının olmasından rahatsız oluyorum.
0
Bruce
(19.03.22)
kapalı. böyle bir özellik olduğunu bile unutmuşum hatta.
0
floydian
(19.03.22)
Kapalı. Bir sebebi yok.
0
himmet dayi
(19.03.22)
Kapalı. Rengini sevmedim.
0
j r r tolkien hayrani
(19.03.22)
Açık. Başkası mesajımı okumuş mu görmek istiyorum
0
mg3929
(19.03.22)
Açık. Niçin? Niçin olmasın?
0
kaptankedi
(19.03.22)
kapalı. tripcanlarla uğraşmamak içün.
0
kimwexler
(19.03.22)
Özelde açık şirket hattında kapalı
0
kisa
(19.03.22)
Açık. Son görülme saatim de açık. Vardır herkesin kendince sebepleri ama birinin mavi tiki kapattığını fark edince puanını kırıyorum. Canı ne zaman isterse o zaman cevap verme rahatlığına sanki kendi imkanlarıyla ulaşamıyor da bişeyin birinin yardımına ihtiyaç duyuyor gibi. Bi çeşit zayıflık geliyor bana.
0
IncredibleMau
(19.03.22)
kapalı.

her arayanı da anında açmam. öyle gıcık biriyim.
0
AlsterWasser
(19.03.22)
açık saklı gizlim yok
0
basond
(19.03.22)
açık. ayarları kapalı birini görünce aha bu da kendini çok ayrıcalıklı ve özel zanneden, sabancı triplerindeki tiplerden biri pehhhh diyorum. görüldü yapıp yanıt yazmazsam buna hiç bir arkadaşım bozulmuyor. ya da onlinesin bana yazmıyorsun diyen adam seçmiyorum. özelliklerde sorun yok, seçilen insanlarda sorun var. gibi gibi.
0
Phoebe
(19.03.22)
son görülme kapalı, mavi tik açık.
0
kobuzchu kiz
(19.03.22)
açık her şeyim.
neden kapatmam gereksin bilmiyorum.

işim varken yazılanı okuyup yazacağımı sonradan yazdığım da oluyor.
en fazla "pardon hemen yazamadım" diye giriş yapıyorum gerekirse.
çok da şey yapmamak lazım gibi.
0
blatta hiberna
(19.03.22)
Açık. Son görülme de açık.

Kapatmak için bir sebebim yok.
0
put it in your appropriate place
(19.03.22)
açık. en baştan beri hiç karıştırmadım o özellikleri. uğraşmam. gece vakti neden online'sın, gördün neden cevap vermedin vs diyen, düşünen biriyle birlikte olmam, arkadaşlık yapmam. benim de böyle şeyler aklıma gelmez.
0
gabe h coud
(19.03.22)
Açık,çünkü neden olmasın, varsayılan ayarı o şekilde, kapalıya çevirmek için bir sebebim yok, açıkçası whatsapp mesajlaşmaları üzerinden çıkarım yapmayı komik buluyorum.
0
(20.03.22)
Açık. Tam olarak @incredi ve @phoebe +43
0
abuzer
(20.03.22)
kapali. unuttum bile +1 (son gorulme de ayni sekilde)

biri mesajimi gordu mu gormedi mi veya ne zaman online oldu bilmek istemiyorum.
0
supergirl
(20.03.22)
kapalı.

hem kendim için kem karşıdaki için. mesajımı okudu/okumadı online oldu yazmadı triplerine girmek ve kimseyi bu triplere sokmak istemiyorum.

bilmemek mutluluktur.
0
jelly bear
(21.03.22)
Hepsi kapalı. Çok anlamsız geliyor.
0
peki madem
(21.03.22)
mavi tikler açık. son görülme saati kapalı.
mavi tik bana samimi geliyor. son görülme de bir o kadar hadsizce.
son görülme için dolu dolu bir sana ne? diyebilirsin ama mavi tikte 2 kişiyi bağlıyor olay. mesajın gidip gitmediğini bilmek önem arz edebiliyor. cevap gelir gelmez o ayrı. trip atma hakkımız yok. bunun bilincinde kullanırsak mavi tik candır.
0
onemoremile
(21.03.22)
(1)

tezin veri toplama kısmına ne yazılmaz?

buffy de vampir sayılır
bir tez okuyordum da az önce, veri toplama kısmında şöyle bir ifade gördüm:"Daha çok ikincil veri kaynaklarından yararlanılacak olan araştırmada, birinci ve ikinci bölümleri, diğer bir değişle kuramsal verileri oluşturmak için literatür taraması yapılacaktır."abi bu verileri toplama kısmındaki veri
bir tez okuyordum da az önce, veri toplama kısmında şöyle bir ifade gördüm:

"Daha çok ikincil veri kaynaklarından yararlanılacak olan araştırmada, birinci ve ikinci bölümleri, diğer bir değişle kuramsal verileri oluşturmak için literatür taraması yapılacaktır."

abi bu verileri toplama kısmındaki veri o veri değil ki bence. yani örneğin biri iletişimsel metot ve öğrenci algıları ile ilgili bir çalışma yapıyor diyelim ki, iletişimsel metoda dair yazdığın kuramsal bilgiler veriye girmiyor ki, öğrenciye yaptığın anketler vs giriyor o kısma..

yanlış mı biliyorum ben?
0
buffy de vampir sayılır
(19.03.22)
Valla haklısın bence. Birinci ve ikinci kısımlar zaten hep problem tanımı, literatür taraması gibi şeyleri içeren kısımlar ki bunların da veri toplama ile ilgisi yok.

Bana daha çok laf kalabalığı yaparak yapmadığı şeyi yapmış gibi göstermeye çalışan kişi cümleleri gibi geldi o cümleler.
0
j r r tolkien hayrani
(19.03.22)
(12)

Eski bir sevgilinizi özleme atakları size de oluyor mu?

magni
Tamamen akıldan çıkaramamak, sürekli onu düşünüp hep özlemek şeklinde değil kastettiğim şey. Unutuyorsun, aklına bile gelmiyor uzun süre. Ama aylar sonra olmadık zamanda birden yeniden deli gibi aklına düşüyor, beraber geçirdiğiniz güzel anları düşünüyorsun saatlerce, günlerce. Sonra yine unutuyorsu
Tamamen akıldan çıkaramamak, sürekli onu düşünüp hep özlemek şeklinde değil kastettiğim şey.

Unutuyorsun, aklına bile gelmiyor uzun süre. Ama aylar sonra olmadık zamanda birden yeniden deli gibi aklına düşüyor, beraber geçirdiğiniz güzel anları düşünüyorsun saatlerce, günlerce. Sonra yine unutuyorsun, bir süre sonra yeniden aklına düşüyor falan.

Bende bu şekilde olan, hayatımda ciddi iz bırakmış bir ex var. Bu durumdan hiç memnun değilim. En son olarak da biriyle takıldığımın ertesi günü aklıma düşmüştü kendisi ilginç şekilde.

Benzer şekilde böyle özlem atakları gelen oluyor mu? Bu duygunun bir sonu yok mu?
0
magni
(17.03.22)
Olmuyor.
0
j r r tolkien hayrani
(17.03.22)
geliyor ama zamanla o da geçiyor. 5,5 yıl ilişki sonrası 7-8 ay arkasından ağlamış 39 yaşında adamım :) sonrasında sağlam bir tatil yaptım, hiç masraftan kaçmadım. tüm izinlerimi kullandım. çok fazla insan tanıdım. arkadaşlarım x3-x4 oldu neredeyse ve hepsine zaman emek harcadım şimdi de kanka diyebileceğim bir sürü insan var. yetişemiyorum :)

sonra ağlamalar ayda bire düştü, şimdi ise sadece belli şarkılarda ya da çok özel anıların tekrar yaşandığı durumlarda ama ağlama, kriz gibi değil, aklıma geliyor ve çok üzülmüyorum. eskiden fotoğraflarına, fotoğraflarımıza, yazdıklarımıza bakınca içimi hüzün kaplardı. şimdi baksam bile çok kötü hissettirmiyor. bazen yeni ilişkimde bir şey yaşıyoruz, bunun aynısı olduğunda nasıl davrandığım aklıma geliyor ve keşke falan diyorum. kısacası, her şey geçiyor. asla geçmeyecek herhalde derdim, hayatımı böyle sürdüreceğim. aslında aklım, mantığım geçeceğini bilirdi. vakti geldi ve geçti.
0
gabe h coud
(17.03.22)
oluyor bana. hatta ayrilik sonrasi ilk alti ay sadece sonuncuyu degil tum eski sevgililerimi ozluyorum jdkdkd sanirim ayni hisleri yasamak kafamda hepsinin baglantisinin olusmasina yol aciyor. devaminda da oluyor ama. bir keresinde hic unutmuyorum ayriligin ustunden dort yil gecmis, kizin yuzunu hatirlamiyorum ama gece ruyama girdi diye sabah kalkinca hungur hungur aglamistim. cabuk gecmisti ama tabii o. genelde yeni bir iliskim olunca eskilerin etkisi yok oluyor tabii ama sonra bu sefer sonuncuyu ozlemeye basliyorum, yine basa sarmis oluyoruz. birini ozlemeden, dusunmeden gecen gunum yok gibi. bir yil iliski, iki sene ozleme, sonra baska iliski, iki yil da onu ozleme seklinde gidiyor.

ozellikle introvert biriysen cok daha zor olabilir unutmak. bak gabe bissuru arkadas edindim filan yazmis. bende hic oyle seyler olmuyor, aksine daha cok yalnizlasiyorum. sonra bi de ask acisinin ustune ayni zamanda cok iyi bir dostumu kaybettim diye uzulmeye basliyorum.

ayrilali bir sene oldu mesela daha gecen gun bi meme gordum, sadece onun anlayip gulecegi turden, onu paylasamiyor olmak bile uzdu.
0
der meister
(17.03.22)
Ayrılalı 10 gün oldu her gün özlüyorum :(
0
Corpsebridee
(17.03.22)
Tam da şu son 4-5 gündür bana olan bu.
Epey şiddetli hatta mesaj atma derecesinde fln. Zor tutuyorum kendimi.
O yüzden normal diyebiliriz.

Bu arada ilginçtir, @der mesiter in yazdığı eskileri özleme durumuna benzer şeyler de oluyor. Açıkçası bunun arka planını çok merak ediyorum. Neden böyöe oluyor diye.

Çünkü, son ayrıldığlım sevgilimin de, benden ayrıldıktan sonra, benden bir önceki sevgilisi ile iletişime geçmeye çalıştığını biliyorum.
0
saturn
(17.03.22)
Toksik bir ex ise ilk zamanlar bu ataklar normal
Zamanla köprünün altından çok sular geçtikçe geçiyor ve çivi çiviyi söküyor, kesin bilgi
0
mya
(17.03.22)
Oluyor, "bazen bana gelir gider seni dert etmeler" şeklinde tam da.
0
south park in kapusonlu uyesi
(17.03.22)
boşluğa düşmezsen olmaz.
0
orpheus
(17.03.22)
@orpheus Bu bahsettiğim durum direkt boşlukta olmakla bağlantılı bir hal değil ama. Aksine boşlukta değilken, birileriyle iyi zaman geçirdiğim dönemlerde de gayet aklıma düşebiliyor. Şu şekilde de bir detay paylaşmıştım mesela; "En son olarak da biriyle takıldığımın ertesi günü aklıma düşmüştü kendisi ilginç şekilde."
0
🌸magni
(18.03.22)
zaten bir adet eski sevgilim var. onun da sohbetini, beraber geçirdiğimiz ilk ayları ve bazı anları özlüyorum bazen. sonra son ayları ve ayrılık sonrası dönemi hatırlayınca o özlem de geçiyor hamdolsun
0
kimwexler
(18.03.22)
Geçecek diye umuyorum.:(
0
fidelity
(18.03.22)
Hicbirini ozlemiyorum. Iyi insanlardi ama aklima bile gelmiyorlar desem dogrudur.
0
sopiro
(20.03.22)
(3)

Kişilik ile karakter aynı şey mi? Değilse fark ne?

sonhakan
...
...
0
sonhakan
(16.03.22)
Valla benim dusumceme gore kisilik cok daha ozel ve ozgun biseyi temsil ediyor. Karakter ise bir anlamda kisiligin alt kumesi gibi. Bir kisi sonucta gunluk hayatta bircok farkli karaktere burunebilir ancak gunun sonunda hangi karakterlere burundugunu ya da burunecegini belirleyen sey senin kisiligin oluyor.

Misal dusununce seyi farkettim, oyunlarda filmlerde falan hep karakter tanimini kullaniyoruz. Yani oyuncular, aktorler falan hep bir karaktere burunuyorlar, kisilige degil. Bizler de oyunlarda karakter seciyoruz kisilik degil. Bu sekilde bir ayrim bile dile oturmus durumda. Bu anlamda dusununce de yine bir kisilik birden fazla karaktere burunebilir anlami cikiyor. Birden fazla kisilige burundugu zaman ise ortaya psikolojik sikintilar tarzi seyler cikiyor.

Coklu kisilik bozuklugu mesela, direkt kelime manasi olarak dusunuldugu zaman kisinin tek bir kisiligi olmasi gerektigi manasi cikiyor zaten.
0
j r r tolkien hayrani
(16.03.22)
Kişilik en genel karakter özelliğidir, çok çeşitli davranış kalıplarından söz edilebilir; sinirli, alçalgönüllü, hırslı, elitist, uyumlu, çıkarcı, dürüst vs.

Bu davranış kalıplarından biri bir insanın diğer tüm davranışlarını yansıtış biçimini etkileyen şekilde merkezde yer alır, bu bir kimsenin kişiliğidir.

Sahip olduğumuz kişiliği ise dışarıya çeşitli davranış kalıplarıyla yansıtırız, bu da bizim karakterimizdir.

Karakter özellikleri kişilik ekseninde zamana, duygu duruma ve dış etkenlere bağlı değişebilir ama özlerindeki kişilik aynıdır. Kişilik de değişebilir, ancak bu uzun süreli aktif bir çaba ya da uzun süreli maruz kalınan deneyimler gerektirir.

Örneğin kişilik olarak hırslı iki kişinin haksızlığa uğradıkları bir durumda bunlardan birisi daha sinirli bir şekilde hakkını elde etmeye yönelirken, diğeri daha uzlaşmacı bir tavırla kendisini esas amacından saptırmayacak tavizler verme yoluna gidebilir. Bu iki kişi sinirli ya da taviz veren hallerini patronlarıyla ya da arkadaşlarıyla konuştukları senaryolarda başka davranış kalıplarıyla değiştirebilirler yani başka karakter özellikleri sergileyebilirler, ancak asıl olan her seferinde belirledikleri amaçlara ulaşmak için hırslı oluşlarıdır.
0
akhenaten
(17.03.22)
Karakter amaç, kişilik araç.
0
onemoremile
(17.03.22)
(6)

alkolsüz bira

zalbarath
her açıdan alkollü biradan daha mı üstün?bir de her gün 0.5 lt tüketmenin herhangi bir zararı olur mu?
her açıdan alkollü biradan daha mı üstün?

bir de her gün 0.5 lt tüketmenin herhangi bir zararı olur mu?
0
zalbarath
(16.03.22)
hem kafa yapmıyor hem kilo aldırıyor şişkinlik yapıyor. bana çok anlamsız gelen bi içecek ama zevk meselesi.
0
roket adam
(16.03.22)
Normal biranın eline su dökemez bence.
0
j r r tolkien hayrani
(16.03.22)
Tam aksine hiçbir açıdan alkollü biradan üstün değil.
0
himmet dayi
(16.03.22)
bana çok manasız geliyor ama arkadaşım içiyordu. geçen markette gordon's'un alkolsüz cinini görünce yargılamayı bıraktım.
0
bohr atom modeli
(16.03.22)
Açılın alkolsüz bira seveni geldi.

+ Her açıdan alkollü biradan daha mı üstün?
- Hayır değil ama kola gibi içecekleri rahat tokatlar. Alkolsüz bira anlamsız değil ama Normal biranın eline su dökemez tabii. Eğer normal bira ile sorunlarınız varsa alkolik olma gibi, biranın tadı alabileceğiniz tek unsur alkolsüz bira. Bunun yanında epey serinletici.

+ bir de her gün 0.5 lt tüketmenin herhangi bir zararı olur mu?
- Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olacak ama sanmıyorum olacağını fakat yine de içmeyin ya her gün.
0
put it in your appropriate place
(16.03.22)
Birayı ne için içtiğinize bağlı, bence çok açık değil mi bu?

Yani sizin bira içmekteki amacınız alkolün verdiği etkiyle gevşemek isteyişinizle alakalıyla alkolsüz bira ne gibi bir üstünlüğe sahip olabilir bu konuda bir açıklama getirebilir miyiz bu konuda?

Ancak birayı sadece tadı için içiyorsanız ve örneğin işyerinde de "keşke sarhoş olmayacak olsam da bir bira içsem şimdi" diye düşünüyorsanız o halde tabi ki alkollü bira yerine tercih sebebi olabilir.
0
akhenaten
(17.03.22)
(12)

Kaç yılda bir iş değiştirilmeli?

birmilyonunvarmi
Yaklaşık 3 yıl tecrübeli bir elektronik mühendisiyim. Tecrübeme göre maaşım iyi denebilir. Kurumsal ve büyük bir şirketin argesinde çalışıyorum. Ancak hem çalıştığım şirketten sıkıldım hem istanbuldan sıkıldım hem de argeden sıkıldım. Haziran'da 1 ay askere gidecem. Hazır fırsat bu fırsat tazminatım
Yaklaşık 3 yıl tecrübeli bir elektronik mühendisiyim. Tecrübeme göre maaşım iyi denebilir. Kurumsal ve büyük bir şirketin argesinde çalışıyorum. Ancak hem çalıştığım şirketten sıkıldım hem istanbuldan sıkıldım hem de argeden sıkıldım. Haziran'da 1 ay askere gidecem. Hazır fırsat bu fırsat tazminatımı alıp çıkayım diyorum. Haftaiçi 8-18 mesai var. Ancak çok sıkı değiliz. Arada açar youtubedan video falan izlerim kimse karışmaz. Çalışma arkadaşımla da aramda hiçbir sorun yok. Dediğim gibi sadece sıkıldım. Yeni bir maceraya atılmak için 3 yıl yeterli bir süre mi sizce?
0
birmilyonunvarmi
(13.03.22)
bu ortamda yeni iş bulmadan istifa etmeni önermem. her an her şey olabilir. askere git gel, öyle yeni iş bul. 3 yıl iyi bir süre, 3 yılı fazla geçersen zaten piyasanın altında çalışıyor oluyorsun büyük ihtimalle.
0
roket adam
(13.03.22)
3 yillik tazminat, hele ki primlerin gercek maasin uzerinden yatiyorsa iyi.

Is degistirme konusuna gelince ben ve cevrem bu konuda cok large'iz. 10 yillik memuriyetini birakan arkadasim da var, dubai'deki kurumsal sirketteki isini yeter ya diye birakan kardesim de var, benim gibi merakindan sektor degistiren de var. Bizim cevrede olsan zaten birakmistin isini yani :) kimse de ya olm bu devirde is mi birakilir demezdi. Nasi mutluysan, nasi rahat hissediyorsan onu yap diye gazlamistik bile.

Tabi aile buyukleri vs bu konularda daha panik ve hassas. Onlar da alisiyor ama zamanla.
0
brkylmz
(13.03.22)
@brkylmz abi çevremde senin gibi beni gazlayacak insan lazım :d

Birisi biraz gazlasa çekip gidecem buralardan
0
🌸birmilyonunvarmi
(13.03.22)
Valla bunun belli bir suresi yok, ne zaman degisitirmek istiyorsan o zaman degistir. Yeni bir maceraya atilmak istiyorsan o zaman vakit gelmistir. Sektore ve ise gore degisir olay muhakkak ancak genel olarak insan bir yerde cok uzun sure vakit gecirince(5+ yil bana gore) bir konfor alani olusturup o konfor alanindan da daha sonra cikmaya useniyor gibi geliyor bana.
0
j r r tolkien hayrani
(13.03.22)
Bu sektöre göre çok değişken bir şey ya. IT sektöründeyim, 3 ay 5 ay gibi sürelere düşüyor iş değiştirme sıklığı öyle diyeyim. Tabii çok olumlu intiba değil ama artık normalleşti. Aksine çok uzun sürelere(8-10 yıl gibi) biraz tuhaf bakılıyor, konfor alanından çıkamamış demek ki diye.
0
anneboleyn
(13.03.22)
Bence "değiştirilmeli" diye bir şey yok. Bir gereklilik söz konusu değil. Daha iyi fırsat varsa çıkarsın. Daha iyi fırsat sadece daha iyi maaş demek değildir. Sana rahatlık batar, seni zorlayacak, geliştirecek iş bulursan gidersin. Ne istediğine bağlı. Mühendis olarak 3 yıl tecrübem yok ama 3 yıl tecrübe az. Bir fabrikaya müdür diye almazlar yani. 10 yılı devirmeye bak. Değiştirme niyetin varsa bence yurt dışı düşün. Çünkü Türkiye'de macera diye çıktığın yol iş görüşmesi macerasına dönüşebilir.
0
dissendium
(13.03.22)
Bi yere girip 5-10 sene çalışmak eskidendi. Artık ortalama 2-3 sene falan.
0
adwokat
(13.03.22)
bir yerde en fazla 5 sene kalınmalı.
0
gabe h coud
(14.03.22)
Vallaha şu anki çalıştığım firmadan önce ben de böyle derdim, her iki üç senede değiştirmek lazım falan diye.

Ama su an çalıştığım şirkette öyle bir ortama düştüm ki değiştirmenin mantığı yok;
-2 yıl sonunda müdür oldum. Ve misal bu sene zammimi enflasyonun iki katı kadar aldım (yurtdışındayim).
-Şirket lider yetiştirme programina soktu. Ek olarak yıl içinde eğitimler.
-Bana 2-3 sene sonra üst müdürün emekli olacağını ve yerine geçmeli istediklerini, üst yönetime de böyle söylediklerini söylediler. Olmasa bile şirkette bir sürü firsat var, sürekli yeni firma satin alir vs.

Daha bir sürü şey var ama demek istediğim şu; bu bir zorunluluk değil. Çalıştığınız şirkete bağlı. Siz gelişmek ve ilerlemek isterken size bunu sunan ve size kariyer plani cizebilen şirket varken birakmanin çok mantığı olmaz.

O sebepten bunu böyle kutsal kitapta yazarmis gibi düşünmemek lazım.

Ha Türkiye'nin sorunu isten ise çok ciddi maas değişimi olabiliyor, Fransa'da bu yok pek. Maaslar zaten ilanlarda yüzde 80 yazdığı için anlaşılıyor. Ama Türkiye'de aynı iş için 10 veren de var 15 veren de. Eğer is yeriniz para konusunda sikintiysa 3-5 sene arasi ideal. Ama paranin normal olduğu yerde böyle illa isten ayrilmak gerektiğini düşünmüyorum.
0
logisticsmanager
(14.03.22)
@adwokat ve gabe arti 1.
5 sene bile cok. 2-3 sene kafi eger pozisyon ve maas olarak bir gelisme yoksa.
0
baldur2
(14.03.22)
insanoglu ortalama 40 sene calisip emekli oluyor.

bunun ilk yarisinda her 3-4 senede bir ziplamak iyidir. bence 5'in ustune cikmamak lazim. ben mesela 4. seneyi devirdim, sirket ve ekip arkadaslari ile bir sikintim yok ama hafif kasinti basladi, bakiniyorum.

ilk 20 senede "burasi iyi ya, maasima normalin %1 ustu zam yaptilar, title verdiler, 5 sene sonra da terfi alacakmisim, boyle iyi iyi" dedigin anda patlarsin..
0
cooperr
(14.03.22)
aklına yatan bir iş bulmadan çıkmanı tavsiye etmem. Dünya savaşı çıkar bir şey olur, 3-5 yıl işsiz kalırsın.
0
ravenudon
(14.03.22)
(15)

10bin tl maaş ile geçinemiyorum, normal mi?

maraz alinin sag kolu
aile evindeyim bir de3bin lira kiralı stüdyo daire (rezidansta) taşınmayı düşünüyorum birkaç ayakira/maaş oranı kaç olmalı sizce istanbulda?
aile evindeyim bir de
3bin lira kiralı stüdyo daire (rezidansta) taşınmayı düşünüyorum birkaç aya
kira/maaş oranı kaç olmalı sizce istanbulda?
0
maraz alinin sag kolu
(13.03.22)
Gecinemiyorum deyip bir de 4 bin TL ek masraf mi yapacaksın?
0
kisa
(13.03.22)
Normal. Benzer maaşı alıyorum. 2350 lira kiram var. Maaş dışında 5-6k ek gelirim var. Anca yetiyor.
0
birmilyonunvarmi
(13.03.22)
kazık kadar halimle aile evinde yaşamaya devam mı edeyim
0
🌸maraz alinin sag kolu
(13.03.22)
Valla ne tarz harcamalarin oldugunu bilmeden direkt normal ya da degil tarzi yorum yapmak cok da dogru olmaz gibi. Genel olarak bakildiginda kira vs gibi harcamalar olmadan 10 bin ile gecinememek biraz anormal gibi geliyor ancak atiyorum kira vermemene ragmen aile evinde 10 kisiyseniz ve tum masraflar sendeyse ya da ailenin kredi borcu vs varsa ve sen onlari ustleniyorsan isin rengi degisir. Ya da nasilsa kiram yok deyip bir takim gereksiz harcamalar yapiyorsan eve gectiginde belki onlari da kisarsin falan filan.

Bunun disinda istanbul ozelinde kira/maas orani hakkinda bisey diyemem ancak ben bu oranin genel olarak 1/3 u gecmemesi gerektigini dusunuyorum.
0
j r r tolkien hayrani
(13.03.22)
Aile evinde yaşamanın kötü olması olayı tamamen toplum dayatması. Ailenle aran iyiyse gayet yaşanır. Rezidansta eve çıkarsan 3klık evin toplam masrafı min 5k olur ona göre hesap yap. Aile evinde eve destek vermiyorsan 10k ile geçinememek biraz da senin sorunun bence harcamaları gözden geçirmen lazım.
0
mg3929
(13.03.22)
10 bin tl sana zengin bir hayat yaşatmaz ama "geçinemiyorum" da demezsin. harcamalarını gözden geçir ve takip et derim.

aile evinde yaşamak istememen mantıklı, bence de 4 bin tl verilir. ama kalan 6 bin ile idare edebilmen ve mutlu olabilmen lazım yani.
0
roket adam
(13.03.22)
abi şimdi doğruya doğru konuşayım. aile evindeysen kira vermiyorsundur. 10bin liraya gayet geçinirsin. kesinlikle normal değil bu durum üzgünüm. kılçıksız 10bin lira parayı yeme içmeye sosyal hayata ulaşıma rahat rahat harcarsın. ama şimdi aile evindeyim diyorsun kiradaysanız ve kira(3-4)+faturalar sendeyse falan ancak öyle zorlanırsın

başka türlü harcamalarına dikkat etmelisin bence
0
biseysorucam
(13.03.22)
3000'e stüdyo bulabilecek misin? 1+1 rezidans daireleri 5000 falan olmuş üstüne hayvan gibi aidat veriyorlar.

Kafa rahatlığı için yapılabilir ama ben ailemle yaşarken neden ev veya araba kredisine girip bunlardan birini almadım diyorum.
0
nhk ni youkosu
(13.03.22)
aile evinde 10 binle geçinememek normal değil.
0
candide
(13.03.22)
arkadaş var, aileden zengin. evini arabasını almışlar. yardım de ediyorlar. üstüne aylık 10k maaşıyla tek başına geçinemiyor. her hafta sonu bir yerlerde 3-4 bin lira harcıyor. yazın tatilin gecesine 4-5 bin lira veriyor. sürekli viski puro saat fotoğrafı, motor ya da kayak fotoğrafı paylaşıyor. dünya kadar borcu var. sen sen ol, ayağını yorganına göre uzatmayı öğrenmeden, aile yanındayken aylık 4-5 bin lira rahatlıkla biriktirmeyi başaramadan, son olarak da kenarda 50 bin lira paran olmadan eve çıkma. istanbul'da kira maaş oranı %30'un altına olmalı. %20-25 iyidir. mümkünse %4-5 olsun ama senin için pek mümkün değil gibi.

önce bir akvaryum al, balık bak. kedi, köpek, kuş bak. gönüllü işler yap. tek başına eve çıkmak sorumluluk ve irade ister.
0
gabe h coud
(13.03.22)
aile evinde 10 binle geçinememek bence de normal değil. Zaten şu an en büyük gider kira ve fatura evde. Sen ayrı eve çıksan bide onlar binecek hiç uğraşma.
0
Topalordek
(13.03.22)
bence normal ama harcamalarını yazsan daha mantıklı olur.aile evnde yaşayıp her gun dışardan yemek mi söylüyorsun veya alkole yatırım mı yaparsın ya da sürekli gezer misin? kredi kartı batagına mı düştün, taksitlerin var mı geçiçi ödemelerin mi var kredi mi çektin neden geçinemediğin sorgulanmalı. belki kendine yatırım amacıyla düzenli harcama yapıyosun bu sefer iyi bi şey yapıyorsun diyeblirizx ama gelirinle birikim yapamıyorsan kısman gereken seyler var demektir.
eve çıkmak asla kira ödemek değildir içinde her türlü gider hesaba katıp eve çıkılmalı. sıfırdan beyaz eşya almak, faturalar, koltuk, yatak, perde, taşınma masrafı bilmem ne. birikim olmadan aile evinden ayrılmayı tavsiye etmiyorum
0
ala09
(14.03.22)
Rezidansta yasarken kiraya ek olarak neredeyse kira kadar aidat odeyeceksiniz, ayrica her mevsim donumunde "isitma sisteminizde xyz tespit edildi - 500 tl' veya 'sogutma sisteminizde tadilat gerekiyor - 800 tl' gibi mesajlar alacaksiniz. Yani sadece kira olarak dusunmeyin, muhakkak bir tampon miktar birakin gelirinizde bu ek masraflari odemek icin.
0
sopiro
(14.03.22)
yasam stiline gore gecinememen normal olabilir ama ekstradan 4 bin lira masraf yapip nasil gecinmeyi dusunuyorsun burasi daha da ilginc.
0
baldur2
(14.03.22)
Genel kural olarak kiranın maaşın 1/3'ünden fazla olmaması, ya da sabit giderlerin (kira + faturalar) maaşın yarısından fazla olmaması gerekir diye okumuştum. Eğer aile evi ile ilgili giderleriniz yoksa, kiraya, faturalara, krediye, market alışverişine falan yardım etmiyor, 10 bin lirayı kemiksiz kendinize harcayarak geçinemiyorsanız çok normal değil bence. Birkaç ay yaptığınız her harcamayı bir yere yazın, bir uygulama kullanabilirsiniz ya da en basitinden excelde tablo yapabilirsiniz. Parayı nereye harcadığınızı görüp nereden kısabileceğinizi belirleyebilirsiniz. Bir de taşınırken de bir masraf olacağını göz önüne alın. Mesela eşyanız yoktur diye tahmin ediyorum, eğer eşyasız eve çıkacaksanız bir sürü ek masraf olacak. Yani en basitinden evin perdesi bile yüksek miktarda bir kalem olabiliyor.
0
peki madem
(14.03.22)
(9)

soylesem mi?

yasamakistemiyorumulan
buraya bir duyuru acacagim aklima gelmezdi...2017'de bir yerde calisiyordum. oradaki bir kiz bildiginiz yanikti bana.. ama hic karsilik vermedim bir onceki iliskimden bezdigim icin.nedense bugunlerde icimde bir his var soyle ulan diye. ben de senden hoslaniyordum de gitsin diye. nasilsa 3 gunluk dun
buraya bir duyuru acacagim aklima gelmezdi...

2017'de bir yerde calisiyordum. oradaki bir kiz bildiginiz yanikti bana.. ama hic karsilik vermedim bir onceki iliskimden bezdigim icin.

nedense bugunlerde icimde bir his var soyle ulan diye. ben de senden hoslaniyordum de gitsin diye. nasilsa 3 gunluk dunya..

ama bir yandan da diyorum ki 5 sene olmus. cok sacma olmaz mi?

bir ara fake instagram acip stalk denedim ama aninda engelledi.

oy cokluguna gore karar verecegim. lutfen ankete katilin veya cevap yazin.

strawpoll.com

edit: tikler gecikebilir
0
yasamakistemiyorumulan
(12.03.22)
Abi 3 günlük dünya diye de aklımıza gelen her şeyi yapmayalım ya, gerek yok yani 5 sene geçmiş.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(12.03.22)
Söyle.
0
j r r tolkien hayrani
(12.03.22)
boşluktan kıza sarmışsın. gölge etme bence.
0
suyin
(12.03.22)
suyin +1
0
kimwexler
(12.03.22)
arkadaslar belirtmeyi unutmusum. cok cok eskiden yasadigim bir durumdan oturu kimseye acilamiyorum. daha onceki kiz arkadaslarim hep bana teklif ettiler. ben de bir yandan diyorum birak soyleme kalbine gom diye ama olmuyor. bu soyleme istegi de nedense son 2 haftadir falan var oncesinde hic yoktu. yani kabugumu kirmak cok zor ve ters cevap alirsam bir daha bu acilma isini hic yapamayacagim.
@kaleci @suyin
0
🌸yasamakistemiyorumulan
(12.03.22)
Abi işte ters cevap alma ihtimalin yüksek yani 5 sene diyoruz bak 5 SENE. 5 senede neler olmuştur varsa eğer sana olan duyguları kaç defa değişmiştir kim bilir, yeni olumsuz bir yanıt alıp psikolojini bozacağına önüne bak geç, bence çok gereksiz. Ha ama sen ben zaten yürüyecem ama siz de az cesaret verin gazlayın beni diyorsan o ayrı onu da yaparız :)
0
Kaleci Saçlı Forvet
(12.03.22)
Direkt açılma yahu bi kahve içelim mi de:)
0
oyokbuyoknevar
(12.03.22)
Açıl gitsin boşver. 5 sene unutmadığına göre yanık bu bana desin. Biraz ezik görünürsün ama takılma. Aşk meşk işleri özellikle erkek tarafıysan gurur kaldırmıyor.
0
IncredibleMau
(12.03.22)
sevgilisi var mı bu önemli
hoşlanma konularına girmektense o zamanki psikolojini, sorunlarını halletiğini anlatmak daha mantıklı tabi merak ederse
0
bir soru sorcam
(12.03.22)
(6)

en sevdiğiniz dire straits şarkılar

Fusha
hangileri?
hangileri?
0
Fusha
(10.03.22)
Money for nothing ama zamanla ben mark knopfler'ın single'larını daha çok sevmeye başladım.

Bir de telegraph road.
0
denizgonen
(10.03.22)
Brothers in arms
Your latest trick
0
floydian
(10.03.22)
romeo and juliet

sultans of swing

money for nothing

brothers in arms
0
synax
(10.03.22)
Valla en çok sevdiğim sultans of swing ancak alchemy versiyonu. Herifler resmen döktürmüş o konserde.
0
j r r tolkien hayrani
(11.03.22)
telegraph road
tunnel of love
romeo and juliet
once upon a time in the west
your latest trick
sultans of swing.
0
ravenclaw
(11.03.22)
telegraph road ve money for nothing
0
noegenes
(19.03.22)
(3)

biliyorum okuldan okula farklılık gösterir ama,üniversitelerde genelde

neoluyokardesimnebutantantana
mezuniyet töreni hangi aylarda oluyor?
mezuniyet töreni hangi aylarda oluyor?
0
neoluyokardesimnebutantantana
(28.02.22)
Genelde haziran olur.
0
j r r tolkien hayrani
(28.02.22)
genelde haziran, en geç temmuz ayında olur.
0
gottacatchemall
(28.02.22)
Haziran +1
0
teritori
(01.03.22)
(10)

Putin ciddi çuvallamadı mi?

mezarkabul
Baya bir çuvalladı sanki. Bir de şu an Moskova'da vb büyük şehirlerdeki ev fiyatları ne olur böyle giderse? Yengem Rus ve Moskova'da birkaç evi var da Merak ettim, birkaç aydır satmayı düşünüyordu.
Baya bir çuvalladı sanki. Bir de şu an Moskova'da vb büyük şehirlerdeki ev fiyatları ne olur böyle giderse? Yengem Rus ve Moskova'da birkaç evi var da Merak ettim, birkaç aydır satmayı düşünüyordu.
0
mezarkabul
(27.02.22)
yok bunları planlamıştır. rusya ve çin muhtemelen içe dönüş politikası izleyecek yani rusya gazı ve çin iş-gücü olmadan belirli bir süre yaşama politikası büyük ihtimalle bunun altyapısı hazırlanıyor şimdi

diğer türlü rusya ben gazı kestim, çin ben üretimi durdurdum diyemezdi. büyük ihtimal ile en az 10 yıl önümüzde iki blok içe dönük politika izleyecek

rusya-çin-%50asya
ve
eu-usa-japonya

rusya eu doğal gazsız ve çinsiz yapamaz diyor kısmen haklı zayıflatmanın tek yolu da bu büyük ihtimalle.
0
duyurukullanıcısı
(27.02.22)
Çin yeterince destek çıkmadı ama Rusya'ya hatta Putin hayal kırıklığı yaşadı diyor birçok kaynak.
0
🌸mezarkabul
(27.02.22)
Planlamış olsun ya da olmasın, başarılı olsun ya da olmasın, 2022 yılında bağımsız bir ülkeyi işgal ederek en başta çocuklar olmak üzere sivillerin ölümüne sebep olmak büyük çuvallamadır.
0
dissendium
(28.02.22)
putin çuvalladı demek tek taraflı kaynak okumaktır. rusya büyük bir ülke. ortadoğuda iran'ı, asya'da çin'i arkasına alabilecek bir ülke. israil üzerinde de etkisi var (ki israil'in savaş konusunda herhangi bir yorumunu duymadım. aynı şekilde hindistan da çekimser kaldı). kaldı ki, gördüğüme göre rus halkı da putine büyük destek veriyor (büyük kentlerde toplanan birkaç bin insana kıyasla çok daha fazla insan yaşıyor rusya'da). hatta bu desteğin %80'lere çıktığını söyleyenler bile var.
iki taraf da aşırı milliyetçilik ve propaganda kasıyor. rus kaynakları da öyle, avrupa kaynakları da öyle.

ayrıca, putin niye çuvallasın? dünya savaşlarında çuvallayan hitler, stalin, roosevelt falan değildi. bizzat halklar çuvalladı.
0
lesmiserables
(28.02.22)
Putin olağanüstü bir hareket başlattı ve Newton'un yasası gibi şu anda hiç olmadığı kadar büyük bir tepki görüyor (ekonomik yaptırımlar, silah mühimmat destekleri vb.)
Hava döndü gibi. Putin'in köpeksiz köyde değneksiz dolaşmasına dur dendi.
0
Ufuk
(28.02.22)
Valla acikcasi su 'putin dusunmustur' tayfasindan falan olmak istemiyorum ancak ozellikle su donemlerde herkesin sanki plansiz programsiz, haldur huldur is yapilmis gibi dusunmesi cok garip oluyor. Misal ben kendi halinde normal bir insanim. cogu ulkenin gundemiyle falan pek ilgilenmem cunku isim o degil. Isim ile ilgili seyleri ise elimden geldigince takip etmeye calisir, hatta bununla da yetinmem kim ne yapiyor-hangi yerde ne populer sektor neye agirlik veriyor gibi seyleri arastirir ogrenirim.

Bunu neden soyledim? Cunku olay sadece putin olayi degil. Tamam tek adam rejimi var, tamam adam istedigi gibi at kosturuyor da birak rusyayi en ortalama devlette bile karsi taraflarin nasil calistigini/ne yapmaya calistigini arastiracak ve onlarla ilgili veri toplayacak kisiler vardir cunku kisilerin isleri o. Bunlar da su ya da bu sekilde bir planlama yapar ve bu planlarini masaya yatirir. Karsindaki kisi diktator bile olsa onunla konusur ve bisekilde mantikli karar almaya calisir. Misal sadece askeri duruma odaklanalim, ben ortalama bir kisi olarak bugun gidip bir ulkenin askeri kanadinin basina gecsem ve bir ulkeye saldirmaya calissam kendime soracagim ilk sorular sunlar olur.

1- Elimizde(ic ve dis) toplam kac asker var? Bunlar tam olarak nasil dagitilmis.
2- Ust rutbedeki kisiler kimler ve bunlarin gecmisleri-karakterleri nasil? Emirlerinin altinda hangi birlikler var.
3- Elimizdeki techizat ne durumda. Tum malzemelerin listesi ve dagilimi hakkinda bir rapor alirim.
4- Askeri alandaki son teknoloji urunler neler? Elimizde bunlardan kac adet var, diger ulkelerde bu dagilim nasil.
5- Saldiracagim ulkenin askeri tarafinin basinda kim var? Bu kisinin gecmisi nasil ve en onemlisi su anki iliiskileri nasil
6- Ellerindeki techizat bilgisi ve asker sayilari nasil? Askerlik egitimi tam olarak ne sekilde veriliyor. Techizat ve asker dagilimi nasil?
7- Eger techizat ve diger seylerle ilgili cok net bilgim yoksa bu bilgiyi nasil elde edebilirim? Karsi tarafin icine bir casus yerlestirebilir miyim? Ya da bizdeki istihbarat niye bu bilgiyi alamamis.
8- Karsi ulkenin cografi ozellikleri, zayifliklari/guclu yanlari neler?


Bak hic bisey bilmeyen biri olarak ben bile gidip karsi tarafin durumu hakkinda bisekilde bilgi toplamayi dusunup ona gore bir strateji kasmaya calistim. Daha gonderilecek askerlerin dagilimlari, sayilari, gunluk ortalama maliyete, hava-kara-deniz gibi daha kapsamli ozelliklere hic girmedim bile. Kac yildir isi bu olan kisiler ukraynanin askeri olayini, nasil bir taktik takinacaklarini, ellerindeki techizati, gelebilecek olasi yardimlari hesap etmemis midir sence? Ki bu sadece askeri alandi. Bunun ekonomik ayagi icin yine ayni sekilde baska kisiler diger ulkelerin durumlarini incelemis, gelebilecek hamleleri bunlarin olasiligini falan bisekilde dusunmustur. Tamam her seyi dusunmemislerdir ya da hesaba katamamislardir ancak yine de bir cogu sey dusunulmustur bence.

Bizler siradan kisiler olarak atiyorum macron-putin gorusmesinde tam olarak ne konusuldugunu bilmiyoruz ancak onlar bu bilgiye sahipler. O konusmadaki hassas bilgileri masaya yatirmislardir. Haa devletler kartlari acik sekilde oynamaz ve poker masasindaki gibi davranabilirler o ayri ancak yine de sen de bunu bilir buna gore hareket edersin. Yanlis anlasilmasin adamlar her seyi biliyordur vs demiyorum ancak senin benim gibi ortalama insandan da cok daha fazla bilgiye sahipler ve isin kotusu hangi bilgi kirintisiyla idare edecegimizi belirleyenler de onlar.

Yani kisaca bu ortamdaki haberlere bakip da bir sonuca ulasmaya calismak yanlis bence. @lesmi nin dedigi gibi hem tek tarafli bir yaklasim olur bu hem de bilgi eksikligi yonunden yanlis degerlendirilir. Bu olayin arka planini ve gercekten neler yasandigini her zaman oldugu gibi taa kac sene sonra x-y-z kisilerinin anilarindan vs ogrenecegiz. O zamana kadar ise her iki taraf da bizi neye inandirmak istiyorlarsa onu servis edip o sekilde manipule edecekler.
0
j r r tolkien hayrani
(28.02.22)
21. yy'da putin'İn yayılmacı ve şiddet yanlısı politikalarına, nükleer tehditlerine yüzde seksen veya yakın destek verecek bir halk kitlesi olduğuna inanmak zor. ha otoriter yönetimlerde sayılarla çok kolay oynayabilirsiniz. yani sizin gözünüzün içine baka baka da açıklanan resmi bir enflasyon rakamı da var. insanlar ekonomik yaptırımlardan zarar gördükçe daha da fazla sorgulayacaklar. bu kadar geniş çaplı bir işgal için ortaya konulan argümanların altı doldurulamıyor. daha ötesi birbirine çok yakın iki halktan bahsediyoruz.
ikinci bir konu sivillerin yoğun olarak direndiği bir ortamda savaş suçu kavramıyla karşı karşıyayız. rusya gibi çok geniş topraklara yayılmış bir ülkede yine orta ve uzun vadede büyük sıkıntı doğuracak hamleler.
eğer uzlaşma sağlanmaz iş büyürse de kazananın olmadığı noktalara ulaşırız ki düşünmek istemiyorum.
0
sibertenik
(28.02.22)
demokrasi götürmüyor, ondan hep.
bağdat abd+uk ortaklığında bir haftada bütün ırak ise anca üç haftada düştü. o işgalde bugün gördüğümüz tepkilerin hiçbiri yoktu üstelik.
tam olarak rusya'nın deminden şimdiye gelerek ukrayna büyüklüğünde bir ülkenin kontrolünü mü almasını bekliyordunuz?
0
wop
(28.02.22)
herşeyi fake medya ve ukrayna telegram hesaplarından takip ettiğimiz için oluşan algı rusyanın çuvalladığı yönde. politik durumla ilgili tamamen tarafsız biri olarak şunu söyleyebilirim ki putin yapacağı hamlelerin 2 adım ötesini ukraynayı işgal etmeden önce hesaplamıştır. swiftten çıkarılması, ambargo uygulanması vs bunların hepsinin bir b planı vardır. adam eski ajan, etrafındakiler de boş değil. ukraynayı işgal etmiyor, sen silahını dibime koyarsan ben de sınırımı genişletir seni geri kovalarım diyor NATOya.
0
KidLazer
(28.02.22)
Rusya genel kurmay başkanı hakiki general iken, savunma bakanı çakma generalmiş. Bu bilgiye ek olarak Rusya'da bol bol rüşvet döndüğü için likayatin geçerli olduğu bir ilke gibi gelmiyor artık bana.

Benim yengemin babası Rus ve bakanlıkta bürokrat. Abime verdiği kartı gören Ruslar veya Rusya hakkında bilgi sahibi olan Türkler bu kartla Rusya'da her istediğini yaparsın vs diyor. Konuyu baya saptirdim ama liyakat olmayan bir ülkeden çok da bir şey beklememek lazım belki de.
0
🌸mezarkabul
(28.02.22)
(21)

kaç defa aşı oldunuz

dafuq
covid aşısıben 2 biontech +1 kez covid pozitif
covid aşısı

ben 2 biontech
+
1 kez covid pozitif
0
dafuq
(27.02.22)
3 biontech
Simdiye kadar pozitif olmadim/hastalik belirtisi gostermedim
0
hot potato
(27.02.22)
2 biontech
0
freebird5406_2
(27.02.22)
3 biontech
Evden hiç çıkmıyorum 2 yıldır insana hasretim :)
0
photo85
(27.02.22)
2 kere.
0
j r r tolkien hayrani
(27.02.22)
3 doz aşı oldum. işim gereği haftada belki 100’lerce kişiyle temas ediyorum. pandemi başladığından beri 100’e yakın defa pcr testi oldum. ilk kez geçen hafta tesadüfen iş öncesinde kontrol testinde pozitif çıktım. neredeyse sıfır semptomla geçiriyorum. neredeyse dememin sebebi varolan semptomlarım (şimdi geçtiler) testim pozitif çıkmasaydı tek başına covide bağlayamayacağım ufak tefek şeylerdi.
0
vital
(27.02.22)
0
0
el conquerador
(27.02.22)
3 doz biontech, 0 pozitif
0
coldegezenkutupayisi
(27.02.22)
2 moderna bir biontech.
0
logisticsmanager
(27.02.22)
3 biontech (sonuncusu aralık ayının son haftasıydı sanırım)
1 kez pozitif (dün itibariyle)
0
IncredibleMau
(27.02.22)
0
0
Erva
(27.02.22)
3 biontech, covirgin.
0
kimwexler
(27.02.22)
3 biontech, (bildiğim kadarıyla, belirtisiz atlatmadıysam) covirgin.
Dördüncü dozu da yaptırırım yakında.
0
kobuzchu kiz
(27.02.22)
3 biontech
İlk aşı öncesinde covid geçirdim
0
sevilen progressive türkücü
(27.02.22)
Aşı çıkmadan önce bir kere hastalık geçirdim (yatarak tedavi aldım), sonrasında 3 biontech aşı
0
primetime
(27.02.22)
4 sinovac. Covid olmadim hic.
0
marcelorios
(27.02.22)
2 sino
2 bion
Covid
1 ay sonra 1 tane daha bion
0
eja
(27.02.22)
4 sino - covirgin
0
exlibris
(27.02.22)
5
0
bass solo take one
(27.02.22)
3 doz biontech. 2.aşıdan sonra covidi hafif atlattım.
0
stejerners
(27.02.22)
3 biontech.

biz hepimiz biontech :))
0
since1907
(27.02.22)
2 sino
2 bion
0 covid +
0
hakmut
(27.02.22)
(17)

Cenaze evinde neden yemek dagitilir?

floydian
Asiri garip geliyor bu olay bana. Ananem oldugunde biz de yapmistik millet hizmet bekliyordu hatta birine dalacaktim ya bize corba gelemdi falan dedigi icin.Bu nasil kultur ya hic bizim kulturumuz gibi degil?
Asiri garip geliyor bu olay bana. Ananem oldugunde biz de yapmistik millet hizmet bekliyordu hatta birine dalacaktim ya bize corba gelemdi falan dedigi icin.

Bu nasil kultur ya hic bizim kulturumuz gibi degil?
0
floydian
(22.02.22)
Eskiden tam tersiydi, cenaze evine komşular yemek vs getirirdi. Nasıl oldu ne ara oldu anlamadım ama şimdiki duruma evrildi durum. Saçma ve bırakmak gerekiyor acilen.

Şehir dışından gelen akrabalara vs zaten verilir de kültür olarak pide veya lahmacun vs dağıtmak doğru değil.
0
mezarkabul
(22.02.22)
Normalde cenaze sahibi yemek dağıtmaz cenazeye gelenler yemek getirir dağıtır ama sonradan bu şekilde evrilmiş enteresan bi şekilde.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(22.02.22)
Aslında uzak yoldan gelenler için sanırım.

"Hayrına olsun" mantığıyla da birleşince zamanla yemekli davete evrilmis
0
abuzer
(22.02.22)
Aşırı saçma bir gelenek. Son derece haklısın.
İnsanlar cenazesine mi üzülsün, yemekle mi uğraşsın, o yemeğin servisiyle, bulaşığıyla mı uğraşsın? Nereden tutsan elinde kalıyor.

Bilgi olarak ilçe ve il belediyeleri cenaze evlerine pide gönderiyor genelde. Ben İzmir'de şahit oldum. Babamın amcası vefat ettiğinde hem İzmir BB hem de ilçe belediyesi pide göndermişti epey bir miktar.
0
himmet dayi
(22.02.22)
Bizde hala akrabalar/arkadaslar ayarlar yemegi. Cenaze sahibi yapmaz.amac da insanlar tum gun cenaze yerinde durabiliyor ya da sehir disindan gelenler oluyor, bunlarin ac kalmamasi.
0
ciagra
(22.02.22)
Bu ülkedeki en sacma adet bana göre. Ulan adam olmus biz yemek yiyoruz. Ölenin yakinlari acisindan bakarsak da yakınıni kaybetmisler oturup milletr yemek vermeye uğrasiyorlsr. Nerden baksan saçma bir adet. Yemek kutlamada verilir. Olunun arkasından yemek vermek sacma.
Oldum olasi sorgulsrim bu adeti.
0
stavro
(22.02.22)
Bizim çevremizde hiç görmedim bunu. Sadece internette okuyorum ve çok garip geliyor. Bizde yakınlar yemek getirir ve dağıtır. Cenaze sahipleri yemek işiyle uğraşmasın, özellikle uzaktan gelen misafirler ve yine cenaze evinde uzun süre duran diğer yakınlar aç kalmasın, hayat bir şekilde devam etsin, ölenin hayrı olsun diye yemek verilir ama kesinlikle cenaze sahiplerine hizmet ettirilmez, yemek yaptırılmaz.

Hatta bizim köylülerin bir cenaze yardım hesabı var, herkes istediği zaman istediği kadar para atıyor. ZAten cenaze sahipleri bu işlerle uğraşmıyor ama ilk gün onların yakınları da bu işlerle uğraşmasın diye köy derneği o hesaptan yemek ayarlayııp dağıtıyor cenaze töreninden sonra filan.
0
perferil
(22.02.22)
Valla saçma adet bence de ancak ben bunun çıkış noktasının şu helvanın dağıtılması olayı olduğunu düşünüyorum. Bunun dışında bir de ölümün 7.gunu bilmem kaçıncı günü vs şeklinde yine helva ve mevlid tarzı şeyler de olayı hızlandırmıştır. Yani hep cenaze evi bişeyler dağıttığı için de olay en son buna dönüşmüştür.
0
j r r tolkien hayrani
(22.02.22)
bu kadar saçma sapan bir şey olamaz.

anan-baban ölmüş sen gidip pide sipaşi veriyorsun. saçmalığın daniskası. birde yemek nerede diyen açlar var ki gidip olduğu yere gömesim geliyor.

olabilecek en saçma şey.
0
duyurukullanıcısı
(23.02.22)
Gereksiz, anlamsız bir adet.
Uzaktan gelenler aç olurmuş, ayıp olurmuş vs gibi sebepler..
Dinen de uygun değil.
0
Erva
(23.02.22)
bence bunu mevlütte falan yemek dagitilir ya onunla karistirdilar zamanla.
0
Ley
(23.02.22)
Günümüz ulaşım ve yeme-içme imkanları da düşünülünce bugünün şehir yaşamı için saçma geliyor ancak kırsal alanlarda bir amaca hizmet eden birşey, köyde bir cenaze oluyor ulaşım sıkıntılı, bir sürü insan günü birlik cenaze için geliyor ancak böyle yerlerde lokanta, restaurant büfe v.s yemek yenecek hiçbir yer olmuyor, bu gibi durumlar için ortaya çıkmış birşey bazı bölgelerde sadece bu iş için dernekler kurulur ki vefat edenin yakınları bu işlerler uğraşmasın diye, cenazeye gelmek isteyipte aracı olmayanlar için toplu otobüs kaldırırlar, cenaze olduğunda dernek cenazeyi alır defnedileceği yere götürür, mezarı hazırlar, topluca yemekleri hazırlar, dağıtır v.s

@anthemis nobili +1 diyorum benim içinde bulunduğum ortamda da bu şekilde yapılıyor, köy tarafı içinde yukarıda yazdığım şekilde yapılıyor ve bence olması gereken davranış şeklide bu insanları böyle günlerin de yalnız bırakmamak, destek olmak gerekir.
0
sealth
(23.02.22)
Eşimin ailesinden vefat olduğunda Trabzon'da cenaze evinde sizin dediğiniz gibi cenaze sahibi gelenlere pide dağıttı. Millet pide salonu gibi yedi içti. Kimsenin eve yemek getirdiğini görmedim.

Bizim de yakın zamanda cenazemiz oldu. İzmit'te. Yemek falan yapmadık. Eve gelenler yemek, börek, pide vs getirdiler. Ziyarete gelenlere onlar dağıtıldı.
0
pispinti
(23.02.22)
Valla ben çok seviyorum bu adeti. Kendi evimde yapmadım o yüzden o kısmı bilemiyorum ama dedem ve babaannem vefat ettiğinde orada yapmıştım.

Adet eski bi şaman adeti aslında. Birisi öldüğünde eve iyi ruhların yanında kötü ruhlar da geliyor. Ama hem yemek kokusu, hem de kalabalık kötü ruhların dikkatini dağıtıyor, böylece ölen kişinin ruhu, rahatsız edilmeden evden ayrılabiliyor.

Aynısı bizde bebek doğduğunda da var. 7'sinde ve 40'ında hamur pişirilip dağıtılır, bir nevi rüşvet, kötü ruhlar bebeği rahat bıraksın diye.

İşin bu "yoldan geldiler" vs. gibi pratik kısımlarıyla hiç ilgilenmiyorum, benim hoşuma giden mitolojik kısmı. Çünkü pratik hayat her nesilde değişir, mitoloji kısmı değiştirmen mümkün değil.

Bir de bu adeti sadece TR'de değil, Kırım'da, balkanlardaki Türklerde, Gagavuz Türklerinde de gördüm. Moldova'da köyün birinden geçiyorum, baktım bahçede kazanı koyup hamur kızartıyorlar, gittim hem yedim, hem de oo nerede bebiş diyip gidip bebek sevdim falan.

"Bizim kültürümüz değil" kısmının 2 boyutu var. Birincisi Anadolu'da yaşayanların çoğu zaten Türk değil, ayrıca İslam yüzünden yaşanan büyük bi Araplaşma var. Bir de üzerine cumhuriyet & modernizmi eklediğinde, bu toprak insanının bahsetmeye değer bir kültürü zaten kalmadı. O yüzden öyle düşünmen normal.

Cenaze törenleri de apar-topar gerçekleşen, hastaneden belediyeye koşturmaktan yolda heba olduğun çok çirkin bi hal aldı. Halbuki ister şimdi ister 1000 yıl öncesi olsun insan ölüyor, modern zamanların günlük pratiklerini unutup, hiç değişmeyen şeylere odaklanabileceğin, o adetleri yaşatabileceğin bir ortam olması lazım. Ama değil maalesef.
0
plutongezegendegilmi
(23.02.22)
O kadar kötü bir hal almaya başladı ki bu durum Anadolu'da, bazı ilçelerde Kaymakamlık bazı köy/mahallelerde muhtarlık yasak bile getirdi bu duruma. İlgili haberler bulunabilir internette.

Hani biz öyle bir milletiz ki bu saçma geleneği kırmak istesek de "elalem ne der" diye saçmalığa alet olmak zorunda kalırız, ama bir yasak olunca en azından sorun kökten çözülmüş olur.

Diyanetin de bu konuda fetvası/açıklaması vardı, bunun uygun olmadığına dair.

Cenaze evine komşular yemek yapar getirir +1

Aslında örfümüz bu yöndeydi yüzyıllardır, ne oldu da bu hale geldi hakikaten ilginç.

"Yemek/pide yok mu?" diye soranlara da bireysel olarak "cenaze evine yemek getirmek adettir, biz de siz getirirsiniz diye ummuştuk" diyecek cesurların çoğalması dileğiyle.
0
John Bloor
(23.02.22)
sözde ölen kişi için "hayır yapmak" amaç. ama günümüzde cenaze değil de sanki altın günü gibi. asıl olan o yemekler o halde cenaze sahipleri yemek hazırlayamaz mantığı ile onlara getirilmesi olmalı. gerçekten hayır yapmak için yemek dağıtılması da hoş ama insanlarımız cenazeye değil de yemeğe gidiyor mantığında olduğu için artık anlamını yitirmiş bir gelenek.
0
chanandler bong
(23.02.22)
Aslında normalde birinci dereceden yakınların bu işlerle ilgilenmiyor olması lazım. Yemektir, servistir bu işler orta derece akrabalar/tanıdıklar tarafından halledilir.
0
peki madem
(23.02.22)
(6)

Ronaldo ile Messi halısahada maç yapsa kim kazanır

mezarkabul
Eskiden teke tek maç yapardık ya, hem kaleci hem de oyuncu olurduk doğal olarak. Şimdi Messi ile Ronaldo o tarz bir maç yapsa kim kazanır? Bir iki yıl önce olsa garanti Ronaldo derdim ama yaşlandı herif biraz o yüzden kararsız kaldım ben.
Eskiden teke tek maç yapardık ya, hem kaleci hem de oyuncu olurduk doğal olarak.

Şimdi Messi ile Ronaldo o tarz bir maç yapsa kim kazanır?

Bir iki yıl önce olsa garanti Ronaldo derdim ama yaşlandı herif biraz o yüzden kararsız kaldım ben.
0
mezarkabul
(21.02.22)
Ryu mu döver ken mi tadında hoş bir soru olmuş :)

Ben oyumu Ronaldo'dan yana kullanıyorum, hız önemliydi sanki teke tek minyatür kalede.
0
msb
(21.02.22)
Bence Messi kazanır.
0
dissendium
(21.02.22)
Messi kıvrak küçük alan oyuncusu bence Messi
0
olaylar olaylar
(21.02.22)
Ronaldo alır.
0
j r r tolkien hayrani
(21.02.22)
Messi alır bence. Dar alanda daha kıvrak.

Not: Ronaldocuyum.
0
chicha_v2
(22.02.22)
messi alır. ama sahayı büyütsek ve süreyi uzatsak ronaldo alır.
0
sir gawain
(22.02.22)
(28)

Nelere abonesiniz?

osssy
Netflix ve spotify dışında internette para verip abone olduğunuz premium hesap, dergi, gazete, newsletter gibi hiç bir üyeliğiniz var mı?
Netflix ve spotify dışında internette para verip abone olduğunuz premium hesap, dergi, gazete, newsletter gibi hiç bir üyeliğiniz var mı?
0
osssy
(21.02.22)
ilaveten youtube, amazon, icloud.
0
orient blue
(21.02.22)
Blu Tv, Spotify,Gain,Bein Sports,Youtube.
0
since1907
(21.02.22)
Mubi, Youtube Premium.
0
anarsik kurbaga
(21.02.22)
Amazon'da kindle unlimited ve Audible Premium
0
sopiro
(21.02.22)
Amazon (bence her kuruşa değiyor zaten çok ucuz). YouTube premium (buna bence çok da gerek yok). Sanal market gold hesap (bunu sıkça kullanıyoruz)
0
fraise
(21.02.22)
Youtube Premium
Mubi
Netflix
Game Pass Ultimate
Busuu
0
AlsterWasser
(21.02.22)
youtube premium, olmazsa olmaz. geri kalan herşey için malum üyelik :D

bir de aylık google'a para veriyorum 100 gb ek alan için ayda 5 tl gibi bişey.
0
mustafakesekci
(21.02.22)
ikisi haricinde;

youtube premium
amazon prime
mubi
xbox game pass
EA play
ve senelik iptv
0
coldegezenkutupayisi
(21.02.22)
blutv, gain, mubi
0
cutterfly
(21.02.22)
Mubi
amazon
0
black holes in the sky
(21.02.22)
YouTube premium,
Amazon prime,
Migros gold
0
inheritance
(21.02.22)
Netflix
Amazon prime
Disney
Vpn
Canal plus
0
logisticsmanager
(21.02.22)
youtube, amazon.
0
teritori
(21.02.22)
amazon prime
spotify
0
paintov
(21.02.22)
amazon prime,
migros gold,
daily cross stitch,
wow presents plus
0
kobuzchu kiz
(21.02.22)
- Evernote
0
put it in your appropriate place
(21.02.22)
Storytel.
0
invictae
(21.02.22)
Netflix ve Spotify da dahil olmak üzere 0 aboneliğim var.

Abonelik ekonomisinden nefret ediyorum.

Ama Patreon ve Substack üzerinden aylık bağış yaptığım bi kaç yazar/çizer mevcut.
0
plutongezegendegilmi
(21.02.22)
Netflix
amazon
youtube premium
ea game pass (yıllık)
money gold (migros sanal market)
Gain
Google Drive (yıllık)
0
false pretension
(21.02.22)
Kendim abone olduklarım;
Mubi
Gain
Youtube Premium
Google One
Spotify
TvPlus

Arkadaşlarımın aboneliklerinden faydalandıklarım;
Blutv
Bein Connect
Netflix
0
(21.02.22)
Netflix Spotify yok bende.

tivibu
digiturkplay
socrates dergi
bu aboneliklerim var. Uykusuz' a abone değilim ama her hafta alırım istisnasız.
0
kumandanim
(21.02.22)
müebbet muhabbet youtube kanalı dışında tek bir aboneliğim yok. dizi film ne varsa reklamsız ücretsiz aboneliksiz izliyorum teknoloji sağ olsun. müzik de hakeza.
0
kimwexler
(21.02.22)
Blutv, game pass, migros gold, amazon
0
baal
(21.02.22)
youtube premium üyesiyim

netflix ve spotify üyeliğim yok. ihtiyaç duymuyorum
0
dafuq
(21.02.22)
amazon prime
psn plus
0
duster
(21.02.22)
Youtube.

Netflix, amazon prime vs arkadaslarin hesabini bedavaya kullaniyorum.
0
hot potato
(21.02.22)
Valla sanirim en saçma üyelik bende varmis. Geçen gelen fatura maili sonrası overleafe taa kaç aydır premium abone olduğumu farkettim. Bir ara bir sınırlamasından yırtmak için kendimce çakallık yapıp premium deneme sürümüne geçmiştim ancak sonradan iptal etmeyi unutmuşum.
0
j r r tolkien hayrani
(21.02.22)
youtube premium
amazon prime
0
cooperr
(21.02.22)
(5)

Yakın arkadaşlarla olan para mevzusu

jjimyl
Yakin arkadaşlarınızla ya da yakınlarınızla paraya olan bakış açınız benziyor mu? Örneğin herhangi bir şey için 100 TL bana uygun gelirken ona pahalı gelebiliyor.Zaten her şeyin pahalı olduğu böyle bir ortamda sürekli görüşmediğiniz kişilerle bulusunca olumsuz olarak para muhabbeti geçiyor mu aranız
Yakin arkadaşlarınızla ya da yakınlarınızla paraya olan bakış açınız benziyor mu? Örneğin herhangi bir şey için 100 TL bana uygun gelirken ona pahalı gelebiliyor.Zaten her şeyin pahalı olduğu böyle bir ortamda sürekli görüşmediğiniz kişilerle bulusunca olumsuz olarak para muhabbeti geçiyor mu aranızda?
0
jjimyl
(20.02.22)
Benzeyen de var benzemeyen de. Aile içinde de öyle. Her incik boncuğu sırf pintiliği dikkat çekmesin, fark daha büyük görünsün diye aylığa yıllığa vuranlar var. Başkalarına karışmadığı sürece kendi hayatını öyle yaşayana saygı duyarım ama kendi kafasını sana empoze edene, yaptığın bi harcamaya yüz ekşitene tokadı vurasım geliyor.

Son soruyu tam anlamadım. Normalde görüşmediğim kişilerle buluşmamayı tercih ediyorum.
0
IncredibleMau
(20.02.22)
@IncredibleMau son cumlemi biraz genellemis olabilirim. Pandemi,iş vs nedenlerle yakın arkadaşlarımla dışarıda nadir buluşuyorum..
0
🌸jjimyl
(20.02.22)
Valla olay para hesabından ziyade neye ilgi duyduğun ile alakalı gibi. Mesela ben oyun için gözümü kırpmadan çok para harcayabilirken iş kıyafete vs geldiğinde çok fazla harcama yapmam. Hal böyleyken giyimine, görünüşüne çok dikkat eden arkadaşların bir kıyafete verdiği paraya ben "o paraya öküz alınır" tepkisi verirken onlar da benim oyunlara verdiğim paraya o tepkiyi veriyor.

Yani benzer zevklere ve ilgi alanlarına sahip olduğum arkadaşlarımla bakış açım benziyorken diğer arkadaşlarla pek benzemiyor.
0
j r r tolkien hayrani
(20.02.22)
E tabi paranın konusu dolaylı da olsa mutlaka açılır. Dedikodu konuşulmuyosa eğer tatildir, yeni bir üründür, iş hayatında yaşananlardır öyle ya da böyle konu paraya gelir. Az ya da çok görüştüğüm tanıdığım insanlarla paraya ve yapılan harcamalara bakış açım mutlaka değişiyor. Biri hiç acımadan giyime para harcar diğeri teknolojiye. İkisi de birbirini eleştirir.

Ayarsız dediğim bi iş arkadaşım mesela her ayın ilk haftası kredi taksidini ödemek için 40 takla atarken ertesi gün binlerce lira verip bi montla gelir. Öteki daha zengindir ama yıllarca aynı şeyleri giyer. 40cm'lik bi ses kablosuna gider binlerce dolar verir ama. Buna rağmen üçümüz de domatese gelen zamdan dem vururuz ama.
0
IncredibleMau
(20.02.22)
geciyor. ben bu hikayedeki cimri/tasarrufcu/parasiz tarafim. ozellikle mekanlarda yemek ve alkole tonlarca para dokmeye karsiyim. daha ucuz aktiviteler oneriyorum bulusacagimiz zaman sonuc olarak.
0
hot potato
(20.02.22)
(10)

Sinemanın Altın Çağı

Kaleci Saçlı Forvet
Doksanlı yıllar bana sinemanın altın çağı gibi geliyor, yani her kategoride en iyi filmler sanki doksanlı yıllarda çevrilmiş gibi, belki 2000'li yılların başları da bu şekilde ama sonrasında baya bozuyor, yani bilimkurgu filmlerini geçiyorum adamlar normal filmleri bile yeşil perde önünde çekiyor gi
Doksanlı yıllar bana sinemanın altın çağı gibi geliyor, yani her kategoride en iyi filmler sanki doksanlı yıllarda çevrilmiş gibi, belki 2000'li yılların başları da bu şekilde ama sonrasında baya bozuyor, yani bilimkurgu filmlerini geçiyorum adamlar normal filmleri bile yeşil perde önünde çekiyor gibi sanki berbat bi anlayış hakim olmuş sektöre. Haksız mıyım? Teşekkür ederim.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(20.02.22)
haklısın. aynısını müzik ve spor için de düşünüyorum.
doksanlar altın çağ, 2000lerin başı zirve, bir kaç sene sonra sert düşüş
0
dafuq
(20.02.22)
ben de bu konuda fikirlerimi dağınık olarak yazayım

hollywood ve ana akım sinema için dediğin doğru, bir de zaten her şeyin filmi çekildi yeni bir şey çekilmez dedikleri yere geldik sanırım çünkü "yeni" bir şey izlediğimizde 18 yaşındaki gence çok güzel ve etkileyici gelen bir film bizde ya bunu ve benzerini daha önce kaç kere gördük hissi yaratıyor, duygulara ve olaylara bir doymuşluk var

farklı şeyler izlemek isteyenler art house ve bağımsız türlere kayıyor, klasik giriş gelişme sonuca uymayan daha deneysel filmlere yöneliyor
0
freebird5406_2
(20.02.22)
Valla ben daha çok bilim kurgu ve fantastik türden filmler sevdiğim için aslında bu zamanlar bu tür filmler için en süper zamanlar gibi geliyor bana. CGI sağolsun çok süper evrenler, neredeyse birebir şekilde oluşturulabiliyor. Bu da süper bir seyir zevki yaşatıyor.

Bana göre tek sıkıntı ise şu günümüzdeki sjw ve political correctness olaylarının abartılmasi yüzünden bazı evrenlerin mahvedilmesi.
0
j r r tolkien hayrani
(20.02.22)
CGI işi bence çok abartılıyor ya. Yani illa kullan ama örnek vermesi için söylüyorum mesela Yüzüklerin Efendisi çekilirken adamlar Miğferdibi'nin maketini yapıp sahneyi perspektif tekniğiyle çekiyorlar, bu benim için daha gerçekçi bir ortam yaratıyor ama filmi bugün çekseler kimse uğraşmaz bunun yeşil perdede çekip geçer, o da artık bi noktadan sonra acayip sentetik bir hava yaratıyor benim için, hatta iş neredeyse çizgi film izliyormuşum noktasına geliyor. Benim sıkıntım biraz bu.
0
🌸Kaleci Saçlı Forvet
(20.02.22)
@freebird5406_2 +1

geçmişte sinema ile yaşamak, öğrenmek, sinema filmi ile hissetmek, içselleştirmek gibi şeyler vardı. o yüzden değerli sinemacıların bakış açıları ortaya güzel işler çıkartıyordu. ve belki de para kazanmak bu kadar önemsenen bir mevzu değildi. şimdi ise her şey çok teknik bir yapıda ilerliyor gibi. ben yeni filmlerde eski sahici hisleri bulamıyorum. 90'lar ve 60'lar bence sinemanın en iyi çağlarıydı. belki de her şeyin bu kadar göz önünde olmasının negatif etkisidir, film çıkmadan film hakkında her şeyi bilmek. film çıktıktan sonra bir repliğinin, sahnesinin binlerce kez paylaşılması... belki de bunlar sahicilikten uzaklaştırıyordur insanı.

şimdi bazı dizilerde sinema tadı bulmak mümkün ama. better call soul, fargo... bu gibi dizilerin her bir bölümü başka bir sinematografik karakter içeriyor, sinemasal haz veriyor bana. sinema filmlerinden alınamayan tatları dizilerde bulmak mümkün.
0
the man with no name
(20.02.22)
teknoloji ile sinemanın harmanlanması açısından doğru, 90'lar ve 2000'lerin başı altın çağ denebilir.

ama sinemanın asıl altın çağı 1940-1960 arası dönemdir. zaten classic/golden age hollywood dedikleri dönem bu döneme denk geliyor. onun dışında italyada neorealist, fransada yeni dalga gibi akımlar var. uzakdoğuda kurosawa, naruse, kobayashi gibi isimler, avrupada dreyer, bergman gibi isimler hep bu döneme denk geliyor. sinemanın altın çağ kuşağı esasen bu isimlerden oluşuyor. bugünün veya 90'ların sinemasıyla karşılaştırılamaz bile.
0
lesmiserables
(20.02.22)
Bir sanat eserinin değerinin ortaya çıkması için üstünden belirli zaman geçmesi gerekiyor. Bunu hem zamana karşı ayakta durabilmek açısından hem de bir değerinin olabildiğince çok insan tarafından uzun süre içinde filtrelene filtrelene günümüze ulaşması açısından değerlendirebiliriz.

Haliyle bu hep böyle olmuştur, 2000'ler başında da 80'ler filmleri sinemanın altın çağı olarak kabul edilebilirdi. Benzer şekilde 20 sene sonra 2010'lara aynısını diyebiliriz.
Şimdi diyemiyoruz çünkü yeterli filtrelemeden geçmedi. Zamanla mücadeleye girmediler henüz, dönem olarak geniş perspektiften değerlendirilmediler. Bu aşamalar sonrasında daha net karşılaştırabiliriz 90'larla.


Tabii altın çağı diyince işin içine çok kıstas giriyor, ben şahsen sinemada bir dönemi altın çağ nitelendirebilecek kadar sinema tarihine hakim görmüyorum kendimi. 50'lerin çığır açan filmleri, 70'lerin sektörü günümüzdeki haline gelmesini sağlayan gelişmelerini düşünürsek altın çağ demek için ortaya çok fazla kriter çıkıyor.
Mesela sen hollywood ve sinema "endüstrisi" açısından bakmışsın olaya, işin "sanatsal" boyutundan bakınca, benim tarafımdan böyle görünüyor.

İlla bir yorum yapacak olursam; 2000'lerden itibaren - teknolojinin de gelişmesi sayesinde- bir sürü ilk film başarıları ortaya çıktı. Sinemanın gelişmesi açısından bakarsak son 10-15 yılın sinema tarihinin en iyi ilk filmlerinin yapıldığı bir altın çağ olarak gösterebiliriz.
0
Bruce
(20.02.22)
90'lar benim de favori dönemimdir sinema için.
müzik konusunda da sevdiğim bir dönem.

evet görsel olarak belki bu dönem daha çok tatmin edici, ki bence pek değil ama genel için konuşuyorum, yine de bazen başlayan, gelişen ve sonu olan bir takım insan hikâyeleri izlemek istiyorum.
90'larda en azından "konusu" olan filmler izleyebiliyorduk.
ve bunun illa sanat filmi ya da bağımsız sinema olmasına gerek yok, normal bildiğimiz hollywood filmlerinin de hikâyeleri vardı.
0
blatta hiberna
(20.02.22)
bence yanlış. türk sineması için bir nebze doğru. her ülkenin sinemasının altın yılları var. hollywood için bu 70'ler. italya sineması için 40'lar, fransa için 60-70'ler diye değişiyor.

90'lar siz gidip italyan sinemasının çağ atladığı zamanlarla kendinizi bağdaştıramayıp o filmleri sıkıcı bulduğunuz için size iyi geliyor. gerçekten çok film izlemiş olmak lazım bu ayrımı yapabilmek için. gidip 40'ların hollywood stüdyo filmlerini de izleyeceksin, 60'ların yeni dalga filmlerini de. her filmi dönemine göre değerlendirebilme yeteneğine sahip olduktan sonra gelip bence bu böyle diyeceksin.

ek olarak günümüzde çekilen göz önündeki filmler dediğiniz gibi ama bağımsız filmler öyle değil. her zaman izlenecek bir şeyler bulunabilir. önemli olan film aramayı bilmek.
0
bohr atom modeli
(20.02.22)
Bence oyle değil. 90larin filmlerinden zamanında efsane film dedigim filmler bugun tekrar izledigimde bana cok tirt geliyor. Gunumuz filmlerinin kalitesi yok, hem senaryo hem de prodüksiyon olarak.

He günümüz filmerinden 30filmden bir tanesi kaliteli cikiyor en fazla bana sorarsan ama muhtmelen o yıllarda da böyleydi bu.

Bir de bu izlediği film turune de bağlı biraz insanin. Bazı turler kendini tekrar etmeye basladi.
0
stavro
(20.02.22)
(13)

sevdiklerinizin resimlerini cüzdanınızda taşıyor musunuz?

baldan kaymak
sb.
sb.
0
baldan kaymak
(19.02.22)
Tasimiyorum.
0
j r r tolkien hayrani
(19.02.22)
Yok ya keşke taşısak
0
freebird5406_2
(19.02.22)
hayır. bunlar akıllı telefon çıkmadan önceki alışkanlıklar.
0
dafuq
(19.02.22)
evet, rahmetli annemin çocukluk fotosunu
0
hakikatler bosluga bakan aynalar miydi
(19.02.22)
evet
0
tcyx
(19.02.22)
evet:(
0
gabe h coud
(19.02.22)
Taşıyordum bir ara. Şimdi cüzdanda ne var ne yok bir fikrim yok açıkcası. Taşımak gerektiğine inanırım ama.
0
ruhen hastayim ben
(19.02.22)
Eşimin ergenliğinden kalan ve baktıkça güldüğüm vesikalığını taşıyorum <3
0
kobuzchu kiz
(19.02.22)
Lisedeki cüzdanımda vardı ama bir kere bile açıp baktığımı hatırlamıyorum.
Bi 5-6 senedir cüzdan değil kartlık taşıdığım için zaten koyacak yer yok ama olsaydı da taşımazdım.

Kendi biyometriklerim var 2 tane pasaport 2 tane de vize boyu; onlar duruyor kartlıkta.
0
Jux
(19.02.22)
akıllı telefonlardan sonra gerek kalmayan bir gelenek artık
0
kelepir
(19.02.22)
Kendi vesikalıklarimi taşıyorum lazım oluyor diye.
Kardeşleriminkini de taşıyorum ama sebebini bilmiyorum. Öyle alıp koymusumdur cüzdana.
0
Gradient_tabanlı_mor
(19.02.22)
Hayır
0
ceketimi alip cikcam
(19.02.22)
Yasadigim yerde para yerine bir app kullaniliyor. O yuzden cuzdan tasinmiyor, cep telefonu tasiniyor. Orda da resimler var.cuzdan tasisaydim resim koymazdim.
0
sopiro
(20.02.22)
(6)

İnsan doğası denilince ne anlıyorsunuz?

Coyote
sb.olması gerekenden daha kolay kullanıldığını düşündüğüm bu kavram hakkında kimler ne düşünüyor merak ettim.
sb.

olması gerekenden daha kolay kullanıldığını düşündüğüm bu kavram hakkında kimler ne düşünüyor merak ettim.
0
Coyote
(19.02.22)
Bu lafı ne zaman kullansalar cümle içinde insan ile ilgili hep bi zayıflık, refleks, istemdışı hareket, ilkel ve yabanıl bir tepki olur. O yüzden pozitif bi anlam taşımıyor benim için.
0
sttc
(19.02.22)
Valla bende siradan olma anlami uyandiriyor hep. Yani herkesin kendini ozel olarak hisstemesinin aksine aslinda herkesin oldukca siradan oldugunu ve tepkilerinin, davranislarinin, isteklerinin vs hep benzer sekilde oldugunu ifade ediyor gibi geliyor.

Tabii bir de baglama bagli olarak genelde soyleyen kisinin kendini cok bilmis gibi gordugunu dusunurum. Yani 'ben tum insanlari cozdum, herkes boyle ya da soyle' gibi tespitler yaparak genellestirme yoluna giden biri canlaniyor gozumde.
0
j r r tolkien hayrani
(19.02.22)
Ardından hemen bir safsata gelecek diye düşünüyorum
0
freebird5406_2
(19.02.22)
fıtrat
0
tcyx
(19.02.22)
insanın insan olmaktan kaynaklı olarak yaptığı eylemler, hissettiği duygular vs.
örneğin hep daha fazlasını istemek.
0
candide
(19.02.22)
Davranışlarımızın kökeni kitabını tavsiye ederim.
0
kaset
(19.02.22)
(5)

birini kırmadan telefon görüşmesini sonlandırmak

baldan kaymak
bunu nasıl yapıyoruz? sb.
bunu nasıl yapıyoruz? sb.
0
baldan kaymak
(15.02.22)
Alttan bi başkası arıyor demek
0
photo85
(15.02.22)
- Tammmam iyi bakalım o zaman ben de çalışayım/yemek yiyeyim/görüşürüz yine...
0
Gradient_tabanlı_mor
(15.02.22)
Valla baktım çok uzuyor direkt "neyse, var mı bir isteğin benim gitmem gerek" tarzı bişeyler söyler sonlandırırım konuşmayı.
0
j r r tolkien hayrani
(15.02.22)
"telefonum caliyor, buna donmem lazim."
0
e haliyle
(15.02.22)
"Doktor uzun süre telefon ve kulaklık kullanımını yasakladı, kulağımda x varmış da!"

Böylece her seferinde yalana gerek kalmaz, her görüşmeyi kısa kesersiniz. Öbür türlü her görüşmede bir bahane bulunca kırılabilir.

Bazı insanlar kapatmıyor telefonu, maalesef.
0
John Bloor
(16.02.22)
(10)

Narsist sevgiliden ayrılmak

beyaztenlikiz
2 yıllık, evliliğe giden ilişkimi bitirdim. Erkek arkadaşımın narsist olduğunu düşünüyorum. Tüm belirtiler ona işaret ediyor. Onun ve ailesinin yanında kendimi aşırı değersiz, mutsuz hissediyordum. Garip bir şey olduğunu fark ediyordum ama bir türlü ne olduğunu anlayamıyordum. Ben bu 2 yılda mutlulu
2 yıllık, evliliğe giden ilişkimi bitirdim. Erkek arkadaşımın narsist olduğunu düşünüyorum. Tüm belirtiler ona işaret ediyor. Onun ve ailesinin yanında kendimi aşırı değersiz, mutsuz hissediyordum. Garip bir şey olduğunu fark ediyordum ama bir türlü ne olduğunu anlayamıyordum. Ben bu 2 yılda mutluluğumu, huzurumu ve kişiliğimi kaybettim :( Kendimden emin değilim. Artık güçsüz biriyim. Bir şeylere başlama gücüm yok. İşimi küçümseyerek beni işimden bile soğuttu. Şimdi benim gideceğimi bildiği ve alakası olmayan etkinliklere geliyor. Kendini gösterip beni küçük düşürücü şeyler söylüyor herkesin içinde. Gerçekten sıkıldım. Narsistle ilişkisini bitirmeyi başarabilen var mı? Çok kindar ve öfkelendiğinde çok gaddar olabilen biri. Beni korkutuyor:( Tek keyif aldığım yer o etkinliklerdi. Artık onlara da gitmeyi düşünmüyorum:( Karşılaşmak istemiyorum
0
beyaztenlikiz
(13.02.22)
O seni kucuk dusurucu seyler soyluyorsa sen de ona karsiligini ver herkesin icinde. Oyle sinip yaptigini normal karsilarsan daha da gaza gelir. Hatta oyle ciddi bir sey yerine alayci, onun kucuk seylerle ugrasan biri oldugu izlenimini veren seyler soyle. Etkinliklere de git, karsilasirsan da aldirma.
0
j r r tolkien hayrani
(13.02.22)
İletişim kurmayın, kendinizi, ne hissettiğinizi anlatmaya çalışmayın. Sadece uzak durun ve yeni hayatınıza odaklanın. Başka türlüsü zor. Konuyu sündürdükçe sadece canınızı yakacaktır.
0
kaptankedi
(13.02.22)
Ne mutlu ki fark edip ayrılmışınız. Şimdi psikolojinizi düzeltme zamanı. Mümkünse psikoloğa gidin. Değilse de travma iyileştirmeyle alakalı kitaplar, içerikler okuyun çünkü toksik ilişki bilfiil travmadır.

Onun sizi kışkırtmasına izin vermeyin, bir narsistin dayanamadığı şeylerden biri görmezden gelinmektir. Bir süre o etkinliklere gitmeyip ruh sağlığınıza odaklanın. Kendisi sizden istediği geribildirimi alamayınca yavaş yavaş kendine yeni bir kurban bakacaktır muhtemelen.

Aynısını deneyimlemiş biri olarak size garanti ediyorum, özgüveninizi geri kazanabilirsiniz. Sadece zamana ve kendi üstünüzde çalışmaya ihtiyacınız var.
0
inawen
(13.02.22)
var.

17-24 yaş arası yakın arkadaşlık
24-32 yaş arası sevgilik

narsisistik kişilik bozukluğu olduğu da ayrıldıktan sonra dank etti üstelik maalesef.

sonra üzerine çok okudum. bendeki empatlık ve annem ile olan bağlanma sorunlarım, altta yatan değersizlik duygum yol açtı bu kadar yılımım anlamadan geçmesine.

nasıl ayrıldım?

çok sevdiğim bir eğitmen vardı, bir gün bir şey anlattı: çift terapilerinde bazen şöyle bir şey öneriliyormuş: birkaç ay tamamen onun dilediği gibi biri olun, gurur yapmayın, ona uyun, tüm odağınız onu mutlu etmek olsun. başka bir şey düşünmeyin. eğer siz min 3 ay böyle davranmanıza rağmen pek bir şey değişmiyorsa ayrılın.

(bazı şeyler değişebilir veya ilk başlarda değişebilir ama uzun sürmez.)

bunu uyguladım ve benim kurtuluşum oldu. çünkü asla irademle uzaklaşamıyordum. (bkz. travma bağı)

saçma sapan davranmaya devam etti. ben de ondan iğrenene kadar devam ettim. bittiğinde hem içim çok rahattı hem de ondan artık iğreniyordum, hiç ayrılık acısı çekmedim.

tamamen kopmamız 1 yılı buldu çünkü asla vazgeçmezler. 1 yılda geri dönmeyeceğimi ancak anladı. ne demek siz ondan ayrılacaksınız? egosuna asla yediremez. çok deneyecek, hayatta yapmayacağı şeyleri yapacak, değişti sanmayın, sadece avını kaçırmamak için rol yapıyor. aslında o sırada sizden nefret ediyor ve olur da numarası tutar ve geri dönerseniz nasıl intikamlar alacağınının hayalini kuruyor.

geri dönmeyeceğinizi anlayınca da
- ya birdenbire ortadan kaybolarak dikkat çekmeye çalışacak.
- ya da çirkefleşecek. sizi suçlayacak. çok masum bir konuşma yapmak isteyip size psikolojik şiddet uygulayacak. belki sizi çevrenize rezil etmeye çalışacak.

eğer no contact kuralını uygular ve dimdik durabilirseniz eninde sonunda vazgeçecek.
0
la lykia
(14.02.22)
"Çok kindar ve öfkelendiğinde çok gaddar olabilen biri"

bu kısım çok tehlikeli. bu kişiler karşısındakine fiziksel, manevi, psikolojik zarar vermekte hiç tereddüt etmeyecek kişiler.

asla laf dalaşına girmeyin. ona uymayın.

ilk kural no contact ve tepki vermemek.

ona herhangi bir tepki verdiğinizde onun istediğini yapıyorsunuz. sizin dikkatinizi çektiği için tatmin oluyor. siz herkesin içinde ona küfür de etseniz, laf da soksanız mutlu olacak.

konuşmak zorunda kalırsanız asla onu aşağılamayın, dalga geçmeyin, laf sokmayın, suçlamayın. bunlar sizi kısır döngüye sokar ve daha kötüsü ondaki tehlike potansiyelini artırır.

takılmış plak gibi sadece görüşmek istemediğinizi söyleyin. uyumsuz olduğunuzu düşündüğünü söyleyin bu kadar. ama mümkünse konuşmayın.

no contact no contact no contact

etkinliklere en az 6 ay gitmeyin. ortak çevreniz varsa uzaklaşın.
0
la lykia
(14.02.22)
İngilizce "grey rock method" olarak araştırabilirsiniz, narsistlerde tek işe yarayan yöntem. Temelde onun için "sıkıcı" hale gelip,istediğini vermeyeceksiniz la lykia'nın önerdiği gibi. Karşısına çıkmayacak,sizinle ilgili kişisel bilgilere ulaşmasını engelleyecek, gerekirse düz ve kısa cevaplar vereceksiniz. Kavga,dövüş,duygu yoğunluğu, bunlar hep istediği ve beslendiği şeyler,bunu ona vermeyeceksiniz. Hem pozitif hem de negatif enerjinizden besleniyor, öyle düşünün.

Benim de geçmişinde bir narsist sevgili var. İşin ilginci, okuyup öğrendikten sonr çevremdeki diğer narsistlerin farkına vardım, arkadaş kisvesi altında o kadar çok bu tip insan barındırmışım ki. Yavaş yavaş hepsini temizledim. Size de çevrenizin geri kalanına da aynı gözle bir bakmanızı öneririm. Genelde birden fazla narsist sarmış oluyor bizim gibi kişilerin etrafını.
0
gmzo
(14.02.22)
ayrılmayı başararak en önemli adımı atmışsınız zaten. böyle düşünün. güçsüz ve başarısız olsanız bu adımı asla atamazdınız. düşündüğünüz kadar manipüle edememiş demek ki sizi, içinizdeki güçle uzaklaşmayı başarabilmişsiniz.

ama diğer taraftan sanki bu toksik duruma alışmışsınız ve hatta bir miktar beslenmeye başlamışsınız. bununda mutlaka sizin içinizdeki karşılık geldiği noktalar vardır, sevgisiz büyüme, manipüle eden ebeveynlerle büyümüş olma ve benzeri başka nedenler gibi gibi. bunları bulmaya çalışın kendinizde ve gerekiyorsa bunlarla ilgili uzman desteği alın.

tek keyif aldığım yer o etkinliklerdi diyorsunuz ya, hah işte sizin beslendiğiniz alan burda dolaşıyor. bir insanın sadece x tarzı etkinliklerden keyif almasına imkan yok. size iyi gelecek, bu süreçte ruhnuzu ve özgüveninizi onaracak yığınla etkinlik bulabilirsiniz. kendinize karşı dürüst olun, kendi içinizdeki çelişkilerle yüzleşip onları çözmeye odaklanı.

arkadaşlarında dediği gibi no contact ve dik durun, başaracaksınız.+ 1
0
Phoebe
(14.02.22)
merhaba, öncelikle geçmiş olsun. benzer yollardan geçmiş biri olarak sizi çok iyi anlıyorum. kendinizi yalnız hissetmeyin.

önceki cevaplarda da çok güzel anlatılmış. şu an size zor gibi gelebilir ama hiç temas kurmadan uzak durmak ve kendinize odaklanmak kendiniz için yapabileceğiniz en güzel şey. zaten bir süre sonra iyileşmeye başlayacaksınız. kendinize zaman tanıyın ve kendinize karşı şefkatli olun.

bir de instagram kullanıyorsanız dilerseniz "narsisten sonra yaşam", "narsisizme karşı", "narsistle mücadele, "narsist kişilik bozuklugu" gibi hesaplara gözatabilirsiniz.
0
elma
(14.02.22)
@elma + 1 —" kendinizi yalnız hissetmeyin."

burada herkes o kadar güzel yaklaşmış ki, okurken tavsiyeler bana verilmemiş olsa da pamuk gibi oldum. herkese teşekkürler.

kendinizi yalnız hissettiğinizde de buraya ya da size iyi gelen, konuyu anlayabilecek dostlarınıza başvurun. yalnız hissetmeyin, narsist kişiler karşısındaki yalnız bırakmak konusunda oldukça mahirdir ama değilsiniz. her şey güzel olacak.
0
kaptankedi
(14.02.22)
Bana güç verdiniz. Herkese çok çok ama çok teşekkür ederim. İyi ki varsınız:)
0
🌸beyaztenlikiz
(15.02.22)
(5)

28 yaş hiç romantik ilişki deneyimi yok, bundan sonra mümkün olmaz mı?

ruh i tibbiye
soru başlıkta. hayat maalesef bazı insanları daha izole yaşamak zorunda bırakıyor. belli bir dönemden sonra sosyalleştim ama sanki o treni çoktan kaçırmışım gibi hissediyorm. imkansız mı? bundan sonra yalnızlığa mahkum muyum sizce? deneyimlerinizi paylaşır mısınız?ciddiyim!
soru başlıkta.

hayat maalesef bazı insanları daha izole yaşamak zorunda bırakıyor. belli bir dönemden sonra sosyalleştim ama sanki o treni çoktan kaçırmışım gibi hissediyorm. imkansız mı? bundan sonra yalnızlığa mahkum muyum sizce? deneyimlerinizi paylaşır mısınız?
ciddiyim!
0
ruh i tibbiye
(13.02.22)
Yoo neden olmasın. Her zaman olabilir
0
olaylar olaylar
(13.02.22)
Elbette imkansız değil ama şans faktörü gerçekten büyük.
Ancak bir de buna hazır olma durumu var ama bunu olcemeyiz.
İmkan varsa terapi her zaman için çok faydalı bir şeydir. En azından karşınıza çıkan şansı görmeye ya da buna hazır olmaya yardımcı olur.
0
kisa
(13.02.22)
Usttekiler+1
Tabii terapi önerisi hariç. Bence terapilik bir durum yok ortada. Durumun da öyle treni kaçırmışsın gibi hissettirecek bişey değil bence. Yarının ne şekilde olacağı belli olmaz.
0
j r r tolkien hayrani
(13.02.22)
bu konularda imkansız diye bir şey yok. şöyle düşünün: çok iyi anlaştığınız birisi çıkar karşınıza, belki bir ömür mutlu olursunuz. hayatınıza öyle birisi girse, "tüh ben 28'ime kadar hiçbir şey yaşamadım" diye üzülür müsünüz mesela? bu işin matematiği gerçekten yok. sadece alabileceğiniz belli tavırlar var, o da insanlara (veya insanların size karşı muamelesine) nasıl reaksiyon vereceğinizi belirler; doğrudan ilişkiye sokma ya da ilişkiden uzaklaştırma konusunda pek çalışmaz.

o yüzden "bir daha asla!" diye düşünmeyin. bu hem gerçekçi değil hem de negatif bir tutum. şöyle düşünün mesela... ben bulutların arasındayım, her hareketinizi izliyorum, kafanıza tükürmek için fırsat kolluyorum. gerçek dışı, saçma gelmedi mi kulağa? bunun için üzülür müsünüz, bunu düşünür müsünüz ya da kendinizi kötü hisseder misiniz? "asla sevilmeyeceğim, asla hayatıma biri girmeyecek" düşüncesi de böyle aslında. örnek saçma gelmiş olabilir ama peşin hükümlü olmak da aslında aynı ölçüde saçma.

kendinizle mutlu olmaya çalışın, kendinizi sevmeyi öğrenin. mutlu olduğunuz bir romantik ilişki olursa ne ala. olmazsa da bunun hayatınızı etkileyecek kocaman bir yara olmasına müsaade etmemeye çalışın. sizi üzen, canınızı sıkan bir konu olabilir ama siz aşktan, sevgiden, başka bir adamdan/kadından yahut onun ilgisinden ibaret değilsiniz.

"çiçek koklayın, spor yapın, güneşin doğuşunu izleyin" diyen kişisel gelişimci gibi yazdım biraz ama sanıyorum ki psikoloğa, psikiyatriste gitseniz duyacağınız yine bu olacaktır. hem deneyimimden hem de düşüncemden yola çıkarak söylüyorum ki elbette imkânsız filan değil. millet 60 yaşında hayatının aşkını buluyor yahu tontik tontik bastonlarla geziyorlar, gencecik insansınız daha. sanki 23 yaşında ilişki yaşayanların kaç tanesi "aşk" bulmuş oluyor? 100 ilişkiden belki 10'u ölünce bitiyor, geri kalan 90'ı daha önce... sevmek, sevilmek filan çok güzel şeyler ama çok anlam yükleyip negatifleştirmemek lazım.
0
der meister
(13.02.22)
Bu arada netleştirmek isterim. Bu konu özelinde terapiye gerek var demek istemedim. İmkan varsa terapi mutlaka hayatına olumlu etki edecektir.. şayet, böyle bir duygusal ilişkiye şans vermene engel bir şey varsa o konuda da yardımı olur, yoksa başka şeylerde yardımı olur.
0
kisa
(13.02.22)
(19)

İşinizi seviyor musunuz?

dissendium
İşinizi seviyor musunuz? İşinizde rahata hemen mi ulaştınız? Hemen ulaşmadıysanız ulaşmanız ne kadar sürdü? İşinizde rahatlık, maaş anlamında sıçramayı ne kadar süre sonra yaptınız?
İşinizi seviyor musunuz? İşinizde rahata hemen mi ulaştınız? Hemen ulaşmadıysanız ulaşmanız ne kadar sürdü? İşinizde rahatlık, maaş anlamında sıçramayı ne kadar süre sonra yaptınız?
0
dissendium
(13.02.22)
İşimi eskiden çok seviyordum. Kişisel sıkıntılarımdan oturu artık sadece maas aldigim yer olarak goruyorum. İsimde rahata ulasmak icin 2 kere is degistirdim. Toplamda 3 yildan biraz kisa sürdü. Maas ise yine 3 sene.
0
zor azizim zor
(13.02.22)
Yapılacak iş değil. Para kazansam bi nebze severdim o da yok.
0
photo85
(13.02.22)
Küçük bir şirkette belirli olmayan bir pozisyonda çalışıyorum, maaş, ortam ve sorumluluklarımın net olmamasından memnun değilim, geleceğim olduğunu da düşünmüyorum fakat tepeme binen yok, saatleri iyi, evim yakın, ayrı odam var ve kendi çalışma düzenimi kendim ayarlıyorum bu açıdan da memnunum.
0
alicek
(13.02.22)
Valla bir iş ne kadar sevilebilirse o kadar seviyorum. Gönül isterdi ki hiç çalışmadan yaşayabileyim ancak o da mümkün değil.

Işte rahata erişmek de anca işi çok sallamayinca olur bence, yani yukselmek ve birilerinin gozune girmek için çabalamamaya başladığın an rahatlarsın. Bu da usengeclik sağolsun bende zaten doğuştan var olan bişeydi.
0
j r r tolkien hayrani
(13.02.22)
Seviyordum. Ama artık money talks. 45 gün için muş gibi yapıyorum.
0
baldan kaymak
(13.02.22)
mevcut işimi çok seviyorum. daha çok seveceğim bir iş de düşünemiyorum açıkçası. sorun şu ki el oğlunun deyişiyle dead-end bir iş, ilerleyebileceğim bir alan yok. öğrencilik için müthiş. çok büyük vakit harcamadan, büyük oranda hem zamansal hem fiziksel serbestiyle kendi çapımda iyi kazanıyorum (iyi dediğim harcadığım zamana kıyasla) ama 35 yaşında yapabileceğim, kariyer hedefleyebileceğim, yarın bir gün atıyorum evlenirsem aile geçindirip çoluk çocuk bakabileceğim bir iş değil.

o yüzden mezun olduktan sonra tır şoförü olma fikrini ciddi ciddi değerlendirmeye başladım açıkçası, plazadır toplantıdır kariyerdir vs. bunlar bana inanılmaz ters şeyler, yapamayacağımı düşünüyorum. içinde futbol ya da yolculuk olmayan bir şeyi tutkuyla, severek yapacağımı pek sanmıyorum maalesef. o yüzden tır sürcem.
0
der meister
(13.02.22)
genel olarak seviyorum. calisma arkadasim iyi. bundan iyisi zor bulunur. parasi az ve kolay kolay artmayacak, o kismi sikinti.
0
hot potato
(13.02.22)
İşim güzel ama sektörde maaşlar uçtuğu için kim çok verirse orayı daha çok severim :)

Mevcut işimde 1.5 sene falan sürdü; bir yandan kendimi kanıtlamam gerekti ki sonra hakkımı savunduğumda insanlar ignore edemesin saygı göstersinler.
0
aguen
(13.02.22)
isimi seviyorum, isim de oldukca zor baya baya zor oyle diyim. meslegimde de ancak bir seyler bana yetmiyor. beni kesmiyor artik. basit kaciyor bunlar. sanki buralarda zayi oluyorum cok daha onemli, dunyayi kurtacak seyleri yapabilecek potansiyelim var da cercople ugrasiyorum gibi. su siralar boyle bi ziyan olma hissindeyim.
dunyaya bedava elektrik sunma ne bileyim covidi komple bitirme gibi bir seyleri basarmam lazim. benim bir seyler yapmam lazim bu dunyaya adimi kazimam lazim ammaaa ne yapmam lazim.
0
turbo sadık
(13.02.22)
işimi acayip seviyorum ama (elbette herşeyde bir "ama" vardır) bazen gerçek hayattan uzakta kalıyormuş gibi hissediyorum (gemide çalışıyorum). Bazen de "Ulan bu nasıl iş ya, o kadar uğraş edin ne için...? Dünyaya hiçbir fayda olmadan geçinip git" diyorum. Tabi bunlar hep anlamsal, varoluşsal sorgulamalar.

Gelir, imkan vb. kısmına gelirsek; tekrar söylemek adına gerçekten mutlu olarak çalıştığım bir iş. Maaş anlamında iyi bir ücret ile başlamıştım, bunu düşünmüyordum zaten hiç ancak terfi alınca iyi bir artış ile birlikte güzel yan haklar kazandım. Rahata ulaşma kısmına gelirsek 3 sene kadar sürdü. Pandemiye kadar ilk girdiğim pozisyondaydım ve konforsuz konaklama, uzun kontrat süreleri alıyordum. Ama tabi karşılaştırma imkanım olmadığından diğer imkanları hiç bilmiyordum. Şimdi terfi alınca aradaki farkı rahatlıkla görebiliyorum ama o zamanlar hem bilmiyordum hem de umursamıyordum işin aslı. Gerçi ben hiçbir zaman konformist bir insan olmadım da pek.

Uzun sözün kısası arada sırada her insanda olduğu gibi "Lan napıyorum ben, noluyoruz..." gelgitlerim olmakla birlikte ideal mutluluğa ulaşmışım galiba diyebiliyorum. Çok garip ya. İyi ki bu soruyu sordunuz aslında. Size açıklama yaparken kaç zamandır aklımda olan şeyleri de kendime izah etmiş gibi oldum :)
0
burka
(14.02.22)
İşimi seviyorum. Rahata 10 sene sonra ulaştım
0
alaimisema
(14.02.22)
Isimi seviyorum, meslegimi de seviyorum. Ama mesela, birden milyonlar kazanip isi birakabilecek hale gelseydim 'aa yine de yaparim' demem veya ozlemem. Son birkac senedir is hayatina 'hayatima sponsor olan sey' olarak bakiyorum, bana iyi para verdikleri icin yapiyorum, sirket de ben bu isi iyi yaptigim icin bana para veriyor. Daha fazla anlam yuklemek gereksiz.

Isimde neredeyse her yil bir oncekinden daha iyi imkanlar olacak sekilde devam ettim. Son iki uc yilda da asagi yukari olabilecek en iyi durumda diyebilirim. 16 yildir yapiyorum.
0
sopiro
(14.02.22)
10 yili askin ogretmenlik yapiyorum. Is sahane ama bu sartlarda 1 dakika daha yapilmaz. Parasi mesaisi iyi. Baska bi numarasi yok. Keyif ya da tatmin yok. Takmiyor devam ediyorum.
0
halk
(14.02.22)
evet
0
nuisance
(14.02.22)
hiçççççççççççç sevmiyorum keşke biri bana çalışmadan maaş verse bi gün bile gitmem işe.
0
sizofren06
(14.02.22)
işimin parası çok ama stresi bol, eskiden daha az kazanırdım ama stresi onda biri kadardı.

çok para çok sorumluluk artık yoruldum (34 yaşındayım-yazılım işleri) denk getirebilsem bu işleri bırakıp stressiz bi iş yapmayı 7/24 yaşamayan sistemleri olan bir dünyayı tercih ederdim.
0
prezarlatif
(14.02.22)
işimi sevmiyorum, hatta genellemek gerekirse çalışma fikrini sevmiyorum. işimi sevmem de gerekmiyor, birtakım ihtiyaçlarımı karşılamak için çalışıyorum. bu ihtiyaçlarım karşılandığı sürece mutsuz olmam.

şu anki işimde rahata ulaşmam 2 seneye yakın sürdü, ilk altı ayında sevmem bu benzetmeyi ama it gibi çalıştım. ofiste sabahladığım, eve gittiğimde de kalan enerjimle duş mu alsam yemek mi yesem ikileminde kaldığım çok oldu, hiç abartmıyorum bazen yorgunluktan ağlardım. buna paralel olarak o dönem iyi para kazandım sayılır, yine de çevremde çok daha az çalışarak çok daha iyi para kazanan fazlaca insan vardı. o dönem o insanlara çok imrenirdim :)

bu aralar rahatım, çoğunlukla ufak tefek işlerim oluyor ve evde vakit geçiriyorum. programımı kendim oluşturuyorum. yoğunluk olduğu zamanlar olmuyor değil, oluyor. bazen akşam saatlerinde çalışmam gerekebiliyor ama genelde vaktimi istediğim gibi yönettiğim için hiç üzmüyor bu beni. sıçrama konusuna gelince, iyi mi kazanıyorum? hayır. arkadaşlarım benden çok daha fazla para kazanıyorlar. benim sıçrama kriterim yalnız başıma kimseye ihtiyaç duymadan yaşamak. ortalamanın üstünde bir maaşım olması bir şey değiştirmiyor bu anlamda, dolayısıyla hala sıçramış sayılmam. devam ediyorum.
0
evde liyakat kalmamis
(14.02.22)
patron yanlış hatırlamıyorsam senin aynısının tıpkısı bir duyurun daha vardı.

işi sevmek çok az kişinin şansı. benim işimin sorumlulukları çok büyük. eskiden çok büyük ekipleri olan şirketlerde çalıştım. örneğin orada bir vergi incelemesi geldiğinde 20 kişi birden ortak olur. şimdi sadece benim sırtımda bir yük. benim performansıma direkt bağlı. eskiye göre çok büyük stres altındayım ama aynı zamanda rahat bir iş. parası, benefitleri çok iyi. 15 senedir çalışıyorum. ilk 5 senesi kölelik. sonraki 5 senesi yatış. sonraki 1 senesi kölelik, ondan sonraki 4 senesi de ilk anlattığım durum. çok büyük sorumluluk ama çok ciddi parası, imkanı var. 6 haneli maaşım var. 2,5-3 maaş prim. araba, şoför.
0
gabe h coud
(14.02.22)
İşimi seviyorum fakat bu dönem dönem değişiyor, çünkü yapmak istediğim ile yapmak zorunda olduğum işler arasında farklar var. Yapmak istediğim işe her zaman zorunda olduğum işler engel oluyor. Rutini yaşamayı sevmediğim için de bu dönemlerde hep işime söverim.

İşimde rahata hiç ulaşmadım ulaşacağımı da zannetmiyorum çünkü yaptığınız işte rahatsanız ya mükemmel bir işyerinde çalışıyorsunuzdur ya da yeteri kadar çalışmıyorsunuzdur. İlk söylediğim TR'de hatta bence genel olarak imkansız gibi bir şey.

Maaş anlamında sıçramayı zam oranları bazında bakarsan geçen sene hariç 3 senedir yakaladım. Bunda yaptığım iyileştirmeler, kazanımlarım, kazandırdıklarım çok etkili.
0
kablelvuku
(14.02.22)
(1)

İş sorusu

dissendium
Merhabalar. İş sorularım bitmiyor. Kısaca sorayım. Çalıştığım yerin sahibi Almanya'da yaşıyor. Üretimi Türkiye'de yaptırıp Almanya'ya gönderiyoruz. Bizim için çok önemlisin falan dediler. Uzun süre çalışmak istiyorlarmış. Şimdi benim ileride Almanya'ya gitme şansım olur mu? Olursa nasıl olur? Böyle
Merhabalar. İş sorularım bitmiyor. Kısaca sorayım. Çalıştığım yerin sahibi Almanya'da yaşıyor. Üretimi Türkiye'de yaptırıp Almanya'ya gönderiyoruz. Bizim için çok önemlisin falan dediler. Uzun süre çalışmak istiyorlarmış. Şimdi benim ileride Almanya'ya gitme şansım olur mu? Olursa nasıl olur? Böyle bir pozisyon değişikliği yaşamış olan var mı? Teşekkür ederim.
0
dissendium
(12.02.22)
Valla hocam biz nereden bilelim bunun cevabını. Şirket ne üstüne, sadece Türkiye'de mi fabrika var, mali Almanya'ya gönderiyoruz derken kime gönderiyorsunuz? Oradaki şubeye mi yoksa müşteriye falan mı. Almanya da şube/fabrika varsa kac kişi çalışıyor, bunların işlevi ne? falan filan diye gider.

Türkiye ofisinden yurtdışı ofisine transfer olanlar elbette çok var ancak sektör, çalışılan şirket, geçilen yer falan hepsi ayrı olay. Dolayısıyla öyle net cevabı yok bu işlerin.

Bir de patronların "bizim için önemlisin, uzun çalışmak istiyoruz" lafları zaten genelde herkese söyledikleri şeyler. O yüzden çok da takılma o dediklerine bence.
0
j r r tolkien hayrani
(13.02.22)
(4)

Bunalıyorum, boğuluyorum

Karmaşıklık
Korona oldum ve hala semptomlar devam ediyor, kaç gündür doğru düzgün uyuyamıyorum. Korona olmadan bir iki gün önce bin senelik sevgilim benden ayrıldı. Hiçbir şey yolunda gitmiyor desem yalan olur ama boğuluyorum. Şahsi, kişisel hedeflerim diplerde. Kız da terk edince iyice vurgun yedim. Cigerlerde
Korona oldum ve hala semptomlar devam ediyor, kaç gündür doğru düzgün uyuyamıyorum.
Korona olmadan bir iki gün önce bin senelik sevgilim benden ayrıldı.
Hiçbir şey yolunda gitmiyor desem yalan olur ama boğuluyorum.
Şahsi, kişisel hedeflerim diplerde. Kız da terk edince iyice vurgun yedim.
Cigerlerden hırıltı sesi geliyor ama içmek istiyorum.
Bu zor günlerde geçecek biliyorum geriye dönüp okurum diye duyuruya yazayım dedim.

Sizlerde durumlar nasıl, nasıl gidiyor?
0
Karmaşıklık
(09.02.22)
Valla geçmiş olsun hocam, salla alkolü falan şimdilik. Dinlenmene falan bak.

Bende de her şey normal gibi. Öyle gidiyor bişekilde.
0
j r r tolkien hayrani
(09.02.22)
alkol çözüm değil, bağışıklığı düşürür daha beter olursun dostum. hastalıkta insanın daha bir zoruna gider yalnızlık bilirim. kendine iyi bak, yoksa senden başka bakacak olan yok. bugünlerde geçer, her şey geçiyor zaten. iki gün sonra uğruna üzüldüğün kızın adını hatırlamazsın, hiç bir şey uğruna sağlığını kaybetmeye değmez. Cyrano De Bergerac'ın ünlü tiradında dediği gibi : varsın olmasın boyun bir söğütün ki kadar yaprakların bulutlara erişemezse bir zararın mı var ?
0
elvan abeyiylegezse
(10.02.22)
Once bi sagliginizi geri kazanin. Onun harici ayrilik vs dusunmeyi erteleyin, sagliginiz gelince dusunursunuz isterseniz. Bu ayrilik ustune dusunerek kaybedeceginiz enerji ile hastaliginiz uzayacak kotulesecek. Beyninize emir verin: kes diye. Gerekirse uyku ilaci ya da sakinlestşrici alin gecici bir donem.
0
gunes123
(10.02.22)
Tam arabanin odemelerini bitirdim rahatladim, ayni hafta hanim gitti araci duvara vurdu. Ustune bir suru para harcadim arabayi yaptirdim, bu arada araba kiraladim oradan da girdi. Gecen hafta arabayi almaya gittim, kaportaci muhitte turla bir sikinti varsa bize soyle dediler. Daha ilk koseyi donmeden bir kamyonet geldi vurdu. Arabayi kaportacidan cikartamadan pert oldu.

Ozetle, super gidiyor bu aralar.
0
cooperr
(10.02.22)
(8)

mesaj atma sorunsalı

rotkody
10 yıldır konuşmadığınız, yazışmadığınız arkadaşınızın doğum gününü kutlar mısınız? Karşı cins ve hoşlanma nedeniyle olmadığını belirteyim ,hikayelerde gördünüz ve içinize doğdu diyelim:)
10 yıldır konuşmadığınız, yazışmadığınız arkadaşınızın doğum gününü kutlar mısınız?
Karşı cins ve hoşlanma nedeniyle olmadığını belirteyim ,hikayelerde gördünüz ve içinize doğdu diyelim:)
0
rotkody
(08.02.22)
yaz gitsin, en kötü cevap alamazsın veya soğuk bir cevap alırsın. 10 yıldır görüşmüyorsan o da sana koymaz zaten.
0
elvan abeyiylegezse
(08.02.22)
Kutlamam.
0
j r r tolkien hayrani
(08.02.22)
Ara sıra bana da geliyor böyle. 15 yıldır mesela, tek kelime etmemişiz, ama hikayede görünce kutlayasım geliyor. Kutluyorum valla. En kötü cevap vermez, içinizden geldiyse yazın :)
0
invictae
(08.02.22)
Ben geçenlerde 2.çocuğunu doğuran, en son 12 sene önce lisede gördüğüm - ki o zaman bile yakın arkadaşım olmayan - bir kadına mesaj attım Instagram'dan. Mutlu olduğuna, bunu gördüğüme sevindiğimi söyledim. 3-5 güzel mesaj attık birbirimize. Bence ikimiz de hayata dair gülümseten birer an yaşadık.
0
yercekimini kendine ceken adam
(08.02.22)
Neden yazilmasin ki? Olabilir.
0
Karmaşıklık
(08.02.22)
İçimden geldiyse tabi ki yazarım.
10 senedir görüşülmemiş, menfaat ilişkisi yok, zoraki bir kutlama olmadığı besbelli, insanı mutlu eder kesinlikle, neden esirgeyelim?
0
megalomaniac
(09.02.22)
10 sene görmediğim biri cevap vermese üzülmem. İçimden geldiyse yazarım. Abuk sabuk tepki gelirse de siler geçersin. Her durumda sadece içinden geleni yapmış olup, bir şey kaybetmemiş olursun..
0
her giriste sifresini unutan adam
(09.02.22)
Yapıyorum ben valla. Bana da yapıyorlar.
0
d max
(09.02.22)
(3)

bir dersin sorusunu başka hocaya sorma

kirazz
Arkadaşlar selam, hemen hepiniz ya öğrenci ya hoca olarak bu konuda farklı deneyimlere sahipsinizdir. üniversitede bir dersle ilgili beceremediği bir durum var diyelim öğrencinin, gidip bölümdeki başka bir hocaya soruyor. bu durum normal mmidir? hoca veya öğrenci olarak bu tip durumlar yaşadınız mı?
Arkadaşlar selam, hemen hepiniz ya öğrenci ya hoca olarak bu konuda farklı deneyimlere sahipsinizdir. üniversitede bir dersle ilgili beceremediği bir durum var diyelim öğrencinin, gidip bölümdeki başka bir hocaya soruyor. bu durum normal mmidir? hoca veya öğrenci olarak bu tip durumlar yaşadınız mı? nasıl karşılanıyor acaba merak ediyorum. (bölümden bir hoca arkadaş benim öğrencilerin ödevlerine yardım etmiş, o öğrenciler de bana ulaşamadıklarını söyleyerek gitmişler bu hoca arkadaşa. hoca arkadaşı uyarsam mı yoksa normal mi bu durum bilemedim.)
0
kirazz
(08.02.22)
Uyarılacak bir şey yok bence. Bölümdeki diğer hoca sizi ezip geçmiyor, yok saymıyor. Öğrenci soru sormuş, o da yanıtlamış. Belki öğrenciler sizin ödeviniz olduğunu bile söylememiştir. Bana da geliyorlar bazen bu şekilde ya da benim öğrencilerim başka hocaya gidebiliyor. Önemli olan öğrencinin takıldığı noktada bir şekilde yardım alması.

Tabi diğer hoca sizin tam aksiniz bir şey söylediyse ve öğrenciler de "hocam siz böyle diyorsunuz ama x hoca böyle yaptırdı" şeklinde size söylüyorsa o zaman hem öğrenciye uygun bir dille durum izah edilip hem de hocayla konuşulabilir. Üniversite bölümlerinde hocalar arası gereksiz gerginlikler oluyor, huzur kaçıyor. O kadar büyük bir şey değilse hiç kendinizi sıkmaya gerek yok diye düşünüyorum.
0
throw down the sword
(08.02.22)
ben bu durumları belli zamanlarda doğru bulmuyorum şu sebepten, her hocanın her konuyu anlatışı ve öğrenciden beklentisi farklıdır. çok teknik bir konuda yardım istemişlerse ve konuyla ilgili prosedür her zaman aynıysa yardım istenen konuda, durum normal karşılanabilir. ama sosyal bilimlerde ya da iletişim bilimlerinde, belki güzel sanatlarda örneğin hocanın hangi bakış açısından neyi anlattığını, hangi kaynağı kullandığını, öğrenciden neler beklediğini, müfredatının içeriğini falan bilemez diğer hoca. ve bu tür durumlarda öğrencilere söz konusu hocanın nasıl ders işlediğini bilemeyeceğini, beklentilerini bilemeyeceğini belirtip, onları geri çevirmesi gerekebilir.

özellikle ödevler mesela, hocalar tarafından yönergelerle verilmesi gereken, başarı kriterleri hoca tarafından belirlenen görevler olmalı. bu durumda o kriterleri bilmeyen diğer hocanın yardımcı olması doğru olmaz. ama durum böyle değilse, mesela ödevde bir bilgisayar programı kullanılıyorsa, o programın kullanılışına ilişkin şeyler gösterebilir diğer hoca. örneğin photoshop öğretiyorsunuzdur, ödevin içeriğiyle değil de, photoshop'ta bazı işlemleri teknik olarak nasıl yapacağını sorar öğrenci başka hocaya, onda sorun yoktur bence. dediğim gibi bu derse, bölüme, konuya göre çok değişebilecek bir durum.

bir de öğrencinin bunu suistimal etme ihtimali her zaman vardır. belki öyle olmadığınız halde sizi ulaşılmaz gösterebilir bir kere etrafa. diğer tarafı iyi hoca, sizi kötü hoca yapabilirler. sizin öğretim yönteminizi diğer hocayı kullanarak sorgulayabilirler. sizin ders işleyişiniz ağır geliyordur, hafifletmek için bu tür yollara başvurabilirler. bu tür şeyler de mümkün. öğrencilerin niyetini de hocaların iyi okuması gerekiyor. hocaları birbirine düşüren öğrenciler görülmemiş değildir. gizlice ses kaydı alan, taraflar arası bunu kullanan bile gördük biz. sonuçta bazen öğrenci psikolojisi böyle yollara itebiliyor, dertleri sadece dersten bir şekilde geçmek oluyor falan. bu arada bunları "her öğrenci bu art niyetlerle hareket eder" anlamında yazmadım, ama bunların mümkün olabildiğini de unutmamak lazım diyebilirim.
0
nimberjack
(08.02.22)
Valla öğrenciler çakal oluyor genelde. Bunun benzerini öğrenciyken ben de yaptım. Dediğin durumda olsam, "vay uyanıklar, her yolu da biliyorlar" der geçerim.

Diğer hocaya denk gelirsem de samimiyete göre ya "hocam ayık ol, bizim öğrenciler geçen benim ödev sorularını sana çözdürmüş. Nasıl düştün o tongaya ehehe" derdim ya da "hocam kusura bakmayın ya, bizim öğrencilerin onlara verdiğim ödev soruları yüzünden sizi çok rahatsız ettiğini öğrendim" falan derdim. Diğer hoca büyük ihtimal iyi niyetli yaklaştığı için gidip uyarma yerine bişekil bilgilendirme daha uygun olur bence. Daha sonra da zaten hep kafasında bir "acaba yine ödev mi bu" olayı oluşur zaten.
0
j r r tolkien hayrani
(08.02.22)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.